|
İŞ KANUNU
VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK
YAPILMASI
HAKKINDA KANUN
|
Kanun
No. 5763 |
Kabul
Tarihi:
15/5/2008 |
MADDE 1 –
22/5/2003
tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun
3 üncü maddesinin ikinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve
maddenin sonuna aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
"Bu Kanunun 2
nci
maddesinin altıncı fıkrasına göre iş
alan alt işveren; kendi işyerinin
tescili için asıl işverenden aldığı
yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve
gerekli belgelerle birlikte, birinci
fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla
yükümlüdür. Bölge müdürlüğünce
tescili yapılan bu işyerine ait
belgeler gerektiğinde iş
müfettişlerince incelenir. İnceleme
sonucunda muvazaalı işlemin tespiti
halinde, bu tespite ilişkin
gerekçeli müfettiş raporu
işverenlere tebliğ edilir. Bu rapora
karşı tebliğ tarihinden itibaren
altı işgünü içinde işverenlerce
yetkili iş mahkemesine itiraz
edilebilir. İtiraz üzerine verilen
kararlar kesindir. Rapora altı iş
günü içinde itiraz edilmemiş veya
mahkeme muvazaalı işlemin tespitini
onamış ise tescil işlemi iptal
edilir ve alt işverenin işçileri
başlangıçtan itibaren asıl işverenin
işçileri sayılır."
"Asıl işveren-alt
işveren ilişkisinin kurulması,
bildirimi ve işyerinin tescili ile
yapılacak sözleşmede bulunması
gerekli diğer hususlara ilişkin usul
ve esaslar, Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı tarafından
çıkarılacak yönetmelikle
belirlenir."
MADDE 2 –
4857
sayılı Kanunun 30 uncu maddesi
başlığı ile birlikte aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"Özürlü ve eski hükümlü
çalıştırma zorunluluğu
MADDE 30 – İşverenler,
elli veya daha fazla işçi
çalıştırdıkları özel sektör
işyerlerinde yüzde üç özürlü, kamu
işyerlerinde ise yüzde dört özürlü
ve yüzde iki eski hükümlü işçiyi
meslek, beden ve ruhi durumlarına
uygun işlerde çalıştırmakla
yükümlüdürler. Aynı il sınırları
içinde birden fazla işyeri bulunan
işverenin bu kapsamda çalıştırmakla
yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam
işçi sayısına göre hesaplanır.
Bu kapsamda
çalıştırılacak işçi sayısının
tespitinde belirli ve belirsiz
süreli iş sözleşmesine göre
çalıştırılan işçiler esas alınır.
Kısmi süreli iş sözleşmesine göre
çalışanlar, çalışma süreleri dikkate
alınarak tam süreli çalışmaya
dönüştürülür. Oranın hesaplanmasında
yarıma kadar kesirler dikkate
alınmaz, yarım ve daha fazla olanlar
tama dönüştürülür. İşyerinin işçisi
iken sakatlananlara öncelik tanınır.
İşverenler
çalıştırmakla yükümlü oldukları
işçileri Türkiye İş Kurumu aracılığı
ile sağlarlar. Bu kapsamda
çalıştırılacak işçilerin
nitelikleri, hangi işlerde
çalıştırılabilecekleri, bunların
işyerlerinde genel hükümler dışında
bağlı olacakları özel çalışma ile
mesleğe yöneltilmeleri,
mesleki yönden işverence nasıl işe
alınacakları, Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığınca
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Yer
altı ve su altı işlerinde
özürlü işçi çalıştırılamaz ve
yukarıdaki hükümler uyarınca
işyerlerindeki işçi sayısının
tespitinde yer altı ve su altı
işlerinde çalışanlar hesaba
katılmaz.
Bir işyerinden malulen
ayrılmak zorunda kalıp da sonradan
maluliyeti ortadan kalkan işçiler
eski işyerlerinde tekrar işe
alınmalarını istedikleri takdirde,
işveren bunları eski işleri veya
benzeri işlerde boş yer varsa
derhal, yoksa boşalacak ilk işe
başka isteklilere tercih ederek, o
andaki şartlarla işe almak
zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu
halde işveren iş sözleşmesi yapma
yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe
alınma isteğinde bulunan eski işçiye
altı aylık ücret tutarında tazminat
öder.
Özel sektör
işverenlerince bu madde kapsamında
çalıştırılan
17/7/1964 tarihli ve 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa
tabi özürlü sigortalılar ile
1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı
Kanunun 14 üncü maddesinde
belirtilen korumalı işyerlerinde
çalıştırılan özürlü sigortalıların,
aynı Kanunun 72
nci ve 73 üncü maddelerinde
sayılan ve 78 inci maddesiyle
belirlenen prime esas kazanç alt
sınırı üzerinden hesaplanan sigorta
primine ait işveren hisselerinin
tamamı, kontenjan fazlası özürlü
çalıştıran, yükümlü olmadıkları
halde özürlü çalıştıran işverenlerin
bu şekilde çalıştırdıkları her bir
özürlü için prime esas kazanç alt
sınırı üzerinden hesaplanan sigorta
primine ait işveren hisselerinin
yüzde ellisi Hazinece karşılanır.
İşveren hissesine ait primlerin
Hazinece karşılanabilmesi için
işverenlerin çalıştırdıkları
sigortalılarla ilgili olarak 506
sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve
hizmet belgelerinin yasal süresi
içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna
verilmesi ve sigortalıların tamamına
ait sigorta primlerinin sigortalı
hissesine isabet eden tutarı ile
Hazinece karşılanmayan işveren
hissesine ait tutarın ödenmiş olması
şarttır. Bu fıkraya göre işveren
tarafından ödenmesi gereken
primlerin geç ödenmesi halinde,
Hazinece Sosyal Güvenlik Kurumuna
yapılacak ödemenin gecikmesinden
kaynaklanan gecikme zammı,
işverenden tahsil edilir. Hazinece
karşılanan prim tutarları gelir ve
kurumlar vergisi uygulamalarında
gider veya maliyet unsuru olarak
dikkate alınmaz. Bu fıkranın
uygulanmasına ilişkin usul ve
esaslar Maliye Bakanlığı ile Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve
Hazine Müsteşarlığı tarafından
müştereken belirlenir.
Bu maddeye aykırılık
hallerinde 101 inci madde uyarınca
tahsil edilecek cezalar, özürlülerin
ve eski hükümlülerin mesleki eğitim
ve mesleki
rehabilitasyonu, kendi işini
kurmaları, özürlünün iş bulmasını
sağlayacak destek teknolojileri ve
bu gibi projelerde kullanılır.
Tahsil edilen
cezaların kullanımına ilişkin
hususlar, Türkiye İş Kurumu Genel
Müdürlüğünün koordinatörlüğünde,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
Çalışma Genel Müdürlüğü, Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı
ve Güvenliği Genel Müdürlüğü,
Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Adalet
Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri
Genel Müdürlüğü ve Türkiye Sakatlar
Konfederasyonu ile en çok işçi ve
işvereni temsil eden üst
kuruluşların birer temsilcilerinden
oluşan komisyon tarafından karara
bağlanır. Komisyonun çalışma
usul ve esasları Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Eski hükümlü
çalıştırılmasında, kanunlardaki kamu
güvenliği ile ilgili hizmetlere
ilişkin özel hükümler saklıdır."
