Döviz Kurları - Kur Arşivi

Alış Satış
Dolar 5.7710 5.7814
Euro 6.6206 6.6326
Sterlin 7.4860 7.5251
Güncelleme Tarihi: 23.10.2018 - 15:30
Kullanacağınız kur bir gün önce belirlenen kur olmalıdır

E-Bülten

Duyuru ve gelişmelerimizden haberdar olmak için e-bülten listemize üye olabilirsiniz.

2017-17 (KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR 11 SERİ NO.LU TEBLİĞİN GETİRDİKLERİ)

-

Sirküler Tarihi: 28.02.2017

Sirküler No: 2017/17

 

KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR 11 SERİ NO.LU TEBLİĞİN GETİRDİKLERİ

 

 

KDV Genel Uygulama Tebliğinin bazı bölümlerinde değişiklik yapan ve ilişikte metnini sunduğumuz 11 no.lu Tebliğ, 15.02.2017 TARİHİNDEN İTİBAREN GEÇERLİ OLMAK ÜZERE yürürlüğe girmiştir.

Tebliğin değişen bölümleri aşağıda özetlenmiştir.

1-Belirlenmiş alıcılar listesine “Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idareleri” eklenmiştir.(I/C-2.1.3.1/b)

 

2-Hekimlerin iş gücü temin hizmeti tanımına girecek şekilde çalışmasından KDV tevkifatı yapılmayacaktır. (I/C-2.1.3..2.5.2.)

 

3-KDV tevkifatının fazla yapılması veya yersiz olarak KDV tevkifatı uygulanması hallerinde her iki taraf da düzeltme yapmak istemiyorsa,hazinenin kaybı olmamış ya da olmayacaksa düzeltme zorunluluğu kaldırılmıştır. (I/C-2.1.4.3.)

4-Tebliğin I/C-2.1.5.2.1 bölümünde yer alan ilk grubun kısmi tevkifata tabi teslimleri ile ilgili KDV iade alacaklarının; 5.000 TL’yi aşmayan mahsup talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranılmaksızın yerine getirilir.5.000 TL ve üzerindeki mahsuben iade talepleri vergi inceleme raporu ile yerine getirilir.

 

Tebliğin I/C-2.1.5.2.1 bölümünün ikinci grubun kısmi tevkifata tabi teslimleri ile ilgili KDV iade alacaklarının 5.000 TL ve üzerindeki mahsuben iade talepleri vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine getirilir. İadenin YMM raporu ile talep edilmesi ve bu iadenin 5.000 TL’yi aşan kısmı için teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat, YMM raporu sonucuna göre çözülür.

5-Roaming istisnası, yurtdışındaki müşteriye düzenlenen hizmet faturası ile tevsik edilir. Ayrıca, ilgili ülke itibarıyla karşılıklılığın varlığına ilişkin olarak, yurtdışındaki müşteri tarafından ilgili ülke resmi makamlarından alınan belgenin de ibrazı gerekir.Bu belgenin alınamadığı durumlarda, istisna kapsamında işlemi beyan eden mükellefin ilgili ülkede kendisine verilen roaming hizmetine KDV uygulanmadığını tevsik eden fatura örneği de bu belgenin yerine geçer. Ancak, bu şekilde tevsik edilmiş olsa dahi ilgili ülkede karşılıklılık uygulanmadığının tespit edilmesi halinde, daha önce hesaplanmayan KDV ve buna ilişkin ceza ve faizlerin mükelleften aranacağı tabiidir. (II/A-3.3.)

6-Katma Değer Vergisi  Kanununun  (11/1-c) maddesinde,”……İhracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilecek Katma Değer Vergisi, ihraç edilen mala ilişkin imalatçı satış bedeline göre hesaplanan vergiden imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin verginin düşülmesinden sonra kalan tutardan fazla olamaz” hükmü yer almaktadır.

