Döviz Kurları - Kur Arşivi

Alış Satış
Dolar 5.3272 5.3368
Euro 6.0935 6.1045
Sterlin 6.8347 6.8703
Güncelleme Tarihi: 20.11.2018 - 15:30
Kullanacağınız kur bir gün önce belirlenen kur olmalıdır

E-Bülten

Duyuru ve gelişmelerimizden haberdar olmak için e-bülten listemize üye olabilirsiniz.

2018-22 (24.09.2018)

-

Sirküler Tarihi: 24.09.2018

Sirküler No: 2018/22

 

Döviz Pozisyonunu Etkileyen İşlemlerin TCMB Tarafından İzlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yayımlandı.

Değişikliğe göre, 31 Mart, 30 Haziran, 30 Eylül tarihlerinde sona eren ara hesap dönemleri için yapılan bildirimler, takip eden ikinci ayın sonuna kadar tamamlanacaktır. Önceki yönetmelikte bu süre takip eden birinci ayın sonuna kadardı.

Önceki yönetmelikte 31 Mayıs olarak belirtilen ifade yerine “Bağımsız denetçi tarafından KGK düzenlemelerine uygun olarak çalışmalar izleyen yılın beşinci ayının sonuna kadar tamamlanır” ibaresi getirilmiştir.

4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa Ekli (II) Sayılı Listede Yer Alan Bazı Malların Özel Tüketim Vergisi Oranlarına Esas Özel Tüketim Vergisi Matrahlarının Yeniden Tespiti Hakkında Karar (Karar Sayısı: 132) yayımlandı.

6/6/2002 tarihli ve ÖTV Kanununa ekli (II) sayılı listedeki 87.03 G.T.İ.P. numaralı mallardan Diğerleri” satırı altında yer alanlarının özel tüketim vergisi oranlarına esas özel tüketim vergisi matrahlarında düzenleme yapılmıştır.

 

 

 

 

TEMEL GÖSTERGELER
GSYH 2015 2.338 milyar TL 2016 2.608 milyar TL 2017 3.106 milyar TL 2018/2Ç 884 milyar TL 2017/2Ç 734,4 milyar TL 5,20%
İşsizlik Oranı (TÜİK) 2015 10,20% 2016 12,00% 2017 9,90% 2018/06 10,90% 2017/06 10,90%  
Ödemeler Dengesi/Cari Açık 2015 32,1 milyar USD 2016 33,1 milyar USD 2017 47,4 milyar USD 2018/8 (yıllık) 57,3 milyar USD 2017/8 (yıllık) 36,7 milyar  USD  
Türkiye Brüt Dış Borç Stoku 2015 399,7 milyar USD 2016 408,7 milyar USD 2017 454,2 milyar USD 2018/Ç1 466,6 milyar USD 2017/Ç1 417,6 milyar USD  
Kamu Sektörü Brüt Dış Borç Stoku 2015 117,9 milyar 2016 124 milyar USD 2017 137,1 milyar USD 2018/Ç1 141.515 milyon USD 2017/Ç1 128.599 milyon USD  
Özel Sektör Brüt Dış Borç Stoku 2015 281,7 milyar USD 2016 284,6 milyar USD 2017 317,1 milyar USD 2018/Ç1 325,1 milyar USD 2017/Ç1 289 milyar USD  
Toplam Kısa Vadeli Dış Borç Stoku (TCMB) 2015 105,3 milyar USD 2016 101,3 milyar USD 2017 118 milyar USD 2018/Ç2 119,7 milyar USD 2017/Ç2 113,5 milyar USD  
Türkiye Dış Borç Stoku/GSYH 2015 46,40% 2016 47,40% 2017 53,40% 2018/Ç1 52,90% 2017/1Ç 49,30%  
Sepet Kur 2015 3,05 2016 3,67 2017 4,14 2018/08 7,1116 2017/08 3,7576  
Gelişmekte Olan Piyasalar Kur Endeksi 2015 65,63 2016 65,91 2017 70,2 2018/8 61,13 2017/8 70,9  
BIST 100 2015 71.727 2016 78.139 2017 115333 2018/08 92723 2017/08 110423  
CDS Türkiye 2015 275 2016 272,4 2017 159,5 2018/09 365,06 2018/08 481,46  
TÜFE (TÜİK)             2018/8 2,3 17,9    
ÜFE (TÜİK)             2018/8 6,6 32,13    
Bütçe Açığı             2018/08 50,7 milyar TL 2017/08 25,1 milyar TL  
Bütçe Açığının GSYH daki Payı 2015 0,01 2016 0,011 2017 0,015 2018 Hedeflenen 0,019      