MADDE 3 –
4857
sayılı Kanunun 78 inci maddesi,
madde başlığı ile birlikte aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"İş sağlığı ve
güvenliği yönetmelikleri
MADDE 78 – Bu Kanuna tabi
işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği
şartlarının belirlenmesi ve gerekli
önlemlerin alınması, işyerlerinde
kullanılan araç, gereç, makine ve
hammaddeler yüzünden çıkabilecek iş
kazaları ve meslek hastalıklarının
önlenmesi ve özel durumları
sebebiyle korunması gereken
kişilerin çalışma şartlarının
düzenlenmesi, ayrıca iş sağlığı ve
güvenliği mevzuatına uygunluğu
yönünden; işçi sayısı, işin ve
işyerinin özellikleri ile tehlikesi
dikkate alınarak işletme belgesi
alması gereken işyerleri ile
belgelendirilmesi gereken işler veya
ürünler ve bu belge veya belgelerin
alınmasına ilişkin usul ve esaslar,
iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili
konularda yapılacak risk
değerlendirmesi, kontrol, ölçüm,
inceleme ve araştırmaların usul ve
esasları ile bunları yapacak kişi ve
kuruluşların niteliklerinin
belirlenmesi, gerekli iznin
verilmesi ve verilen iznin iptal
edilmesi Sağlık Bakanlığının görüşü
alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığınca çıkarılacak
yönetmeliklerle belirlenir."
MADDE 4 –
4857
sayılı Kanunun 81 inci maddesi
başlığı ile birlikte aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"İş sağlığı ve
güvenliği hizmetleri
MADDE 81 – İşverenler, devamlı
olarak en az elli işçi
çalıştırdıkları işyerlerinde
alınması gereken iş sağlığı ve
güvenliği önlemlerinin belirlenmesi
ve uygulanmasının izlenmesi, iş
kazası ve meslek hastalıklarının
önlenmesi, işçilerin ilk yardım ve
acil tedavi ile koruyucu sağlık ve
güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi
amacıyla, işyerindeki işçi sayısı,
işyerinin niteliği ve işin tehlike
sınıf ve derecesine göre;
a) İşyeri sağlık ve
güvenlik birimi oluşturmakla,
b) Bir veya birden
fazla işyeri hekimi ile gereğinde
diğer sağlık personelini
görevlendirmekle,
c) Sanayiden sayılan
işlerde iş güvenliği uzmanı olan bir
veya birden fazla mühendis veya
teknik elemanı görevlendirmekle,
yükümlüdürler.
İşverenler, bu
yükümlülüklerinin tamamını veya bir
kısmını, bünyesinde çalıştırdığı ve
bu maddeye dayanılarak çıkarılacak
yönetmelikte belirtilen vasıflara
sahip personel ile yerine
getirebileceği gibi, işletme dışında
kurulu ortak sağlık ve güvenlik
birimlerinden hizmet
alarak da yerine getirebilir. Bu
şekilde hizmet alınması işverenin
sorumluklarını ortadan
kaldırmaz.
İşyeri sağlık ve
güvenlik biriminde görevlendirilecek
işyeri hekimleri, iş güvenliği
uzmanları ve işverence
görevlendirilecek diğer personelin
nitelikleri, sayısı, işe alınmaları,
görev, yetki ve sorumlulukları,
çalışma şartları, eğitimleri ve
belgelendirilmeleri, görevlerini
nasıl yürütecekleri, işyerinde
kurulacak sağlık ve güvenlik
birimleri ile ortak sağlık ve
güvenlik birimlerinin nitelikleri,
ortak sağlık ve güvenlik
birimlerinden hizmet alınmasına
ilişkin hususlar ile bu birimlerde
bulunması gereken personel, araç,
gereç ve teçhizat,
görevlendirilecek personelin
eğitim ve nitelikleri Sağlık
Bakanlığı, Türk Tabipleri Birliği ve
Türk Mimar Mühendis Odaları
Birliğinin görüşleri alınarak
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.
Kanuna veya kanunun
verdiği yetkiye dayanılarak kurulan
kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili
mevzuatına göre çalıştırılmakta olan
hekimlere, üçüncü fıkrada öngörülen
eğitimler aldırılmak suretiyle ve
aslî görevleri kapsamında,
çalışmakta oldukları kurum ve
kuruluşların asıl işveren olarak
çalıştırdıkları işçilerin işyeri
hekimliği hizmetleri gördürülür. Bu
kurum ve kuruluşların diğer personel
için oluşturulmuş olan sağlık
birimleri, işyeri sağlık ve güvenlik
birimi olarak da kullanılabilir."
MADDE 5 –
4857
sayılı Kanunun 85 inci maddesinin
birinci fıkrasında yer alan
"çocuklar" ibaresinden sonra gelmek
üzere "ile çalıştığı işle ilgili
mesleki eğitim almamış işçiler"
ibaresi eklenmiştir.
MADDE 6 –
4857
sayılı Kanunun 88 inci maddesinde
yer alan "kurulması gerektiği"
ibaresinden sonra gelmek üzere "veya
hangi hallerde dışarıdan hizmet
alabilecekleri" ibaresi eklenmiştir.
MADDE 7 –
4857
sayılı Kanunun 95 inci maddesinin
birinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"İşyerinin açılmasına
izin vermeye yetkili belediyeler ile
diğer ilgili makamlar bu izni
vermeden önce, Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığınca iş mevzuatına
göre verilmesi gerekli işletme
belgesinin varlığını araştırır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığınca işletme belgesi
verilmemiş işyerlerine belediyeler
veya diğer ilgili makamlarca açılma
izni verilemez."
MADDE 8 –
4857
sayılı Kanunun 98 inci maddesinin
birinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"Bu
Kanunun 3 üncü maddesinin birinci ve
ikinci fıkralarındaki işyeri
bildirme yükümlülüğüne aykırı
davranan işveren veya işveren
vekiline, çalıştırılan her işçi için
yüz Yeni Türk Lirası, 85 inci madde
kapsamındaki işyerlerinde ise
çalıştırılan her işçi için bin Yeni
Türk Lirası, 3 üncü maddesinin
ikinci fıkrasındaki işyerini
muvazaalı olarak bildiren asıl
işveren ile alt işveren veya
vekillerine ayrı
ayrı on
bin Yeni Türk Lirası idari para
cezası verilir."