Maliye Bakanlığı 15.02.2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren  11 No.lu KDV Genel Uygulama Tebliği ile bu hükmün uygulamasını değiştirmeden önce; İmalatçı aleyhine ortaya çıkan farklar için ihracatçılar imalatçıya bir fatura düzenleyerek KDV hesaplıyordu, bu faturada hesaplanan KDV ihracatçı tarafından beyan edilip, imalatçı tarafından indirim konusu yapılıyordu.

Ancak KDV Genel Uygulama Tebliğinin ( II-A-8.9.) bölümü 11 No.lu tebliğ ile değiştirilerek bu pratik yöntem terk edilmiştir.

Yeni yönteme göre;

-İmalatçı aleyhine ortaya çıkan kur farkları için ihracatçılar tarafından düzenlenecek faturada KDV hesaplanmaması,

-Tebliğde açıkça belirtilmemekle birlikte imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen kur farkı dışındaki değişikliklerinde (fiyat farkı v.b) ihracatçılar tarafından KDV hesaplanmadan fatura edilmesi,

-Düzenlenen faturaya; “3065 sayılı KDV Kanununun (11/1-c) maddesi hükümlerine göre, ihraç edilmek şartıyla yapılan teslimlerde imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin olduğundan KDV hesaplanmamıştır.” ifadesinin yazılması,

-Tebliğe ilave edilen “….. İmalatçılara ihraç kayıtlı teslim nedeniyle iade edilecek KDV hesabında, imalatçı aleyhine ortaya çıkan kur farklarından doğanlar da dahil olmak üzere, imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ilişkin verginin (imalatçı aleyhine matrahta meydana gelen değişikliğe ihraç kayıtlı teslim edilen malın tabi olduğu oran uygulanmak suretiyle bulunan tutar) ihraç kayıtlı teslim bedeli üzerinden hesaplanan vergiden düşüleceği tabiidir.”  hükmü gereği İHRAÇ KAYITLI TESLİMİN YAPILDIĞI DÖNEM BEYANNAMELERİNDE DÜZELTME YAPILARAK İMALATÇININ İHRAÇ KAYITLI TESLİM NEDENİYLE TALEP ETTİĞİ KDV İADE TUTARININ AZALTILMASI,

gerektiği anlaşılmaktadır.

Yeni uygulama ile ihraç kayıtlı teslimlerde KDV iade tutarının değişken hale gelmesi gibi sıkıntılı bir durum ortaya çıkmıştır.Geriye dönük düzeltmeler neticesinde mükelleflerin ceza/gecikme zammı ile karşılaşıp karşılaşmayacakları yönünde tebliğde bir açıklık yoktur.

 

7-Tebliğin II/A-9.1 bölümünde “Öte yandan, 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamında teslimde bulunan DİİB sahibi mükellefin iadesini talep edeceği KDV tutarı, ihraç kaydıyla teslim nedeniyle hesaplayıp tahsil etmediği KDV tutarından, bu malların üretimi için yurtiçi ve yurtdışından KDV ödemeksizin temin ettiği mallar nedeniyle ödemediği KDV tutarı düşüldükten sonra kalan tutardan fazla olamaz.” şeklinde yer alan iade kısıtlamasına ilişkin kural aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Öte yandan, 3065 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamında teslimde bulunan DİİB sahibi mükellefin iadesini talep edeceği KDV tutarı, ihraç kaydıyla teslim bedeli ile bu malların üretimi için yurtiçi ve yurtdışından KDV ödemeksizin temin ettiği malların bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamaz.”

 

8-KDV Kanunun (17/4-ı) maddesine göre, serbest bölgelerde verilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işleri KDV’den müstesnadır.

Söz konusu istisnanın kapsamına, yalnızca serbest bölgede ifa edilen hizmetler ile serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işleri girmektedir. İhraç amaçlı yük taşıma işleri dışında, yurtiçinden serbest bölgeye verilen hizmetler ile serbest bölgeden yurtiçine yönelik olarak verilen hizmetler KDV’ye tabidir.