BÜYÜME İLE İLGİLİ GÖSTERGELER
Sipariş Verileri/Gelecek 3 ay             2018/08 6,8 2017/08 18,5
Mamul Mal Stoku/Denge             2018/08 5,5 2017/08 2,4
Sanayi Üretimi (TÜİK/Bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı) 2015 yıllık ortalama 5,8 2016 yıllık ortalama 3,4 2017 yıllık ortalama 8,9 2018/07 5,6    
Kapasite Kullanım Oranı             2018/08 77,8 2017/08 78,8
Gelecek 3 Ay Üretim Hacmi             2018/08 4,5 2017/08 18
Sabit Sermaye Yatırım Harcamaları             2018/08 6,1 2017/08 12,6
Tüketici Güven Endeksi (TÜİK) 2015 73,6 2016 63,4 2017 65,1 2018/09 59,3 2017/09 68,7
Perakende Ticaret Sektörü Güven Endeksi (TÜİK) 2015 104,9 2016 96,1 2017 100,6 2018/09 88,5 2017/09 105,9
Reel Kesim Güven Endeksi             2018/09 90,4 2017/09 111,2
Hizmetler Güven Endeksi (TÜİK) 2015 99 2016 93,3 2017 96,2 2018/09 79,4 2017/09 103,3
Perakende Satış Hacmi Endeksi 2015 103,3 2016 102,3 2017 111,8 2018/07 113,7 2017/07 110,1

KREDİ STOKU İLE İLGİLİ GÖSTERGELER
Bireysel Krediler 2015   2016 404,3 milyar TL 2017 471,3 milyar TL 2018/07 501,9 milyarTL 2017/07 442,7 milyar TL
Kurumsal Krediler 2015   2016 890,8 milyar TL 2017 1.079,1 milyar TL 2018/07 1.256,4 milyar TL 2017/07 1007,9 milyar TL

TÜRKİYE

  • Merkezi yönetim bütçesi, ağustosta 5,8 milyar lira, ocak-ağustos döneminde ise 50,8 milyar lira açık verdi.
  • Mayıs ayında % 9.7 olarak gerçekleşen işsizlik oranı Haziran’da %10,2 ile yeniden çift haneye yükseldi.
  • Sanayi üretimi temmuzda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,6, bir önceki aya göre yüzde 3,5 arttı
  • KOSGEB tarafından sanayicilere 1 milyon liralık yerli makine teçhizat alımında 300 bin lira finansman desteği sağlanarak, yerli makine üreticileri için 1,4 milyar liralık üretim ve pazar hacmi oluşturulacak.
  • Türkiye genelinde konut satışları 2018 Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %12,5 oranında azaldı, yabancılara satışlar % 129 arttı.
  • Özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcu temmuzda bir önceki aya kıyasla 56,3 milyon dolar azalarak 221,6 milyar dolara, kısa vadeli kredi borcu da (ticari krediler hariç) 165,1 milyon dolar gerileyerek 18,9 milyar dolara indi.
  • Tüketici güven endeksi, Eylül ayında bir önceki aya göre %13,2 oranında azalarak 59,3 oldu
  • Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku, Tüemmuz sonunda, 2017 yıl sonuna göre yüzde 2.1 artışla 120.6 milyar dolara yükseldi. Temmuz sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 181.3 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Toplam borçların, yüzde 18.4′ü kamu sektörünün, yüzde 0.3′ü Merkez Bankası´nın ve yüzde 81.3′ü özel sektörün olduğu belirlendi.
  • Merkez Bankası’nın brüt döviz rezervleri geçen hafta 70.2 milyar dolardan 68.9 milyar dolara düştü.
  • Türkiye’nin yurt dışı varlıkları ile yükümlülüklerinin farkı şekilde tanımlanan net UYP, temmuz sonu itibarıyla 390,7 milyar dolar açık verdi. Türkiye’nin yurt dışı varlıkları temmuz ayında geçen yıl sonuna göre yüzde 1,4 azalarak 229,6 milyar dolar, yurt dışı yükümlülükleri de yüzde 11,2 azalarak 620,3 milyar dolar oldu.

 

 

DÜNYA

  • Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) yayımladığı nihai verilere göre, 19 üyeli Euo Bölgesi’nde temmuzda yüzde 2,1 olan yıllık enflasyon, ağustosta yüzde 2’ye düştü.

HAFTANIN YORUMU

YENİ EKONOMİ PROGRAMININ (YEP) DEĞERLENDİRİLMESİ

Bülent ÇAKAR

Geçen hafta Perşembe günü Hazine ve Maliye Bakanı Yeni Ekonomi Programı (YEP)’nı bir basın toplantısı ile kamuoyuna açıkladı.

Oldukça ayrıntılı bir metin şeklinde hazırlanan YEP, iş çevreleri, medya ve akademisyenler tarafından genellikle olumlu bulundu. Gerçekten ekonomimizin içinde bulunduğu koşullarda böyle bir metnin açıklanması zaruret halini almıştı.

YEP’in sorunları teşhis açısından doğru bir metin olduğunu söylemek gerekir.

Kurlarda yukarı yönlü oynaklık, buna bağlı olarak yüksek faiz ve yüksek enflasyon, hemen üzerine gidilmesi gereken sorunlar olarak sıralanıyor.