MADDE 9 –
4857
sayılı Kanunun 105 inci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 105 – Bu
Kanunun;
a) 78 inci maddesinde
öngörülen yönetmeliklerdeki
hükümlere uymayan işveren veya
işveren vekiline, alınmayan her iş
sağlığı ve güvenliği önlemi için iki
yüz Yeni Türk Lirası, alınmayan
önlemler için izleyen her ay aynı
miktar,
b) 86
ncı
maddesi uyarınca işçilere doktor
raporu almayan işveren veya işveren
vekiline bu durumda olan her işçi
için, 87 nci
maddesi gereğince çocuklara doktor
raporu almayan işveren veya işveren
vekiline bu durumdaki her çocuk için
iki yüz Yeni Türk Lirası,
c)
77 nci
maddesine aykırı hareket eden, 78
inci maddesi gereği işletme belgesi
almadan işyeri açan veya
belgelendirilmesi gereken işler veya
ürünler için belge almayan, 79 uncu
maddesi gereğince faaliyeti
durdurulan işi izin almadan devam
ettiren veya kapatılan işyerlerini
izinsiz açan, 80 inci maddesinde
öngörülen iş sağlığı ve güvenliği
kurullarının kurulması ve
çalıştırılması ile ilgili hükümlere
aykırı davranan, iş sağlığı ve
güvenliği kurullarınca alınan
kararları uygulamayan, 81 inci
maddesinde belirtilen yükümlülükleri
yerine getirmeyen, 88 ve 89 uncu
maddelerinde öngörülen
yönetmeliklerde gösterilen şartlara
ve usullere uymayan işveren veya
işveren vekiline biner Yeni Türk
Lirası,
d)
Bu Kanunun 85 inci maddesine aykırı
olarak ağır ve tehlikeli işlerde
onaltı
yaşından küçükleri çalıştıran veya
aynı maddede belirtilen yönetmelikte
gösterilen yaş kayıtlarına aykırı
işçi çalıştıran işveren veya işveren
vekiline her işçi için bin Yeni Türk
Lirası, aynı maddenin birinci
fıkrasında belirtilen mesleki eğitim
almamış işçi çalıştıran işveren veya
işveren vekiline her işçi için
beşyüz
Yeni Türk Lirası,
idari para cezası verilir."
MADDE 10 –
4857
sayılı Kanunun 108 inci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 108 – Bu Kanunda
öngörülen idari para cezaları, 101
ve 106 ncı
maddelerdeki idari para cezaları
hariç, gerekçesi belirtilmek
suretiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı Bölge Müdürünce verilir.
101 ve 106 ncı
maddeler kapsamındaki idari para
cezaları ise doğrudan Türkiye İş
Kurumu İl Müdürü tarafından verilir
ve genel esaslara göre tahsil
edilir. 106 ncı
maddeye göre verilecek idari para
cezası için, 4904 sayılı Kanunun 20
nci
maddesinin (h) bendindeki tutar esas
alınır."
MADDE 11 –
4857
sayılı Kanunun 111 inci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 111 – Bu Kanunun
uygulanması bakımından; sanayiden,
ticaretten, tarım ve orman
işlerinden sayılacak işlerin
esasları aşağıda belirtilmiştir.
Sanayiden sayılacak
işlerin esasları şunlardır:
a) Her türlü madenleri
arama ve topraktan çıkarma, taş, kum
ve kireç ocakları.
b) Ham, yarı ve tam
yapılmış maddelerin işlenmesi,
temizlenmesi, şeklinin
değiştirilmesi, süslenmesi, satış
için hazırlanması.
c) Her türlü kurma,
onarma, sökme, dağıtma ve yıkma.
d) Bina yapılması ve
onarımı, değiştirilmesi, bozulması,
yıkılması ve bunlara yardımcı her
türlü sınai
yapım.
e) Yol, demiryolu,
tramvay yolu, liman, kanal, baraj,
havaalanı, dalgakıran, tünel, köprü,
lağım ve kuyuların yapılması ve
onarımı, batıkların çıkarılması ve
bataklık kurutma.
f) Elektrik ve her
çeşit muharrik kuvvetlerin elde
edilmesi, değiştirilmesi, taşınması,
kurma ve dağıtma.
g) Su ve gaz tesisatı
kurma ve işletmesi.
h) Telefon, telgraf,
telsiz, radyo ve televizyon kurma.
i) Gemi ve vapur
yapımı, onarımı, değiştirilmesi ve
bozup dağıtma.
j) Eşyanın istasyon,
antrepo, iskele, limanlar ve
havaalanlarında yükletilmesi,
boşaltılması.
k) Basımevleri.
Ticaretten sayılacak
işlerin esasları şunlardır:
a) Ham, yarı ve tam
yapılmış her çeşit bitkisel, hayvani
veya sınai
ürün ve malların alımı ve satımı.
b) Bankacılık ve finans
sektörü ile ilgili işlerle,
sigortacılık, komisyonculuk,
depoculuk, ambarcılık, antrepoculuk.
c) Su ürünleri alımı ve
satımı.
d) Karada, göl ve
akarsularda insan veya eşya ve
hayvan taşıma.
Tarım ve orman
işlerinden sayılacak işlerin
esasları şunlardır:
a)
Her çeşit meyveli ve meyvesiz
bitkiler; çay, pamuk, tütün, elyaflı
bitkiler; turunçgiller; pirinç,
baklagiller; ağaç, ağaççık, omca,
tohum, fide, fidan; sebze ve tarla
ürünleri; yem ve süt bitkilerinin
yetiştirilmesi, üretimi, ıslahı,
araştırılması, bunlarla ilgili her
türlü toprak işleri, ekim, dikim,
aşı, budama, sulama, gübreleme,
hasat, harman, devşirme, temizleme,
hazırlama ve ayırma işleri, hastalık
ve zararlılarla mücadele, toprak
ıslahı, çayır, mera, toprak ve su
korunması.
b) Ormanların
korunması, planlanması (amenajman),
yetiştirilmesi, işletilmesi,
sınırlandırılması çalışmaları,
bunlara ait alt yapı çalışmaları ile
tohum toplama, fidanlık,
ağaçlandırma, erozyon kontrolü, etüt
proje ve
rehabilitasyonu, ormancılık
araştırma ile milli park, orman içi
dinlenme yerleri ve kent
ormanlarının kurulması, bakım ve
geliştirilmesi.
c) Her türlü iş ve
gelir hayvanlarının (arı, ipek
böceği ve benzerleri
dahil)
yetiştirilmesi, üretimi, ıslahı ve
bunlarla ilgili bakım, güdüm,
terbiye, kırkım, sağım ve
ürünlerinin elde edilmesi,
toplanması, saklanması ile bu
hayvanların hastalık ve
asalaklarıyla mücadele.
d) 854 sayılı Deniz İş
Kanununun hükümleri saklı kalmak
kaydıyla, kara ve su avcılığı ve
üreticiliği ile bu yoldan elde
edilen ürünlerin saklanması ve
taşınması.
Yukarıda sayılan
esaslar doğrultusunda bir işin bu
Kanunun uygulanması bakımından
sanayi, ticaret, tarım ve orman
işlerinden hangisinin kapsamında
sayılacağı; Sanayi ve Ticaret, Çevre
ve Orman ile
Tarım ve
Köyişleri
bakanlıklarının görüşleri alınarak,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığınca altı ay içinde
çıkarılacak bir yönetmelikle
düzenlenir."