Buna göre, serbest bölgeden bir limana veya bir gümrük çıkış kapısına ihraç malının taşınması işi KDV’den istisnadır. Serbest bölgede üretilecek mamulün üretiminde kullanılacak malların yurtiçinden serbest bölgeye, serbest bölgeden bir başka serbest bölgeye taşınması da istisna kapsamında değerlendirilecektir. Diğer taraftan serbest bölgeden yurtiçine yapılacak taşıma işleri ihraç amaçlı yük taşıma işi kapsamında değerlendirilmeyeceğinden KDV’ye tabi olacaktır. (II/F-4.9.)

 

9-Konut tesliminden önce fatura düzenlenmesi halinde, faturada gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında vergiyi doğuran olay meydana geleceğinden bu faturada gösterilen KDV’nin beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Konutun fiilen teslim edildiği tarih ile faturanın düzenlendiği tarihte konuta ilişkin geçerli olan KDV oranlarının farklı olması durumunda, faturanın düzenlendiği tarihte geçerli olan KDV oranı esas alınacaktır. Dolayısıyla faturanın düzenlendiği tarihte geçerli olan oran esas alınarak hesaplanan KDV’de, konutun fiilen teslim edildiği tarihte geçerli olan KDV oranına göre herhangi bir düzeltme yapılmayacaktır. (III/B-2.1.1.)

 

10-KDV Genel Uygulama Tebliğinin İndirimli Oranla İlgili KDV İadeleri konusundaki III/B-3.1.2. bölümündeki  “İzleyen yıl içerisinde iade talebinde bulunulabilmesi için işlemin yapıldığı yıl içerisinde hiç iade talebinde bulunulmamış ya da iade talep edilmekle birlikte talep edilen tutarların iadesi gerçekleşmemiş olmalıdır.” cümle kaldırılmıştır.

 

11-Ankastre ürünlerle birlikte veya mobilyalı olarak satılan 150 m²′nin altındaki bir konut tesliminden kaynaklanan iade talebinde; buzdolabı, fırın, davlumbaz, bulaşık makinesi, mobilya, perde, avize,vestiyer, televizyon ve benzeri eşyalar, konut sahibi kişilerce sökülüp taşınarak tekrar kurulup kullanılabilecek (eklenti) mahiyette olup, bunların teslimi konut tesliminden bağımsız bir teslim olarak değerlendirilecektir.

Dolayısıyla söz konusu eşyaların teslimi için bu eşyaların tabi olduğu KDV oranı uygulanacak ve konut ile birlikte teslim edilen söz konusu eşyaların temininde yüklenilen KDV, genel esaslara göre indirim konusu yapılacak, ancak iade hesabına dâhil edilemeyecektir.

Diğer taraftan 150 m²′nin altındaki konutun inşasında kullanılan kombi, cam balkon, duş teknesi, duşakabin, küvet, mutfak dolabı, evye, batarya, duş başlığı, panel radyatör gibi eşyalara ilişkin yüklenilen KDV iade hesabına dahil edilebilecektir. (III/B-3.1.3.1.)

 

12-İndirimli orana tabi olup 5.000,- TL’yi aşmayan KDV mahsup taleplerinde YMM Raporu istenmeyeceği tebliğe işlenmiştir. (III/B-3.2.1.)

 

13-İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade alacaklarının mahsup edilebileceği borçlar genişletilerek; mükelleflerin organize sanayi bölgelerinden temin ettikleri elektrik, su, doğalgaz, internet hizmetleri, altyapı katılım payları ve aidatlara ilişkin borçlarına da mahsup imkanı getirilmiştir. (III/B-3.2.2.)

 

14-Tebliğin III/B.3.3. bölümünün yedinci paragrafında yer alan ” Vergi inceleme raporu sonucuna göre yapılan mahsuben iade taleplerinde, diğer belgelerin tamamlanması koşuluyla vergi inceleme raporu beklenmeksizin iade yapılır ve vergi inceleme raporunda iadeye engel bir durumun tespit edilmemiş olması kaydıyla mahsuben iade talep edilen vergi borcunun vade tarihinden vergi inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı hesaplanmaz.” hükmü 11.no.lu tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır.

