Döviz Kurları - Kur Arşivi

Alış Satış
Dolar 4.6484 4.6568
Euro 5.4621 5.4720
Sterlin 6.1896 6.2218
Güncelleme Tarihi: 13.06.2018 - 15:30
Kullanacağınız kur bir gün önce belirlenen kur olmalıdır

E-Bülten

Duyuru ve gelişmelerimizden haberdar olmak için e-bülten listemize üye olabilirsiniz.

SERBEST BÖLGELERİN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Adnan Yıldırım- YMM -

 

Yayımlanma Tarihi    :    28.01.2014

 

Adnan YILDIRIM

adnanyildirim@batiymm.com.tr

@adnyildirim

 

SERBEST BÖLGELERİN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Dünyada serbest bölgeler ve benzeri modeller sürekli değişim göstermekte ve amaca uygun yeni modeller geliştirilmektedir. Ekonomileri ihracata dayalı büyümeye dayalı ülkeler, serbest bölge uygulamalarından önemli kazanımlar elde etmektedirler. Türkiye’deki serbest bölgeler, 06.06.1985 tarih ve 3218 sayılı Kanunla 1987 yılından itibaren kurulmuş olup halen faaliyetini sürdüren 19 serbest bölgemiz bulunmaktadır. Yer seçimleri, yönetimleri ve büyüklükleri vd. konulardaki sorunlar nedeniyle serbest bölgelerimizin performansı tartışılabilir. Ancak arada geçen sürede, serbest bölge modelimizin geliştirilmesi, üretime, istihdama ve ihracata olan katkısının  artırılması yerine, bazı kötüye kullanımlardan hareketle, bu bölgelere karşı kamu idarelerinde oluşan olumsuz yaklaşımların etkisiyle serbest bölgeler aleyhine düzenleme ve uygulamalar birbirini takip etmiştir. 06.02.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5084 sayılı Kanunun 9. Maddesiyle 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununda yapılan değişikler ve sonrasında muhtelif kamu kurumlarının uygulamaları serbest bölgelerimizin gelişimini ve gelecek beklentilerini olumsuz etkilemiştir. Yapılan düzenlemelerin etkisiyle, 2004 yılından sonra Türkiye’de yeni serbest bölge kurulmadığı gibi mevcut serbest bölge modelimizin daha iddialı üretim ve ihracat artışını sağlayabileceği özel ekonomi bölgeleri gibi yeni model çalışmaları/arayışları da sonuçlandırılamamıştır.

Türkiye’deki serbest bölgelerin temsilcilerince son günlerde yeni bir çalışma yapılarak, çözüm bekleyen öncelikli sorunlar ve çözüm önerileri aşağıdaki başlıklar altında yeniden belirlendi.