MADDE 12 –
26/6/1973 tarihli ve 1774 sayılı
Kimlik Bildirme Kanununa aşağıdaki
ek madde
eklenmiştir.
"EK MADDE 2 – Bu
Kanunun 4 üncü ve 6
ncı
maddeleri gereğince verilen sürekli
veya geçici olarak çalışanlara ait
kimlik bilgileri, genel kolluk
kuvvetlerince ilgili Sosyal Güvenlik
Kurumu Başkanlığı il müdürlükleri
veya merkez müdürlüklerine
bildirilir."
MADDE 13 –
25/8/1999
tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik
Sigortası Kanununun 46
ncı
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiş, bu maddenin
son fıkrasında yer alan "Geçici 1
inci maddesinde" ibaresi "Ek 1 inci,
Ek 2 nci,
Geçici 1 inci, Geçici 6
ncı ve
Geçici 7 nci
maddelerinde" şeklinde
değiştirilmiştir.
"İşsizlik sigortasının
amacı; işsizlik sigortasına ilişkin
kuralları ve uygulama esaslarını
düzenlemek ve bu Kanunda öngörülen
hizmetlerin verilmesini
sağlamaktır."
MADDE 14 –
4447 sayılı Kanunun 48 inci
maddesinin dördüncü fıkrasının
sonuna "Kurumca bu Kanuna göre
yapılacak işlemlere ilişkin
elektronik ortamda bilgi ve belge
istenebilir veya bilgi ve belge
verilebilir." cümlesi ve beşinci
fıkrasında yer alan "doğrudan"
ibaresinden sonra gelmek üzere "veya
elektronik ortamda" ibaresi
eklenmiş, yedinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"Ayrıca, sigortalı
işsizler ile Kuruma kayıtlı diğer
işsizlere; iş bulma, danışmanlık
hizmetleri, mesleki eğitim, işgücü
uyum ve toplum yararına çalışma
hizmetleri verilir ve işgücü
piyasası araştırma ve planlama
çalışmaları yapılır. Bu kapsamda
yapılacak giderler İşsizlik
Sigortası Fonundan karşılanır. Bu
giderlerin yıllık miktarı, işsizlik
sigortası primi olarak bir önceki
yıl içinde Fona aktarılan Devlet
payının yüzde otuzunu geçemez. Bu
oranı yüzde elliye kadar çıkarmaya
Bakanlar Kurulu yetkilidir. Ancak,
işsizlik ödeneğinden yararlanmakta
olanlara yönelik hizmetler için bu
sınırlama dikkate alınmaz. Bu
fıkraya ilişkin esas ve usuller
yönetmelikle belirlenir."
MADDE 15 –
4447
sayılı Kanunun 50
nci
maddesinin başlığı ve birinci
fıkrası
aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş, üçüncü fıkrasında yer
alan "İlk işsizlik ödeneği ödemesi
ise ödeneğe hak kazanılan tarihi
izleyen ayın sonunda yapılır."
cümlesi "İlk işsizlik ödeneği
ödemesi ise ödeneğe hak kazanılan
tarihi izleyen ayın sonuna kadar
yapılır." şeklinde değiştirilmiş ve
fıkranın sonuna "Ölen sigortalı
işsizlere ait fazla ödemeler geri
tahsil edilmez." cümlesi
eklenmiştir.
"İşsizlik ödeneğinin;
miktarı, ödeme süreleri ve zamanı
ile sigorta primleri"
"Günlük işsizlik
ödeneği, sigortalının son dört aylık
prime esas kazançları dikkate
alınarak hesaplanan günlük ortalama
brüt kazancının yüzde kırkıdır. Bu
şekilde hesaplanan işsizlik ödeneği
miktarı, 4857 sayılı İş Kanununun 39
uncu maddesine göre
onaltı
yaşından büyük işçiler için
uygulanan aylık asgari ücretin brüt
tutarının yüzde seksenini geçemez."
MADDE 16 –
4447
sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin
üçüncü fıkrasının (B) bendinin (c)
alt bendi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş ve bu bende aşağıdaki
(e) alt bendi eklenmiştir.
"c) 48 inci maddesinin
yedinci fıkrasında sayılan
hizmetlere ilişkin giderlerden,"
"e) Geçici 6
ncı ve
Geçici 7 nci
maddeleri kapsamındaki giderlerden,"
MADDE 17 –
4447
sayılı Kanuna aşağıdaki ek 1 inci
madde eklenmiştir.
"İşverenin ödeme aczine
düşmesi
EK MADDE 1 – Bu Kanuna
göre sigortalı sayılan kişileri
hizmet akdine tabi olarak çalıştıran
işverenin
konkordato ilan etmesi,
işveren için aciz vesikası alınması,
iflası veya iflasın ertelenmesi
nedenleri ile işverenin ödeme
güçlüğüne düştüğü hallerde geçerli
olmak üzere, işçilerin iş
ilişkisinden kaynaklanan üç aylık
ödenmeyen ücret alacaklarını
karşılamak amacı ile İşsizlik
Sigortası Fonu kapsamında ayrı bir
Ücret Garanti Fonu oluşturulur. Bu
madde kapsamında yapılacak
ödemelerde işçinin, işverenin ödeme
güçlüğüne düşmesinden önceki son bir
yıl içinde aynı işyerinde çalışmış
olması koşulu esas alınarak temel
ücret üzerinden ödeme yapılır. Bu
ödemeler 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununun 78 inci
maddesi
uyarınca belirlenen kazanç
üst sınırını aşamaz.
Ücret Garanti Fonu,
işverenlerce işsizlik sigortası
primi olarak yapılan ödemelerin
yıllık toplamının yüzde biridir.
Ücret Garanti Fonunun oluşumu ve
uygulanması ile ilgili usul ve
esaslar yönetmelikle belirlenir."
MADDE 18 –
4447
sayılı Kanuna aşağıdaki ek 2
nci
madde eklenmiştir.
"Kısa çalışma ve kısa
çalışma ödeneği
EK
MADDE 2 – Bu Kanuna göre sigortalı
sayılan kişileri hizmet akdine tabi
olarak çalıştıran işveren; genel
ekonomik kriz veya zorlayıcı
sebeplerle işyerindeki haftalık
çalışma sürelerini geçici olarak
önemli ölçüde azaltması veya
işyerinde faaliyeti tamamen veya
kısmen geçici olarak durdurması
halinde, durumu derhal gerekçeleri
ile birlikte Türkiye İş Kurumuna,
varsa toplu iş sözleşmesi tarafı
sendikaya bir yazı ile bildirir.
Talebin uygunluğunun
belirlenmesine ilişkin usul ve
esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığınca çıkarılacak
yönetmelikle belirlenir.
Yukarıda belirtilen
nedenlerle işyerinde geçici olarak
en az dört hafta işin durması veya
kısa çalışma hallerinde işçilere
çalıştırılmadıkları süre için
işsizlik sigortasından kısa çalışma
ödeneği ödenir. Kısa çalışma süresi,
zorlayıcı sebebin devamı süresini ve
herhalde üç ayı aşamaz.