 

Bu hükmün yerine 11.no.lu tebliğin 16.maddesi ile KDV Genel Uygulama Tebliğinin III/B bölümüne aşağıdaki bölüm başlığı ile birlikte eklenmiştir.

 

“3.4.8. Vergi İnceleme Raporuna Göre Mahsuben İade

İndirimli orana tabi işlemlerden doğan iade alacağının, vergi inceleme raporuna göre Tebliğin (III/B-3.2.2.) bölümünde belirtilen borçlara mahsubunun talep edilmesi halinde, mahsup işlemi vergi inceleme raporu dışında kalan diğer belgelerin tamamlanmış olması şartıyla standart iade talep dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarih itibarıyla teminat aranmadan yapılır. Vergi inceleme raporunda iadeye engel bir durumun tespit edilmemiş olması kaydıyla mahsuben iade talep edilen borcun vade tarihinden vergi inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı hesaplanmaz.”

 

 

15-Aynı işlem dolayısıyla, tevkifat ve indirimli oran uygulamaları nedeniyle KDV iade alacağı doğduğu hallerde:

 

Öncelikle tevkifattan doğan KDV alacağının iade edileceği; bu iadeden sonra indirimli oran KDV iadesi çıkıyorsa bu iade hakkının da kullandırılacağı hükme bağlanmıştır. İndirimli orana tabi işlemlerden kaynaklanan iade tutarının hesaplanmasına ilişkin tablonun “Hesaplanan KDV” sütununa, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin tamamı (tevkif edilen tutar dahil) yazılacağı açıklığa kavuşmuştur. (III/B-3.4.1.)

 

16-İndirimli oranlı KDV iade taleplerinde kullanılan Tabloların (Tablo 1, Tablo 2 ve Tablo 3) altıncı sütunlarında yer alan “ÖNCEKİ DÖNEM SONU İADE EDİLEBİLİR KDV TUTARI” ibaresi “ÖNCEKİ DÖNEM SONU İADEYE ESAS KDV TUTARI” olarak değiştirilmiştir. (III/B-3.6.)

 

17- KDV Kanunun (29/3) üncü maddesi hükmüne göre indirim hakkı, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla ilgili vesikaların kanuni defterlere kayıt edildiği vergilendirme döneminde kullanılabilir.

 

KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/C-5.6.) bölümünün sonuna aşağıdaki paragraflar eklenerek bazı şartlar dahilinde bu sınırlama mükellefler lehine biraz esnetilmiştir.

 

“Diğer taraftan, düzenlenen faturanın alıcı tarafından dava konusu yapılması nedeniyle ilgili takvim yılında indirim konusu yapılamayan KDV, davanın sonuçlandığı yıl içinde alıcı tarafından kanuni defterlere kaydedilmesi şartıyla indirim konusu yapılabilir.

Sorumlu sıfatıyla KDV beyanının hiç yapılmadığının veya eksik yapıldığının tespiti üzerine veya mükellefin kanuni süresinden sonra sorumlu sıfatıyla verdiği beyanname üzerine bu vergilerin tarh edilmesi halinde, tarh edilen KDV’nin vergi dairesine ödenmesi ve ödemenin gerçekleştiği takvim yılı aşılmaması şartıyla, ödenen KDV’nin indirim konusu yapılması mümkündür.

KDV’ye tabi işlemi yapan satıcı tarafından zamanında düzenlenmeyip, alıcı tarafından en geç fatura düzenleme süresinin son gününü takip eden vergilendirme dönemi içinde noterden ihtarname gönderilmesi üzerine satıcı tarafından düzenlenen faturada gösterilen KDV, alıcı tarafından faturanın düzenlendiği takvim yılı içinde kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirim konusu yapılabilir.”

18-KDV Genel Uygulama Tebliğinde değişiklik yapan 7 ve 8 no.lu tebliğlerle düzenlenen aşağıdaki paragraf 11 no.lu tebliğ ile kaldırılmıştır.

