Döviz Kurları - Kur Arşivi

Alış Satış
Dolar 3.7874 3.7942
Euro 4.6369 4.6453
Sterlin 5.2760 5.3035
Güncelleme Tarihi: 23.01.2018 - 15:30
Kullanacağınız kur bir gün önce belirlenen kur olmalıdır

E-Bülten

Duyuru ve gelişmelerimizden haberdar olmak için e-bülten listemize üye olabilirsiniz.

BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ İLE ŞAHIS SİGORTALARINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

Bülent Çakar - YMM

BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ İLE ŞAHIS SİGORTALARINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

 

29.06.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6327 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla Gelir Vergisi Kanununda bazı değişiklikler yapılmıştır. Maliye Bakanlığı konuya ilişkin olarak 23.10.2012 tarihinde 85 seri nolu Gelir Vergisi Sirküleri yayınlamıştır. Esas itibariyle 29.08.2012 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikler, bireysel emeklilik sistemi ve şahıs sigortalarına ilişkin ödenen katkı payı ve primlerin vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapılması ve bunlardan elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine yöneliktir.

  1. A. 6327 SAYILI KANUNDAN ÖNCE ŞAHIS SİGORTA PRİMLERİ VE BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİNE ÖDENEN KATKI PAYLARINA İLİŞKİN UYGULAMA

Halen Yürürlükte Olan Hükümlere Göre, Gerek Ücretliler Gerek İşverenler Tarafından Ödenen Şahıs Sigorta Primleri İle Bireysel Emeklilik Katkı Paylarının Gelir Vergisi Stopaj Matrahından İndirimi Mümkündür

Gelir Vergisi Kanunu’nun 63’üncü maddesi uyarınca, şahıs sigortaları için ödenen primler brüt ücretin % 5’i ile sınırlı olarak vergi matrahından indirilebilmektedir. Bireysel emeklilik katkı payı tutarlarının ise ücretin % 10’u ile sınırlı olarak indirilmesi mümkündür. Bir takvim yılı içinde ödenen katkı payı ve şahıs sigorta primleri nedeniyle yapılabilecek indirim tutarı asgari ücretin yıllık tutarını aşamaz.

Ücretlinin eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri için ücretli tarafından ödenen primler ile bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları da yukarıda belirtilen sınırlamalar çerçevesinde indirim konusu yapılmaktadır

Bireysel emeklilik sistemine yapılan katkı paylarının yanı sıra diğer şahıs sigortalarına da prim ödenmesi durumunda, indirim konusu yapılabilecek toplam tutar ücretin % 10’u ve asgari ücretin yıllık tutarıyla sınırlıdır.

Halen Yürürlükte Olan Hükümlere Göre, Mükelleflerin Şahsı İle Eş ve Küçük Çocukları İçin Ödemiş Oldukları Bireysel Emeklilik Katkı Payları ve Şahıs Sigorta Primleri Gelir Vergisi Beyannamesinde Bildirilen Gelirlerden İndirilebilmektedir

GVK’nun 89’uncu maddesi uyarınca, gelir vergisi beyannamesinde bildirilen gelirlerden, mükelleflerin şahsı, eş ve küçük çocukları için ödemiş oldukları bireysel emeklilik sistemi katkı payları ile şahıs sigorta primleri, yine aynı sınırlar dâhilinde indirim konusu yapılmaktadır. Ancak, indirim olarak dikkate alınacak prim ve katkı payı tutarlarının ücret geliri elde edenler için ücretin safi tutarının hesaplanması sırasında ayrıca indirilmemiş olması, eş ve çocukların ayrı beyanname vermeleri durumunda ise kendi gelirlerinden indirim konusu yapmaları gerekmektedir.

Halen Yürürlükte Olan Hükümlere Göre, İşverenler Tarafından Ödenen Özel Sağlık Sigortası Primleri İle Bireysel Emeklilik Katkı Payları Sigorta Primine Tabi Tutulmamaktadır

5510 sayılı Kanun’un 80’inci maddesinin 1’inci fıkrasının (b) bendine göre, 1.10.2008 tarihinden itibaren, işverenler tarafından ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30’unu geçmeyen özel sağlık sigortası primleri ve bireysel emeklilik katkı payları prime esas kazanca dahil edilmemekte, böylece söz konusu ödemelerin limitin altında kalan kısımları sigorta primine tabi tutulmamaktadır. Limitin üstünde kalan şahıs sigorta primi ve bireysel emeklilik katkı payı ödemeleri ise “net ödeme” kabul edilmek suretiyle prime tabi tutulmaktadır

Bu hüküm uyarınca diğer şahıs sigortası primleri (hayat, kaza vs.) tamamının sosyal sigorta primi matrahına dahil edilmektedir.