Bunların ortaya çıkardığı sonuçlar ise, reel sektörün kur ve faiz artışları nedeniyle, ödeme ve tahsilat problemi yaşaması, bankaların yeni kredi verme konusunda sıkılaştırma uygulaması, iflas eden ve konkordato ilan eden şirket sayısının artışı, buna bağlı olarak işsizlik oranının artışı ve büyüme oranındaki düşüş şeklinde tezahür etmesi bekleniyor..

Bu süreç yaşanırken, kurdaki artışın yol açtığı olumlu bir gelişme de, ithalatın azalması, ihracat ve turizm gelirlerinin artması nedeniyle cari açığın küçülmesi olarak not edilmiş ve bu hususun dengelenme (ekonomide daralma demek daha doğru ) sürecinin daha yumuşak yaşanmasına katkı yapacağı belirtilmiş.

YEP’te 2017’de gerçekleşen, 2018, 2019, 2020 ve 2021’de ise hedeflenen temel göstergeler şöyle sıralanmış:

USD kuru

2017: 3,65 / 2018: 4,90 / 2019: 5,60 / 2020: 6,00 / 2021: 6,20

Cari açığın milli gelire oranı

2017: 5,6 / 2018: 4,7 / 2019: 3,3 / 2020: 2,7 / 2021: 2,6

Enflasyon (TÜFE)

2017: 11,9 / 2018: 20,8 / 2019: 15,9 / 2020: 9,8 / 2021: 6,0

Bütçe açığının milli gelire oranı

2017:1,5 / 2018: 1,9 / 2019: 1,8 / 2020: 1,9 / 2021: 1,7

Faiz dışı fazla

2017: 0,3 / 2018: 0,1 / 2019: 0,8 / 2020: 1,0 / 2021: 1,3

Büyüme Oranı

2017: 7,4 / 2018: 3,8 / 2019: 2,3 / 2020: 3,5 / 2021: 5.0

İşsizlik

2017: 10,9 / 2018: 11,3 / 2019: 12,1 / 2020: 11,9 / 2021: 10,8

Bu hedeflerden anlaşılan önümüzdeki 2019 yılının ekonominin dibe vurduğu yıl olacaktır. Kamuda maliyet ve harcamaların azaltılması hedefine rağmen ekonominin daralmasına paralel olarak vergi gelirleri de, ÖTV ve KDV tahsilatı düşecektir. Bu durumda 2019 yılında hedeflenen bütçe açığının milli gelire oranı olan 1,8 hedefinin tutturulması soru işaretidir. 2019 bütçesinin açıklanması bu sorunun yanıtı olacaktır, tabi bütçe hedeflerinin tutturulması şartıyla.

Programda, USD kurunun 2019 yılı ortalaması 5,60 olarak hedeflenmiştir. Bugün itibariyle kur 6,23 TL’dır. FED’in faiz artırımlarına devam ettiği sıkılaştırma döneminde ve ABD ile aramızda başta Suriye olmak üzere sorunlu dış ilişkilerimize rağmen, hedeflenen kurun nasıl tutturulacağı da soru işaretidir. Kur hedefi tutturulamazsa, cari açık, enflasyon, büyüme ve işsizlik hedeflerinde de sapma olması muhtemeldir.

Programın en hassas yönlerinden birisi de bankacılık sisteminin krizden etkilenmeden çıkmasını sağlamak için alınacak tedbirlerdir. Sayın Bakan sunumunda, bugün itibariyle bankalarda mali bünyenin incelenmesine ve sorunlu kredilerin sistemden atılmasına ilişkin tedbirlerin değerlendirilmesine başlanacağını ifade etmiştir ki, böyle bir hızlı hareket tarzı programın uygulanmasındaki ciddiyetin algılanması açısından çok olumlu olmuştur.

Ancak bankacılık sisteminin ekonominin daralması ile birlikte artan sorunlu kredilerin sistem dışına çıkarılması, bunların zararının en azından büyük bir bölümünün Devlet tarafından karşılanması anlamına geleceğinden, programda öngörülen kamu maliyesi ile ilgili hedeflere varılmasını da güçleştirmektedir. IMF ile herhangi bir anlaşma yapılmadığını da düşünürsek, dışarıdan kaynak bulmak zorunda kalacak olan Devletin, ülkenin dışarıdaki risk algısını değiştirmeye mecbur olduğu aşikardır.

Yapılması gerekenler

Öncelikle ABD ile olan ilişkilerimizi düzeltmemiz şarttır.

Son yıllarda kötüye giden AB sürecini yeniden rayına sokmamız, sadece hukuk ve demokrasi konusundaki eksikliklerimizi gidermemize yapacağı katkı açısından değerlendirilse bile büyük önem arz etmektedir. 2002-2010 yılları arasında tecrübe edildiği üzere, AB süreci gibi bir çıpa çok önemlidir.

Son olarak, YEP’in uygulama sonuçlarının üç ayda bir kamuya açıklanması dış yatırımcılara ve topluma güven verecek ve programa olan desteği artıracaktır.