“DİİB sahibi mükellef tarafından bu belge kapsamında üretilen mallar, belge sahibi tarafından doğrudan ihraç edilebilir ya da 3065 sayılı Kanunun (11⁄1-c) veya geçici 17 nci maddeleri kapsamında ihraç kaydıyla teslim edilebilir. Dolayısıyla DİİB sahibi mükellefin belge kapsamında yurtiçi ve yurtdışından KDV ödemeksizin temin ettiği malları kullanarak ürettiği malların, DİİB sahibi mükellef tarafından KDV hesaplanarak (3065 sayılı Kanunun (11⁄1-c) ve geçici 17 nci maddeleri kapsamındaki ihraç kaydıyla yapılan teslimler nedeniyle hesaplanan KDV hariç) teslimi mümkün değildir. Buna rağmen, DİİB kapsamında üretilen malların KDV hesaplanarak (3065 sayılı Kanunun (11⁄1-c) ve geçici 17 nci maddeleri kapsamındaki ihraç kaydıyla yapılan teslimler nedeniyle hesaplanan KDV hariç) teslim edilmesi halinde, ihracatçılara (dış ticaret sermaye şirketleri ile sektörel dış ticaret şirketleri hariç) bu teslimler nedeniyle yüklenilen KDV’nin iadesi yapılamaz.”

Bu hükmün kaldırılması sonucu DİİB sahibi imalatçılar;bu belge sayesinde KDV ödemeyerek temin ettikleri üretim girdisi ile ürettikleri malları KDV’li olarak herhangi bir firmaya satıp ihraç ettirerek belgelerini kapatabilecek,KDV ödeyerek bu malı temin eden ihracatçılar da KDV iadesi alırken imalatçının DİİB   nedeniyle herhangi bir problem yaşamayacaktır.

Tebliğin IV/A-1.5. bölümünde  “DİİB kapsamında KDV ödemeksizin yurtiçi ve yurtdışından satın aldığı girdileri kullanarak ürettiği malı 3065 sayılı Kanunun (11⁄1-c) maddesi kapsamında ihraç kayıtlı olarak teslim eden bir mükellefin iade alacağı KDV tutarı, ihraç kayıtlı teslim nedeniyle hesaplayıp tahsil etmediği KDV tutarından, bu ürün için DİİB kapsamında aldığı girdiler nedeniyle ödemediği KDV tutarı düşüldükten sonra kalan tutardan fazla olamaz.” şeklinde yer alan iade kısıtlamasına ilişkin kural aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“DİİB kapsamında KDV ödemeksizin yurtiçi ve yurtdışından satın aldığı girdileri kullanarak ürettiği malı 3065 sayılı Kanunun (11/1-c) maddesi kapsamında ihraç kayıtlı olarak teslim eden bir mükellefin iade alacağı KDV tutarı, ihraç kayıtlı teslim bedeli ile DİİB kapsamında aldığı girdilerin bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunacak tutarı aşamaz.”

 

19-Teminat verilmek suretiyle KDV iadesi alınması halinde bu teminatın YMM raporu ile çözülmesi için iadenin alındığı tarihten itibaren altı ay içinde ya da ek altı aylık süre de YMM raporunun verilmesi yönünde bir düzenleme zaten mevcuttu.

 

Tebliğin ilgili  bölümüne aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

 

“YMM raporu ile iade talebinde bulunan mükelleflerin teminat karşılığı aldıkları iadeye ilişkin olarak;

-İadenin yapıldığı tarihten itibaren altı ay içinde bu iade ile ilgili olarak YMM raporu ibraz edilmemesi ve ek süre talebinde bulunulmaması,

-Ek süre talebinin uygun bulunmaması,

-Altı aylık ek süre içinde de YMM raporunun ibraz edilmemesi

durumlarında, teminat karşılığı yapılan iade incelemeye sevk edilir ve teminat vergi inceleme raporu sonucuna göre çözülür.” (IV/A-4.)

 

Bu düzenleme gereği teminat vererek KDV iadesi alan veya mahsup yaptıran firmaların söz konusu altı aylık süreyi dikkate alarak YMM raporu düzenlenebilmesi için gerekli bilgi ve belgeleri YMM’ye hızlı ve doğru bir şekilde ulaştırmaları yararlı olur.