  1. Serbest Bölgelerde ürettikleri ürünleri ihraç eden mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödenen ücretlerin gelir vergisinden müstesna tutulabilmesi için %85 olarak belirlenen oranın %50’ye düşürülmesi. 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun Geçici 3. Madde ikinci fıkra b) bendinin 5810 sayılı Kanunun 7. maddesiyle değişen haline göre, istisnanın uygulamasında, bölgelerde üretilen ürünlerin FOB bedelinin %85’i olarak belirlenen yurt dışına satış oranının %50’ye kadar düşürülmesi Bakanlar Kurulunun yetkisindedir.
  2. Serbest bölgelerde fason üretim yapanların da üretimden ihracat yapanlar gibi kabul edilerek, ücretlere uygulanan gelir vergisi istisnasının fason üreticilerin istihdam ettiği personele de uygulanması. İstisna uygulaması, tıpkı kendi üretimini ihraç edenlerde olduğu gibi fason üreticilerin bölgelerdeki üretimin ihraç edilmesi şartına bağlanabilir.
  3. Serbest bölgelerde faaliyette bulunanlara verilen hizmetlere uygulanan istisna uygulamalarının tüm hizmetleri kapsayacak şekilde tek maddede yeniden düzenlenmesi. Katma Değer Vergisi Kanununun 12. Madde 3. bendinde düzenlenen hizmet istisnasında yer alan “fason” ibaresinin kaldırılması halinde, tüm hizmetler istisna kapsamına alınmış olacaktır. Bu şekilde değişiklik yapılırsa, 17. Madde 4/ı’da düzenlenen istisnaya gerek kalmamaktadır, o bent tamamen kaldırılabilir.
  4. Özel Tüketim Vergisi Kanununda, serbest bölgelerde faaliyette bulunanları etkileyen düzenlemelerinin Katma Değer Vergisi Kanunundaki düzenlemelere paralel hale getirilmesi.
  5. Serbest bölgelerde, emlak vergisi muafiyet ve istisnalarının da Organize Sanayi Bölgelerindekine benzer şekilde, kurucu/işletici şirketleri muaf kılacak, kullanıcıları ise geçici süreyle muaf kılacak yeni bir düzenleme yapılması.
  6. Serbest bölgelerde faaliyet göstermenin rantının yüksek olduğu dönemlerden kalma yüksek ruhsat ücretlerinin kaldırılması ve/veya düşürülmesi. Aynı şekilde “özel hesap” ödemelerinin kaldırılması ve/veya düşürülmesi. Bu konuda faaliyet türleri itibariyle farklılaştırma da yapılabilir.
  7. Serbest bölgelerde bazı üretimlerin yapılmasını engelleyen hassas ürünler listesinin yeniden gözden geçirilerek kapsamının daraltılması.
  8. SBBUP-Serbest Bölgeler Bilgisayar Uygulama Programından kaynaklanan sorunların ve uygulamayla ilgili eksikliklerin giderilmesi.
  9. Bazı serbest bölgelerde yaşanan “kıyı kenar çizgisi” sorunu ile bölgelerin geleceğini ilgilendiren  “ruhsat süreleri” konularındaki belirsizlik ve endişelerin giderilerek yaşanan/yaşanabilecek sorunların çözülmesi.

10. Serbest bölgelerdeki iş makineleri, demirbaşlar, araç-gereçlerin giriş-çıkışları ile ambalaj atıklarının çıkışının kolaylaştırılması.

11. Serbest bölgede gümrüklemesi yapılan araçların bazı sınır kapılarından çıkışta vergisiz akaryakıt alımlarında karşılaştıkları sorunların çözülmesi,

  1. 12.   Serbest bölgelerde üretilen ürünlerin yurt içine ithalinde TSE uygulamalarından kaynaklanan sorunlarının çözülmesi.

13. Serbest bölgede üretim faaliyetinde bulunmak isteyenlere ruhsat verilmesinde %100 yurt dışına satış şartı getirilmemesi.

14. Serbest bölge kurucu ve işleticisi şirketlere, Bakanlıkla yapılan protokollerle getirilen ekstra hizmet yükümlülüklerinin kaldırılması yada azaltılması.

15. Koruma/antidamping uygulamalarında, serbest bölgelerde üretilen “Türk menşeli” ürünlerin üçüncü ülke ürünleri gibi değerlendirilmemesi.

Özetle, serbest bölgelerde yaşanan mevcut sorunları ve ortak akılla bulunan çözüm önerilerini (bazılarını aynı başlık altında birleştirerek) yukarıda kısa başlıklarla açıklamaya çalıştık. Umuyoruz yaşanan sorunların haklı çözüm önerilerinin gereği en kısa sürede TBMM, Hükümet ve ilgili Bakanlıklarca yerine getirilir. Tabii ki yapılması gereken sadece mevcut serbest bölgelerde yaşanan sorunların çözümünden ibaret değildir. Bir yandan, mevcut sorunlar ivedilikle çözülmeli, diğer yandan da üretim, istihdam ve ihracata daha fazla katkı yapabilecek yeni bir serbest bölge modeli Türkiye’nin denizlerimize kıyısı/limanı olan her coğrafyasında hayata geçirilmelidir.