İşçinin kısa çalışma ödeneğine hak
kazanabilmesi için, çalışma süreleri
ve işsizlik sigortası primi ödeme
gün sayısı bakımından işsizlik
ödeneğine hak kazanma şartlarını
yerine getirmesi gerekir.
Günlük kısa çalışma
ödeneğinin miktarı, işsizlik ödeneği
miktarı kadardır. Kısa çalışma
ödeneğinden yararlananlara ait
sigorta primlerinin aktarılması ve
sağlık hizmetlerinin sunulmasına
ilişkin işlemler 506 sayılı Kanunda
belirtilen esaslar çerçevesinde
yürütülür. Kısa çalışma ödeneği
olarak yapılan ödemeler başlangıçta
belirlenen işsizlik ödeneği
süresinden düşülür.
Zorlayıcı sebeplerle
işyerinde faaliyetin tamamen veya
kısmen geçici olarak durması
halinde, kısa çalışma ödeneği
ödemeleri 4857 sayılı Kanunun 24
üncü maddesinin (III) numaralı
bendinde ve aynı Kanunun 40
ıncı
maddesinde öngörülen bir haftalık
süreden sonra başlar."
MADDE 19 –
4447
sayılı Kanuna aşağıdaki geçici 6
ncı
madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 6 – a)
2008 yılına münhasır olmak üzere,
Fonun mevcut nema gelirlerinden
1.300.000.000
YTL'lik kısım Fon tarafından
Hazine İç Ödemeler Muhasebe Birimi
hesaplarına aktarılır ve genel
bütçenin (B) işaretli cetveline
gelir kaydedilir. Kaydedilen bu
tutarları, Yüksek Planlama Kurulu
kararına istinaden Güneydoğu Anadolu
Projesi kapsamındaki yatırımlara
öncelik vermek kaydıyla münhasıran
ekonomik kalkınma ve sosyal
gelişmeye yönelik yatırımlarda
kullanılmak üzere ilgili idare
bütçelerine ödenek kaydetmeye Maliye
Bakanı yetkilidir. Bu ödenekler,
2008 yılı yatırım programı ile
ilişkilendirilir.
b)
2009-2012 yıllarında Fon
tarafından tahsil edilecek nema
gelirlerinin dörtte biri, ilgili yıl
genel bütçelerinin (B) işaretli
cetvelinde bütçe gelir tahmini
olarak yer alır. İlgili yıl
bütçeleri hazırlanırken Güneydoğu
Anadolu Projesi kapsamındaki
yatırımlara öncelik vermek kaydıyla
münhasıran bölgesel ekonomik
kalkınma ve sosyal gelişmeye yönelik
yatırımların finansmanı için ilgili
idare bütçelerine bu gelir tahmini
karşılığı kadar ödenek öngörülür. Bu
gelirler, Fon tarafından tahsil
edilen ayı izleyen ayın 15'ine kadar
Hazine İç Ödemeler Muhasebe Birimi
hesaplarına aktarılır ve yılı genel
bütçesinin (B) işaretli cetveline
gelir kaydedilir.
c) Bu madde kapsamında
aktarılacak kaynakla
gerçekleştirilecek yatırımlardan
elde edilecek getiriler ile varlık
satışlarından elde edilecek
gelirlerin Yüksek Planlama Kurulunca
belirlenecek oranı, kullanılan
kaynak tutarını aşmamak kaydıyla
Fona aktarılır.
Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usul
ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığı
tarafından müştereken belirlenir."
MADDE 20 –
4447
sayılı Kanuna aşağıdaki
geçici 7
nci
madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 7 – 18 yaşından büyük
ve 29 yaşından küçük olanlar ile yaş
şartı aranmaksızın 18 yaşından büyük
kadınlardan; bu maddenin yürürlük
tarihinden önceki altı aylık dönemde
prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı
sigortalılar dışında olması
şartıyla, bu maddenin yürürlük
tarihinden önceki bir yıllık dönemde
işyerine ait prim ve hizmet
belgelerinde bildirilen ortalama
sigortalı sayısına ilave olarak bu
maddenin yürürlük tarihinden itibaren
bir yıl içinde işe alınan ve fiilen
çalıştırılanlar için; 506 sayılı
Kanunun 72 nci
ve 73 üncü maddelerinde
sayılan ve 78 inci maddesi uyarınca
belirlenen prime esas kazanç alt
sınırı üzerinden hesaplanan sigorta
primine ait işveren hisselerinin;
a) Birinci yıl için
yüzde yüzü,
b) İkinci yıl için
yüzde sekseni,
c) Üçüncü yıl için
yüzde altmışı,
d) Dördüncü yıl için
yüzde kırkı,
e) Beşinci yıl için
yüzde yirmisi,
İşsizlik Sigortası
Fonundan karşılanır.
İşveren hissesine ait primlerin
İşsizlik Sigortası Fonundan
karşılanabilmesi için işverenlerin
çalıştırdıkları sigortalılarla
ilgili olarak 506 sayılı Kanun
uyarınca aylık prim ve hizmet
belgelerinin yasal süresi içerisinde
Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi
ve sigortalıların tamamına ait
sigorta primlerinin sigortalı
hissesine isabet eden tutarı ile
İşsizlik Sigortası Fonundan
karşılanmayan işveren hissesine ait
tutarın ödenmiş olması şarttır.
Bu maddeye göre işveren
tarafından ödenmesi gereken
primlerin geç ödenmesi halinde,
İşsizlik Sigortası Fonundan Sosyal
Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemenin
gecikmesinden kaynaklanan gecikme
zammı, işverenden tahsil edilir.
Bu madde hükümleri;
a)
1/10/2003 tarihinden sonra
özelleştirme kapsamında devir alınan
işyerleri hariç olmak üzere, mevcut
ve faaliyette bulunan işyerlerinin
devredilmesi, birleşmesi, bölünmesi
veya nevi değiştirmesi gibi hallerde
yeni işe başlama olarak
değerlendirilmez.
b) Mevcut bir işyerinin
kapatılarak; değişik bir ad veya
unvan ya da bir iş birimi olarak
aynı faaliyette açılması veya
çalışan sigortalıların bütün olarak
devredilmesi
halinde, bu işyerleri
hakkında uygulanmaz.
c) Yönetim ve kontrolü
elinde bulunduracak şekilde doğrudan
veya dolaylı ortaklık ilişkisi
bulunan şirketler arasında
istihdamın kaydırılması, şahıs
işletmelerinde işletme sahipliğinin
değiştirilmesi gibi ek bir kapasite
ve istihdam artışına neden olmayan,
sadece teşviklerden yararlanmak
amacıyla yapılan işlemler hakkında
uygulanmaz.
d) 506 sayılı Kanun
gereğince yapılan kontrol ve
denetimler sonucunda çalıştırdığı
kişileri sigortalı olarak
bildirmediği tespit edilen işyerleri
hakkında bir yıl süreyle uygulanmaz.
e)
8/9/1983 tarihli ve 2886
sayılı Devlet İhale Kanunu ile
4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu
İhale Kanunu ve uluslararası anlaşma
hükümlerine istinaden yapılan hizmet
ve yapım konulu işyerlerine yönelik
işyerleri hakkında uygulanmaz.
f) Kamu idareleri
işyerleri hakkında uygulanmaz.
g) 506 sayılı Kanuna
göre sosyal güvenlik destek primine
tabi çalışanlar ile yurt dışında
çalışan sigortalılar hakkında
uygulanmaz.