 

20- KDV Genel Uygulama Tebliğinin (IV/A-5.) bölümünün sonuna  “5.6. Artırımlı Teminat Uygulaması başlıklı ” bölüm eklenmiştir.

 

İndirimli teminat uygulamasına göre İade taleplerinin beş iş günü içinde yerine getirilebilmesi için:

 

-İade talebinde bulunan mükellefin özel esaslara tabi olmaması,

-İadenin YMM KDV İadesi Tasdik Raporu ile talep edilen nakit iade olması,,

-İade talep dilekçesi ile iade taleplerine ilişkin aranan belgelerin (YMM KDV İadesi Tasdik Raporu hariç) tamamlanmış olması,

-Nakden iadesi talep edilen tutarın %120′si oranında (İTUS sertifikası sahibi mükellefler için %60′ı oranında) banka teminat mektubu verilmesi,

gerekir.

 

İadeye ilişkin YMM raporunun iadenin yapıldığı tarihten itibaren altı ay içinde verilmemesi halinde, iade talebi sürenin sonunda ivedilikle incelemeye sevk edilir.

 

İadeye ilişkin YMM raporunun ibraz edilmesi halinde, KDVİRA, YMM raporuna ilişkin kontroller ile vergi dairesince yapılması gereken diğer kontroller iki ay içerisinde tamamlanır. İade hakkı doğuran işlem bazında yapılan bu kontroller sonucunda herhangi bir eksiklik/olumsuzluk tespit edilmemesi halinde, YMM raporunun ibraz edildiği tarihten itibaren en geç iki ay içinde teminat mektubu mükellefe iade edilir.

 

Ancak yapılan kontroller sonucunda eksiklik/olumsuzluk tespit edilmesi halinde, bu eksikliğin/olumsuzluğun giderilmesi için mükellefe 30 günlük süre verilir. Süresinde eksiklikleri/olumsuzlukları gidermeyen mükellefe 30 günlük ek süre verilir. Mükellefe verilen bu süreler, teminat mektuplarının iade edilmesine ilişkin iki aylık sürenin hesabında dikkate alınmaz. Bu süreler içinde eksikliklerin/olumsuzlukların giderilmemesi halinde haksız iade edilen tutar, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası ile birlikte mükelleften aranır

21-KDV iadesine ilişkin vergi idaresince istenen bilgi ve belgelerin veya YMM raporlarının eksikliği,bu eksikliklerin giderilmemesi halinde incelemeye sevk edileceği KDV Genel Uygulama Tebliğinin (IV/A-6.) bölümünde var olan bir düzenlemeydi, 11 no.lu tebliğ ile bu bölüme  aşağıdaki ilaveler ayrıca yapılmıştır.

 

“a) Birinci paragrafında (iii) sırasından sonra gelmek üzere aşağıdaki sıra eklenmiş,

“iv. Teminat veya YMM raporu karşılığı iade talep edilmesine karşın vergi dairelerinin yapacakları kontrollerde tespit edilen eksiklik veya olumsuzlukların mevzuata uygun şekilde düzeltilmemesi”

b) İkinci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Yukarıda dördüncü sıra kapsamında, iade talebinin incelemeye sevki Gelir İdaresi Başkanlığı veya Vergi Dairesi Başkanlıkları/Defterdarlıklar tarafından yapılabilir. İncelemeye sevk, ancak öncesinde vergi dairelerince mükellefin iade dosyasındaki eksikliklerin/olumsuzlukların YMM veya mükellef tarafından düzelttirilmesine ilişkin yazının yazılması ve belirtilen sürede YMM veya mükellef tarafından gerekli düzeltmelerin mevzuata uygun şekilde yapılmaması veya olumsuzluğun giderilmemesi halinde mümkündür. Bu kapsamda incelemeye sevk edilen iade talepleri, iadesi talep edilen tutarın %120′si oranında banka teminat mektubu verilmesi halinde yerine getirilir, teminat vergi inceleme raporuna göre çözülür.”

 

Söz konusu Tebliğe ulaşmak için tıklayınız.