  1. B. 6327 SAYILI KANUNLA ŞAHIS SİGORTA PRİMLERİ VE BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİNE İLİŞKİN DÜZENLEMELER

Bireysel Emeklilik Sistemine Ödenen Katkı Paylarına Devlet Katkısı Getirilmiştir

6327 sayılı Kanunun 29’uncu maddesiyle kişilerin bireysel emeklilik sistemine ödedikleri katkı paylarının % 25’ine karşılık gelen tutarları kadar, devlet katkısı hesaplanması öngörülmüştür. Bir katılımcı için bir takvim yılında ödenen ve Devlet katkısı tutarının hesaplanmasına esas teşkil eden katkı paylarının toplamı, ilgili takvim yılına ait hesaplamaya ilişkin dönemin sona erdiği tarihte geçerli olan brüt asgari ücretin hesaplama dönemine isabet eden toplam tutarını aşamayacaktır. Devlet katkısı uygulaması 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Katılımcılar;

En az üç yıl sistemde kalırlar ise Devlet katkısı ve varsa getirilerinin yüzde onbeşine,

En az altı yıl sistemde kalırlar ise Devlet katkısı ve varsa getirilerinin yüzde otuzbeşine,

En az on yıl sistemde kalırlar ise Devlet katkısı ve varsa getirilerinin yüzde altmışına,

Sistemden vefat veya malûliyet nedeniyle çıkarlarsa, Devlet katkısı ve varsa getirilerinin tamamına,

hak kazanacaklardır.

Emeklilik hakkını kazanmak için en az 10 yıl sistemde bulunmak şartıyla 56 yaşını tamamlamış olmak gerekmektedir.

İşverenler tarafından çalışanları adına ödenen katkı payları üzerinden Devlet katkısı hesaplanmayacaktır.

Kanunun geçici 2’nci maddesinde, 29.5.2012 tarihi itibarıyla bireysel emeklilik sisteminde olup 29 Haziran 2012 tarihinden itibaren iki yıl içinde emeklilik sözleşmesi birikimlerini alarak sonlandıran katılımcıların, daha sonra yeniden bireysel emeklilik sistemine dahil olması durumunda, 31.12.2014 tarihine kadar bireysel emeklilik sistemine ödeyeceği katkı payları için Devlet katkısı hesaplanmayacağı belirtilmiştir.

Bireysel Emeklilik Sistemine İlişkin Vergi Mevzuatındaki Düzenlemeler

Bireysel Emeklilik Sisteminden ve Diğer Şahıs Sigortalarından Elde Edilen Gelirlerin Vergilendirilmesi

6327 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişikliklerle bireysel emeklilik sisteminden ve diğer şahıs sigortalarından elde edilen gelirler menkul sermaye iradı sayılarak vergilendirilme yoluna gidilmiştir. Mevcut düzenlemede, bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlara yapılan ödemeler, Türkiye’de kain ve merkezi Türkiye’de bulunan diğer sigorta şirketlerinden on yıl süreyle prim ödeyenlere yapılan ödemeler ile bireysel emeklilik sistemi veya şahıs sigortalarından vefat, maluliyet ve tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemeler hiçbir suretle vergiye tabi değildi. Bu uygulama 29.08.2012 tarihi itibarıyla sona ermiştir.

Bu tarihten sonra gerek tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile sigorta ve emeklilik şirketlerinden, gerekse bireysel emeklilik sisteminden yapılan bütün ödemelerin içerdiği irat tutarları (bireysel emeklilik sisteminde Devlet katkılarının ödemeye konu olan kısımlarına isabet eden irat tutarı dahil) menkul sermaye iradı sayılmıştır.

İrat Tutarları Üzerinden Yapılacak Gelir Vergisi Tevkifatı

Tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile sigorta ve emeklilik şirketleri, birikimli şahıs sigortaları dolayısıyla, emeklilik ve sigorta şirketleri ise, bireysel emeklilik sözleşmeleri dolayısıyla yaptıkları ödemelerde irat tutarları üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapacaklardır.

Sistemden çıkılması nedeniyle toplu ödeme yapılması durumunda, sistemde geçirilen süre ve emeklilik hakkı kazanılıp kazanılmamasına göre; tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile sigorta ve emeklilik şirketleri %10 veya %15, bireysel emeklilik şirketleri %5, %10 veya %15 arasında değişen oranlarda stopaj yapacaklardır.

Gerek birikimli veya karma bir hayat sigortası ürününün prim ödeme dönemi tamamlandıktan sonra hak sahibine toplu para ödemek yerine, oluşmuş toplu para üzerinden düzenli gelir vermek üzere yapılan yıllık gelir (annuity) ödemelerinde, Hazine Müsteşarlığı tarafından tasdiklenmiş “tarifeler”in teknik esaslarına göre hesaplanan yıllık gelir ödemelerinin içerdiği irat tutarı üzerinden, gerekse bireysel emeklilik sisteminde emeklilik hakkını elde eden katılımcılara toplu para ödemek yerine oluşmuş toplu para üzerinden düzenli gelir vermek üzere, Hazine Müsteşarlığı tarafından tasdiklenmiş “emeklilik gelir planları” çerçevesinde, programlı geri ödeme kapsamında yapılan ödemelerde ödemelerin içerdiği irat tutarı üzerinden tevkifat yapılacaktır.

Tevkifata Tabi Tutulan İrat Tutarları Yıllık Beyanname İle Beyan Edilmeyecektir

6327 sayılı Kanunla değişik Gelir Vergisi Kanununun 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (a) alt bendinde yer alan hükme göre, bireysel emeklilik sistemi ve şahıs sigortalarından elde edilen ve tevkifata tabi tutulan iratların tutarı ne olursa olsun yıllık beyanname ile beyan edilmeyecektir.

İşverenler Tarafından Ücretliler Adına Bireysel Emeklilik Sistemine Ödenen Katkı Paylarının Ticari Kazancın Tespitinde İndirimi

6327 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeye göre gerek işverenler gerek personel tarafından bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları ücret matrahından indirilmeyecektir. 6327 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle değişik Gelir Vergisi Kanununun 40’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (9) numaralı bendinde yer alan hüküm, işverenler tarafından ücretliler adına bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı paylarının, ücretle ilişkilendirilmeksizin, ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilmesine imkan tanımıştır.

Bu kapsamda indirim konusu yapılabilecek tutarın toplamı, ödemenin yapıldığı ayda elde edilen ücretin %15′ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamayacaktır.

Gerek işverenler tarafından bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları, gerekse Gelir Vergisi Kanununun 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi kapsamında indirim konusu yapılacak şahıs sigortaları prim ödemelerinin toplam tutarı, ödemenin yapıldığı ayda elde edilen ücretin %15′ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını da aşamayacaktır.

İşverenler Tarafından Ücretliler Adına Ödenen Şahıs Sigorta Primlerinin Ticari Kazancın Tespitinde İndirimi

Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (9) numaralı bendi kapsamında yapılacak indirim, işverenler tarafından hizmet erbabına yönelik olarak sadece bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı paylarını içermekte olup, şahıs sigorta primlerini içermemektedir.

İşverenlerce ödenen şahıs sigorta primleri, işle ilgili olarak ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen ücret kapsamında olduğundan, Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin (1) numaralı bendi çerçevesinde genel gider olarak her hangi bir tutar ve oran sınırlaması olmaksızın indirim konusu yapılabilecektir.

Ödenen Katkı Payı ve Primlerin Vergi Matrahının Tespitinde İndirim Konusu Yapılması

Bireysel Emeklilik Sistemine Ödenen Katkı Paylarının Ücret Matrahından ve Yıllık Beyannameyle Beyan Edilecek Gelirlerden İndirimi

6327 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun 63 ve 89 uncu maddelerinde yapılan değişiklikler uyarınca, 1.1.2013 tarihinden itibaren, ücretliler için vergiye tabi ücret matrahının; yıllık beyanname veren mükellefler için vergi matrahlarının tespitinde bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları indirim konusu yapılamayacaktır.

Ödenen Şahıs Sigorta Primlerinin Ücret Matrahının Tespitinde İndirimi

6327 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle Gelir Vergisi Kanununun 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde yapılan değişiklik uyarınca, 1.1.2013 tarihinden itibaren, vergiye tabi ücret matrahının tespitinde, bireysel emeklilik dışında kalan şahıs sigortaları için ödenen primlerin elde edilen ücretin % 15′ine kadar olan kısmı ücret matrahının tespitinde indirilebilecektir.

Vergiye tabi ücret matrahının tespitinde dikkate alınacak sigorta primleri; sigortanın Türkiye’de kâin ve merkezi Türkiye’de bulunan bir emeklilik veya sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması şartıyla;

- Ücretlinin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait birikim priminin alındığı hayat sigortası poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primlerin %50′si ile

- Ölüm, kaza, sağlık, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primlerden

müteşekkildir.

İndirim konusu yapılacak primlerin toplamı, ödendiği ayda elde edilen ücretin %15′ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamayacaktır.

Ödenen Şahıs Sigorta Primlerinin Yıllık Beyanname ile Beyan Edilecek Gelirlerden İndirimi

6327 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 1.1.2013 tarihinden itibaren, elde edilen gelirler için verilecek yıllık gelir vergisi beyannamelerinde, bireysel emeklilik dışında kalan şahıs sigortaları için ödenen primlerin beyan edilen gelirin % 15′ine kadar olan kısmı matrahın tespitinde indirim konusu yapılabilecektir. Beyan edilen gelir olarak, yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan indirimler ve geçmiş yıl zararları düşülmeden önceki tutar esas alınacaktır. Bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları hiçbir surette indirim konusu yapılmayacaktır.

Yıllık beyannamede matrahın tespitinde dikkate alınacak sigorta primleri;

- Mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait birikim priminin alındığı hayat sigortalarına ödenen primlerin %50′si ile

- Ölüm, kaza, hastalık, sağlık, sakatlık, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primlerinden

müteşekkildir.

İndirim konusu yapılacak primlerin toplamı, beyan edilen gelirin %15′ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamayacaktır.

Bu sınırlamaların tespitinde;

- İşverenler tarafından ücretliler adına bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları ile

- Gelir Vergisi Kanununun 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi ve 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi kapsamında indirim konusu yapılacak prim ödemelerinin toplam tutarı

birlikte dikkate alınacaktır.

Mükelleflerce ödenen primlerin yıllık beyanname ile beyan edilen gelirden indirebilmesi için, bu primlerin ücretin safi tutarının tespitinde ayrıca indirilmemiş olması gerekmektedir.

Mükellefin eş ve çocuklarının ayrı beyanname vermeleri halinde, eş ve çocuklar adına ödenen prim ve katkı payları öncelikle kendi gelirlerinden indirilecektir.

  1. C. 6327 SAYILI KANUN ÖNCESİ UYGULAMA İLE 6327 SAYILI KANUN SONRASI UYGULAMANIN KARŞILAŞTIRILMASI

6327 sayılı Kanundan önce;

-bireysel emeklilik sistemi katılım payları gelirin % 10′unu, asgari ücretin yıllık brüt tutarını aşmamak koşuluyla vergi matrahından indirim olarak dikkate alınabiliyordu.

6327 sayılı kanundan sonra;

-bireysel emeklilik sistemi katılım payları vergi matrahından indirilemeyecektir.

-asgari ücretin yıllık brüt tutarı ile sınırlı olmak üzere bireysel emeklilik sistemi katılım payının % 25′i kadar devlet teşviki verilecektir. Katılımcı devletin katkı payının; üçüncü yılın sonunda % 15, altıncı yılın sonunda % 35, onuncu yılın sonunda % 60, emeklilik durumunda da % 100′üne sahip olabilecektir.

-hak edilen devlet katkı payı vergilendirilmeyecek, sadece neması stopaj yoluyla vergilendirilecektir.

6327 sayılı Kanundan önce;

-işverenlerin çalışanları adına ödedikleri katkı payları ödemenin yapıldığı ayda elde edilen ücretin %10 ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak kaydıyla ücret matrahı ile ilişkilendirilmeksizin ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınıyordu. (GVK 63/3′üncü maddesi kapsamında, ücretin safi tutarının belirlenmesinde dikkate alınan katkı payları ve prim ödemeleri var ise, bunlar % 10′luk ve asgari ücretin yıllık tutarı ile ilgili sınırlamada dikkate alınmaktadır.)

6327 sayılı kanundan sonra;

-işverenlerin çalışanları adına ödedikleri katkı payları ödemenin yapıldığı ayda elde edilen ücretin %15 ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak kaydıyla ücret matrahı ile ilişkilendirilmeksizin ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınıyor. (GVK 63/3′üncü maddesi kapsamında, ücretin safi tutarının belirlenmesinde dikkate alınan hayat ve/veya şahıs sigortası prim ödemeleri var ise, bunlar % 15′lik ve asgari ücretin yıllık tutarı ile ilgili sınırlamada dikkate alınacaktır.)

- işverenlerin çalışanları adına ödedikleri katkı payları üzerinden devlet katkısı hesaplanmayacaktır.

6327 sayılı Kanundan önce;

-ücretlinin şahsına, eşine, küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık vb. şahıs sigorta primlerinin hizmet erbabı tarafından ödenmesi koşuluyla,gelirin % 5′i ve asgari ücretin yıllık brüt tutarı ile sınırlı olmak üzere ücret matrahından indirilebilmektedir. Bu sınırların hesabına, işverenler tarafından katılımcılar adına ödenen bireysel emeklilik katkı payları dâhil edilecektir.

6327 sayılı kanundan sonra;

-ücretlinin şahsına eşine, küçük çocuklarına ait hayat sigorta primlerinin yarısı ile ölüm, kaza, hastalık vb. şahıs sigorta primlerinin hizmet erbabı tarafından ödenmesi koşuluyla, gelirin % 15′i ve asgari ücretin yıllık brüt tutarı ile sınırlı olmak üzere ücret matrahından indirilmektedir. Bu sınırların hesabına, işverenler tarafından katılımcılar adına ödenen bireysel emeklilik katkı payları dâhil edilecektir.

6327 sayılı Kanundan önce;

-bireysel emeklilik sisteminden emekli hakkı kazananlar ile zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin % 25′i, diğer sigorta şirketlerine 10 yıl prim ödeyenler ile zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin %10′u gelir vergisinden istisnadır. İstisna edilen tutarlar üzerinden gelir vergisi stopajı yapılmamaktadır.

6327 sayılı kanundan sonra;

-istisna uygulaması kaldırılmıştır.

6327 sayılı Kanundan önce;

-bireysel emeklilik sisteminden ayrılma veya emekli olma durumunda yapılan ödemelerin tamamı menkul sermaye iradı sayılmak suretiyle, belirli oranlarda gelir vergisi stopajına tabidir.

6327 sayılı kanundan sonra;

-bireysel emeklilik sisteminden ayrılma veya emekli olma durumunda yapılan ödemelerin yalnızca irat (nema) kısmına isabet eden tutarları menkul sermaye iradı sayılmak suretiyle, belirli oranlarda gelir vergisi stopajına tabidir. Bakanlar Kurulu stopaj oranlarını belirleyecektir.

6327 sayılı Kanundan önce;

-tüzel kişiliğe haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile sigorta ve emeklilik sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemelerin tamamı menkul sermaye iradı sayılmak suretiyle, belirli oranlarda gelir vergisi stopajına tabidir.

6327 sayılı kanundan sonra;

-tüzel kişiliğe haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile sigorta ve emeklilik sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemelerin yalnızca irat (nema) kısmına isabet eden tutarları menkul sermaye iradı sayılmak suretiyle, belirli oranlarda gelir vergisi stopajına tabidir. Bakanlar Kurulu stopaj oranlarını belirleyecektir.

6327 sayılı Kanundan önce;

-işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarlar prime esas kazanca eklenecektir. Ancak aylık toplamı asgari ücretin % 30′unu geçmeyen ödemeler prime esas kazanca tabi tutulmaz.

6327 sayılı kanundan sonra;

-işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarlar prime esas kazanca eklenecektir. Ancak aylık toplamı asgari ücretin % 30′unu geçmeyen ödemeler prime esas kazanca tabi tutulmaz.

6327 sayılı Kanundan önce;

-bireysel emeklilik sisteminden ayrılma veya emekli olma nedeniyle yapılan ödemelerde nihai vergileme yapılan ödemelerin tamamı üzerinden alınan tevkifat yoluyla gerçekleşmekte olup, yapılan ödemeler nedeniyle yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilmesine yahut verilen beyannameye ilave edilmesine gerek bulunmamaktadır

6327 sayılı kanundan sonra;

-bireysel emeklilik sisteminden ayrılma veya emekli olma nedeniyle yapılan ödemelere konu iratlarda (nemalarda) nihai vergileme tevkifat yoluyla gerçekleşmekte olup, elde edilen iratlar nedeniyle yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilmesine yahut verilen beyannameye ilave edilmesine gerek bulunmamaktadır.

6327 sayılı Kanundan önce;

-tüzel kişiliğe haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile sigorta ve emeklilik sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemelerde nihai vergileme yapılan ödemelerin tamamı üzerinden alınan tevkifat yoluyla gerçekleşmekte olup, yapılan ödemeler nedeniyle gelir vergisi beyannamesi verilmesine yahut verilen beyannameye ilave edilmesine gerek bulunmamaktadır.

6327 sayılı kanundan sonra;

-tüzel kişiliğe haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile sigorta ve emeklilik sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemelere konu iratlarda (nemalarda) nihai vergileme tevkifat yoluyla gerçekleşmekte olup, elde edilen iratlar (nemalar) nedeniyle gelir vergisi beyannamesi verilmesine yahut verilen beyannameye ilave edilmesine gerek bulunmamaktadır