İşsizlik Sigortası
Fonundan karşılanan prim tutarları
gelir ve kurumlar vergisi
uygulamalarında gider veya maliyet
unsuru olarak dikkate alınmaz.
Bu maddeyle düzenlenen
destek unsurundan diğer ilgili
mevzuat uyarınca ayrıca
yararlanmakta olan işverenler; aynı
dönem için ve mükerrer olarak bu
destek unsurundan yararlanamaz. Bu
durumda, işverenlerin tercihleri
dikkate alınmak suretiyle uygulama,
destek unsurlarından sadece biriyle
sınırlı olarak yapılır.
Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve
esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı tarafından belirlenir."
MADDE 21 –
25/6/2003
tarihli ve 4904 sayılı Türkiye İş
Kurumu Kanununun 13 üncü
maddesi başlığı ile birlikte
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"İl istihdam ve mesleki
eğitim kurulları
MADDE 13 – İlin işgücü, istihdam ve
mesleki eğitim ihtiyacını tespit
etmek veya ettirmek, mesleki ve
teknik eğitim okul ve kurumları ile
işletmelerde yapılacak mesleki
eğitim ve istihdam konularında
etkinlik ve verimliliği artırmak
amacıyla yerel düzeyde politikalar
oluşturmak, plan yapmak ve kararlar
almak, ilgili kurum ve kuruluşlara
görüş ve önerilerde bulunmak üzere
illerde İl İstihdam ve Mesleki
Eğitim Kurulu kurulur.
Kurul valinin
başkanlığında aşağıda sayılan
üyelerden oluşur:
a) Belediye Başkanı,
büyükşehir
belediyesi bulunan illerde
Büyükşehir Belediye Başkanı
veya
genel sekreteri veya yardımcısı.
b) İl Özel İdaresi
Genel Sekreteri.
c) İl Milli Eğitim
Müdürü.
ç) İl Sanayi ve Ticaret
Müdürü.
d) İŞKUR İl Müdürü.
e) İl Ticaret ve/veya
Sanayi Odası Başkanı.
f) İşçi, işveren
konfederasyonları ile Türkiye
Sakatlar Konfederasyonundan birer
temsilci.
g) İl Esnaf ve
Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı.
ğ) İlde bulunan fakülte
veya yüksek okulların Çalışma
Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri
Bölümü veya Mesleki Teknik Eğitim
Bölümlerinden valinin belirleyeceği
bir öğretim üyesi.
İl istihdam ve mesleki
eğitim kurullarının görevleri
şunlardır:
a) İlin istihdam ve
mesleki eğitim politikasını
oluşturmak.
b) İlin muhtelif sektör
ve branştaki
işgücü ve mesleki eğitim ihtiyacını
belirlemek üzere işgücü piyasa
analizleri yapmak-yaptırmak, bu
amaçla gerektiğinde ilgili alan
uzmanlarından komisyonlar
oluşturmak, bunların görev tanımları
çerçevesinde hazırladıkları
raporları değerlendirmek ve
yayınlamak, gerektiğinde ilgili
Bakanlık ve kurullara sunmak.
c) Milli Eğitim
Bakanlığınca gönderilen mesleki
eğitim çerçeve programlarının işgücü
piyasası araştırma sonuçlarına göre
ilin ihtiyaçları doğrultusunda
düzenlenmesi için görüş bildirmek.
ç) Mesleki eğitim
uygulamalarında ortaya çıkan
uyuşmazlıkların çözümüne yardımcı
olmak.
d) Mesleki eğitim,
işgücü ve istihdam konularında kurum
ve kuruluşlardan gelecek görüş ve
önerileri incelemek, değerlendirmek
ve sonuçlandırmak.
e) İl düzeyinde
istihdamı koruyucu, geliştirici ve
işsizliği önleyici tedbirleri
belirlemek ve gereği için ilgili
kurum ve kuruluşlara bildirmek.
f) İşgücü piyasası
araştırma sonuçları da dikkate
alınarak İl Milli Eğitim Müdürlüğü
ve Kurum tarafından hazırlanan
işgücü yetiştirme faaliyetlerine
ilişkin planları onaylamak ve
bunların uygulama sonuçlarını
izlemek.
g) Bu madde
hükümlerinin il seviyesinde eksiksiz
yerine getirilmesi için gerekli
tedbirleri almak.
Kurul kararları
bağlayıcıdır. Kurul, alınan
kararlara ilişkin eylem planı
hazırlar, sorumlu kurum ve
kuruluşları belirler, uygulamaları
ve sonuçlarını takip eder.
Kurul, üç ayda bir
toplanır. Kurulun sekretarya görevi
Kurum İl Müdürlüğü ile İl Milli
Eğitim Müdürlüğü tarafından kendi
görev alanları ile sınırlı kalmak
kaydıyla müştereken yürütülür.
Alınan kararların uygulanmasının
takibi ile diğer faaliyet ve işgücü
piyasasına yönelik araştırmalar,
Yürütme Kurulu tarafından yerine
getirilir.
İşgücü yetiştirme
faaliyetleri ve sonuçları; Kurul
başkanının onayıyla, Kurum, İl Milli
Eğitim Müdürlüğü, Kurul üyesi işçi
ve işveren konfederasyonları
tarafından belirlenecek birer üyeden
oluşan Denetim Kurulu tarafından
denetlenir. Denetimler için, ihtiyaç
halinde birden fazla Denetim Kurulu
oluşturulabilir. Denetim raporları
Kurula bildirilir.
Kurul tarafından her
yıl faaliyet raporu düzenlenir.
Düzenlenen rapor, Kurum Yönetim
Kurulu tarafından
değerlendirildikten sonra ilgili
bakanlıklara gönderilir.
Kurul, Yürütme Kurulu
ve Denetim Kurulu üyelerine, 6245
sayılı Harcırah Kanunu doğrultusunda
günlük harcırah ödenir.
Kurulun yönetim ve
denetim faaliyetleri, işgücü
piyasası araştırma ve planlama
çalışmaları için Kurum tarafından
ödenek tahsis edilir. Bu ödeneğin
miktarı, aktif işgücü programları
için Kurum tarafından İl Müdürlüğüne
tahsis edilen toplam ödeneğin yüzde
beşini geçemez.
İl İstihdam ve Mesleki
Eğitim Kurulu, Yürütme Kurulu ve
Denetleme Kurulunun çalışma usul ve
esasları Milli Eğitim, Sanayi ve
Ticaret ve Çalışma ve Sosyal
Güvenlik bakanlıkları ile Kurum
tarafından müştereken çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Bu Kanunda İl İstihdam
Kurullarına yapılan atıflar ile
5/6/1986
tarihli ve 3308 sayılı Mesleki
Eğitim Kanununda İl Mesleki Eğitim
Kuruluna yapılan atıflar İl İstihdam
ve Mesleki Eğitim Kuruluna yapılmış
sayılır.
3308 sayılı Kanunun bu
maddeye aykırı hükümleri
uygulanmaz."
MADDE 22 –
4904
sayılı Kanunun 17
nci
maddesinin ikinci fıkrasının (a)
bendinde yer alan "Türk vatandaşı
ve" ibaresi madde metninden
çıkarılmıştır.
MADDE 23 – 4904
sayılı Kanunun 20
nci
maddesinin birinci fıkrasına
aşağıdaki (f), (g), (h), (ı) ve (j)
bentleri eklenmiş ve ikinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"f) İş arayanlara ve
açık işlere ilişkin bilgileri, iş ve
işçi bulma faaliyeti dışında başka
bir amaçla kullanan bürolara
ikibin
Yeni Türk Lirası; iş arayanlardan
her ne ad altında olursa olsun
menfaat temin
eden bürolara
onbin
Yeni Türk Lirası,
g)
Yönetmelikte öngörülenler dışında iş
arayanlardan ücret alınmasına veya
herhangi bir menfaat teminine
yönelik sözlü ya da yazılı
anlaşmalar, işgücünün sigortasız
çalışması veya sendikaya üye
olmaması ya da asgari ücretin
altında ücret ödenmesi koşullarını
taşıyan anlaşmalar, iş arayanın,
diğer özel istihdam bürolarından
veya Kurumdan hizmet almalarını
engelleyen anlaşmalar yapılması
halinde ikibin
Yeni Türk Lirası,
h) Kurumdan izin
belgesi almadan iş ve işçi bulmaya
aracılık
faaliyetinin bir işyerinde
veya 9/6/2004 tarihli ve 5187 sayılı
Basın Kanununda yazılı araçlarla ya
da radyo, televizyon, video,
internet, kablolu yayın veya
elektronik bilgi iletişim araçları
ve benzer yayın araçlarından biri
ile işlenmesi halinde bu fiili
gerçekleştiren gerçek veya tüzel
kişilere onbin
Yeni Türk Lirası; fiilin her bir
tekrarında
yirmibin Yeni Türk Lirası,
ı)
Kurumdan izin belgesi almadan iş ve
işçi bulmaya aracılık faaliyeti
gösteren kişiler ile Kurumdan izin
almadan yurtdışına işçi götürmek
isteyen kişilere ait iş ve işçi
bulma ilanını, 5187 sayılı Basın
Kanununda yazılı araçlarla ya da
radyo, televizyon, video, internet,
kablolu yayın veya elektronik bilgi
iletişim araçları ve benzer yayın
araçları ile yayınlayan gerçek ve
tüzel kişilere,
beşbin Yeni Türk Lirası,
j)
27/2/2003 tarihli ve 4817
sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri
Hakkında Kanun gereği çalışma izni
almayanlar için aracılık
faaliyetinde bulunan gerçek ve tüzel
kişilere kişi başına beş bin Yeni
Türk Lirası,"
"Birinci fıkranın (a),
(b), (c), (f), (g) ve (j)
bentlerinde yer alan fiillerin ayrı
ayrı
veya birlikte üç kez tekrarlanması
halinde özel istihdam bürolarına
verilen izinler iptal edilir. Kanun
hükümlerine göre verilen idarî para
cezaları Kurum tarafından genel
esaslara göre tahsil edilir."
MADDE 24 –
31/5/2006
tarihli ve 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanununun 81 inci maddesinin birinci
fıkrasına aşağıdaki (ı) bendi
eklenmiştir.
"ı) Bu Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamındaki sigortalıları
çalıştıran özel sektör
işverenlerinin, bu maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendine göre
malullük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primlerinden, işveren
hissesinin beş puanlık kısmına
isabet eden tutar Hazinece
karşılanır.
İşveren hissesine ait primlerin
Hazinece karşılanabilmesi için,
işverenlerin çalıştırdıkları
sigortalılarla ilgili olarak bu
Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet
belgelerinin yasal süresi içerisinde
Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri,
sigortalıların tamamına ait sigorta
primlerinin sigortalı hissesine
isabet eden tutarı ile Hazinece
karşılanmayan işveren hissesine ait
tutarı yasal süresinde ödemeleri,
Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari
para cezası ve bunlara ilişkin
gecikme cezası ve gecikme zammı
borcu bulunmaması şarttır.
Ancak Kuruma olan prim, idari para
cezası ve bunlara ilişkin gecikme
cezası ve gecikme zammı borçlarını
21/7/1953
tarihli ve 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanunun 48 inci maddesine göre tecil
ve taksitlendiren işverenler ile
29/7/2003 tarihli ve 4958 sayılı
Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının
Yeniden Yapılandırılması ve Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanuna göre yapılandıran
işverenler bu tecil ve
taksitlendirme ile yapılandırmaları
devam ettiği sürece bu fıkra
hükmünden yararlandırılır. Bu fıkra
hükümleri Kamu idareleri işyerleri
ile bu Kanuna göre sosyal güvenlik
destek primine tabi çalışanlar ve
yurt dışında çalışan sigortalılar
hakkında uygulanmaz. Hazinece
karşılanan prim tutarları gelir ve
kurumlar vergisi uygulamalarında
gider veya maliyet unsuru olarak
dikkate alınmaz. Bu fıkrayla
düzenlenen destek unsurundan diğer
ilgili mevzuat uyarınca ayrıca
yararlanmakta olan işverenler aynı
dönem için ve mükerrer olarak bu
destek unsurundan yararlanamaz. Bu
durumda, işverenlerin tercihleri
dikkate alınmak suretiyle uygulama,
destek unsurlarından sadece biriyle
sınırlı olarak yapılır. Bu Kanun
gereğince yapılan kontrol ve
denetimlerde çalıştırdığı kişileri
sigortalı olarak bildirmediği tespit
edilen işverenler bir yıl süreyle bu
fıkrayla sağlanan destek
unsurlarından yararlanamaz. Bu
fıkranın uygulanmasına ilişkin usul
ve esaslar Maliye Bakanlığı ile
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
ve Hazine Müsteşarlığı tarafından
müştereken belirlenir."
MADDE 25 –
5510
sayılı Kanunun geçici 16
ncı
maddesinin madde başlığının "Kendi
adına ve hesabına tarımsal
faaliyette bulunan sigortalılar,
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından
düzenlenen kurslarda usta öğretici
olarak çalıştırılanlar ile esnaf
muaflığından yararlanan kadın
sigortalılara ilişkin geçiş
hükümleri" şeklinde değiştirilmiş ve
maddeye aşağıdaki fıkralar
eklenmiştir.
"Bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
önce, 4 üncü maddenin ikinci
fıkrasının (f) bendinde belirtilen
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından
düzenlenen kurslarda usta öğretici
olarak çalıştırılanların, bu
maddenin yürürlük tarihinden sonra
51 inci maddenin üçüncü fıkrasına
göre zorunlu sigortalılıklarına
ilişkin prim ödeme gün sayılarına
ilaveten ödeyecekleri isteğe bağlı
sigorta primleri, 82
nci
maddeye göre belirlenen prime esas
günlük kazanç alt sınırının yarısı
olarak esas alınır. Bu
sigortalıların prime esas kazanç alt
sınırı dışında bir kazanç üzerinden
prim ödemeleri halinde, alt sınırın
yarısı ile alt sınırı aşan tutarın
toplamı esas alınır.
Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce, 31/12/1960
tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 9 uncu maddesinin birinci
fıkrasının (6) numaralı bendinde
belirtilen işleri, hizmet akdiyle
herhangi bir işverene tabi
olmaksızın sürekli ve kazanç
getirici nitelikte yapmakta
olanların bu maddenin yürürlük
tarihinden sonra aynı şartlarla bu
işleri yaptıkları, Maliye
Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca
belirlenen usul ve esaslara göre
tespit edilen kadın isteğe bağlı
sigortalılar; bu maddenin yürürlüğe
girdiği yıl için 82
nci
maddeye göre belirlenen prime esas
günlük kazanç alt sınırının
onbeş
katı üzerinden başlanılarak, takip
eden her yıl için bir puan
arttırılmak suretiyle otuz katını
geçmemek üzere malullük,
yaşlılık,
ve ölüm sigortaları ile genel sağlık
sigortası primi öderler."
MADDE 26 –
5510
sayılı Kanuna aşağıdaki geçici 23
üncü madde eklenmiştir.
"Sosyal güvenlik prim
yapılandırılması bozulanlara ilişkin
hükümler
GEÇİCİ MADDE 23 – (1)
22/2/2006
tarihli ve 5458 sayılı Sosyal
Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden
Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılması Hakkında
Kanunun 1 inci ve 2
nci
maddeleri kapsamına giren borçları
yeniden yapılandırıldığı halde aynı
Kanunun 3 üncü maddesi uyarınca
yeniden yapılandırma haklarını bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihi
takip eden ayın sonuna kadar
kaybedenlerin, bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihi takip eden iki ay
içinde Kuruma yazılı olarak
başvurmaları halinde, bozulmuş olan
yeniden yapılandırma anlaşmaları,
5458 sayılı Kanuna göre yapılmış
olan başvuru tarihi ve
taksitlendirme süresi dikkate
alınmak suretiyle ihya edilir.
(2)
Yeniden yapılandırma anlaşmaları
ihya edilen borçluların, yeniden
yapılandırma anlaşmalarının
bozulduğu tarihten sonra 5458 sayılı
Kanun kapsamına giren borçları için
yaptıkları ödemeler, anılan Kanunun
1 inci maddesi kapsamında olanlar
için aynı borç türündeki taksit
tutarlarına, 2
nci maddesi kapsamında
olanlar için ise anılan Kanunun 10
uncu maddesi hükmüne göre mahsup
edilir.
(3) İhya veya mahsup
işlemleri sonucunda bu maddeye göre
yapılan başvuru tarihinden önce
vadesinde ödenmediği veya eksik
ödendiği anlaşılan taksit
tutarlarının, ödeme tarihine kadar
gecikilen her ay için ayrı
ayrı
Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak
bir önceki aya ait Yeni Türk Lirası
(YTL) cinsinden
iskontolu ihraç edilen Devlet
iç borçlanma senetlerinin aylık
ortalama faiz oranına 1 puan
eklenmek suretiyle bulunacak faiz
oranının bileşik
bazda uygulanması sonucunda
hesaplanacak faiz miktarıyla
birlikte başvuru tarihini takip eden
altı ay içinde ödenmesi halinde,
5458 sayılı Kanunun yeniden
yapılandırma hükümlerinden
yararlanılır. Bu fıkrada belirtilen
ödeme yükümlülüklerinin söz konusu
altı aylık süre içinde tam olarak
yerine getirilmemesi halinde yeniden
yapılandırma hakkı kaybedilir ve
yapılandırma işlemleri iptal
edilerek, ödedikleri tutarlar sosyal
güvenlik mevzuatının ilgili
hükümlerine göre borçlarına mahsup
edilir.
(4) Bu madde
hükümlerinden yararlandırılan
borçluların, bu maddeye göre yapılan
başvuru tarihinden itibaren vadesi
gelecek taksitleri ile cari ay prim
ödeme yükümlülükleri yönünden, 5458
sayılı Kanunun 3 üncü maddesi
hükümleri uygulanır.
Şu kadar ki,
5458 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi
hükümleri, anılan Kanunun 1 inci
maddesi kapsamına giren borçlular
yönünden, bu maddeye göre yapılan
başvuru tarihini takip eden üçüncü
ayın sonundan, 2
nci
maddesi kapsamına giren borçlular
yönünden ise bu maddenin üçüncü
fıkrasında belirtilen altı aylık
sürenin sonundan itibaren geriye
doğru bakılarak uygulanmaya
başlanır.
(5) 5458 sayılı Kanunun
1 inci ve 2 nci
maddeleri kapsamına giren borçları
yeniden yapılandırılanlardan, aynı
Kanunun 3 üncü maddesi uyarınca
yeniden yapılandırma haklarını
kaybetmiş olup, kapsama giren bu
borçlarının tamamını sosyal güvenlik
mevzuatının ilgili hükümlerine göre
ödemiş olanlar hakkında bu madde
hükümleri uygulanmaz. Borçlarını
kısmen ödemiş olup bu maddeden
yararlanmak için başvuranlara, daha
önce ödemiş oldukları tutarlar iade
edilmez, bu maddenin birinci ve
ikinci fıkraları saklı kalmak
kaydıyla mahsup işlemi yapılmaz.
(6) Bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten önce 5458
sayılı Kanun kapsamına giren borçlar
nedeniyle, taşınır ve taşınmaz
mallara konulan hacizler ile alınan
teminatlar vadesi geçmiş taksitlerin
ödenmesinden sonra yapılan ödemeler
nispetinde, üçüncü şahıslar
nezdindeki
hak ve alacaklarla ilgili hacizler
ise vadesi geçmiş taksitlerin
ödenmesinden sonra tümüyle
kaldırılır.
(7) 1479 ve 2926 sayılı
Kanunlar kapsamındaki sigortalılar
veya bunların hak sahipleri, ödeme
vadesi geçmiş taksitleri ile
1/4/2006
tarihinden sonraki süreye ilişkin
prim borçlarını ödemeleri ve bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
sonraki taksit ve cari ay primlerine
ilişkin ödeme yükümlülüklerini
yerine getirmeleri durumunda sağlık
sigortasından yararlanmaya
başlatılır.
(8) