Döviz Kurları - Kur Arşivi

Alış Satış
Dolar 4.8000 4.8086
Euro 5.5924 5.6025
Sterlin 6.2404 6.2730
Güncelleme Tarihi: 20.07.2018 - 15:30
Kullanacağınız kur bir gün önce belirlenen kur olmalıdır

E-Bülten

Duyuru ve gelişmelerimizden haberdar olmak için e-bülten listemize üye olabilirsiniz.

YURT DIŞINDAKİ VARLIKLARINI GETİRENLER SON BEŞ YILA İLİŞKİN VERGİ RİSKLERİNİ BU TUTARDA AZALTABİLECEKLERDİR

Bülent Çakar - YMM

Yayımlanma Tarihi   :   03.06.2013

 

Bülent ÇAKAR (YMM)

info@vergimuhasebedenetim.com

YURT DIŞINDAKİ VARLIKLARINI GETİRENLER SON BEŞ YILA İLİŞKİN VERGİ RİSKLERİNİ BU TUTARDA AZALTABİLECEKLERDİR

23 Mayıs 2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6486 sayılı Kanunla yurtdışında bir varlığa sahip olan bütün gerçek ve tüzel kişilere ileride yapılabilecek vergi incelemelerinde ortaya çıkabilecek matrah farklarından mahsup edilmek üzere bildirim ve beyan imkanı getirilmiştir. İkinci olarak yurtdışındaki iştiraklerden, şube veya temsilciliklerden elde edilen kazançlar Türkiye’ye getirilmesi şartıyla kurumlar ve gelir vergisine tabi tutulmayacaklardır.

Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 85. Madde ile getirilen bu imkanlar aşağıda irdelenmektedir.

  1. 1. Yurtdışında sahip olunan varlıkların Türkiye’ye getirilerek rayiç bedellerinin ileride ortaya çıkacak matrah farklarından mahsup imkanı

-Bu imkandan bütün gerçek veya tüzel kişiler yararlanabilir.

-Varlıklara 15 Nisan 2013 tarihi itibarıyla sahip olunmalıdır.

-Varlıklar yurt dışında bulunmalıdır.

-Varlıklar para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile varlığı kanaat verici bir belgeyle ispat edilen taşınmazlar olabilir.

-Varlıkların Türk Lirası cinsinden rayiç bedelleri, 31 Temmuz 2013 tarihine kadar bankalara veya Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca faaliyette bulunan aracı kurumlara bildirilir ya da vergi dairelerine beyan edilir.

-Varlıklar Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler tarafından beyan tarihini takip eden ay sonuna kadar (31 Ağustos 2013) kanuni defterlere kaydedilir. Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterirler. Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz. Yurtdışından getirilecek varlıklar şahsi hesaba veya şirket hesabına getirilebilir. Bu tercihte geçmiş yıllara ilişkin vergi riskinin hangi konuda ve şahsi mi işletmeye ilişkin mi olduğu dikkate alınmalıdır.

-Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu madde hükümleri uyarınca kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel fon hesabı açarlar. Bu fon hesabı, sermayenin cüz’ü addolunur, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamaz, işletmenin tasfiye edilmesi hâlinde ise vergilendirilmez.

-Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değeri üzerinden %2 oranında vergi tarh edilir ve bu vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna (31 Ağustos 2013) kadar ödenir.

-Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak %2 oranında hesapladıkları vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar (15 Ağustos 2013) vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler.

-Ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez.

-Bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz.

-Diğer nedenlerle bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten (29 Mayıs 2013) sonra başlayan 1.1.2013 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemeleri ile takdir komisyonu kararları uyarınca gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah farkından, beyan edilen tutarlar, bu tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi koşuluyla mahsup edilerek tarhiyat yapılır. İndirimi reddedilen katma değer vergisine ilişkin mahsup edilecek matrah tutarı, indirimi reddedilen vergiye esas teşkil eden bedeldir. Şu kadar ki, indirimi reddedilen vergiye ilişkin bedelin tespit edilememesi hâlinde mahsup edilecek matrah tutarı, %18 katma değer vergisi oranı dikkate alınarak hesaplanır.

-Tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi durumunda mahsup imkanından yararlanılamayacaktır.

-Mahsup imkânından yararlanılamaması, vergi aslının gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmez. Tahsil edilmiş olan vergiler red ve iade edilmez.

-Bildirim ve beyana konu edilen varlıklarla ilgili olarak 213 sayılı Kanunun amortismanlara ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bu varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez. Ancak görüldüğü üzere elde edilecek gelirler vergiye tabi tutulur. Bu nedenle yurtdışındaki gayrimenkulün bildirimi çok avantajlı görünmüyor.

-Bildirildiği veya beyan edildiği hâlde, 15 Nisan 2013 tarihi itibarıyla yurt dışında bulunduğu kanaat verici belge ile tevsik edilemeyen para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar dolayısıyla mahsup hükmünden yararlanılamaz.

-Bildirim veya beyanın yapıldığı tarihi takip eden ay sonuna kadar Türkiye’ye getirilmeyen veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmeyen para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları dolayısıyla mahsup hükmünden yararlanılamaz.

  1. 2. Yurtdışındaki iştiraklerden elde edilen gelirler ile ilgili af imkanı

-Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların;

a) Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlara ilişkin iştirak hisselerinin satışından doğan kazançları,

b) Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde ettikleri iştirak kazançları,

c) Yurt dışında bulunan iş yeri ve daimi temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri ticari kazançları,

31 Ekim 2013 tarihine kadar elde edilenler de dâhil olmak üzere, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31.12.2013 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmesi kaydıyla gelir veya kurumlar vergisinden müstesnadır. Bu imkan yurtdışında sahip olunan iştiraklerden  şimdiye kadar elde edilen kazançların beyan edilmemesi nedeniyle oluşan vergi riski içindir. Bu düzenlemenin avantajı bu kıymetler üzerinden hiçbir vergi ödenmeyecek olmasıdır. Türkiye ile diğer ülkeler arasında imzalanan bilgi değişimi düzenlemeleri nedeniyle yararlanmanın ciddi olarak düşünülebileceği bir konu olarak görünmektedir.

-Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan kazançları, 31.12.2013 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması kaydıyla gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır.

  1. 3. Ortak hükümler

-Bildirim ve beyan süresi sona erdikten sonra bildirim veya beyanlara ilişkin düzeltme yapılamaz.

-Bu maddede yer alan bildirim ve beyan sürelerini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Muhtemelen uzatılacağını düşünüyoruz.

-Yurtdışındaki varlıklara 15 Nisan 2013 tarihi itibariyle sahip olunduğu hususu kanaat verici belgeler ile ispatlanacaktır. Kanaat verici belgeler ise şunlardır: Devlet tarafından veya Devlet güvencesinde tutulan kayıt ve sicilleri, banka, banker, aracı kurumlar ve benzeri mali kurumlar ile posta idaresi, noter gibi kurum ve kuruluşların kayıt ve belgeleri, Vergi Usul Kanununa göre düzenlenen belgeler ve muadili belgeler ile bilgi değişiminde bulunulan yabancı ülkelerde yetkili makamlardan alınarak mahallindeki Türk elçilik ya da konsoloslukları, yoksa ilgili ülkenin Türk menfaatini koruyan aynı nitelikteki temsilcileri tarafından tasdik olunan belgeler.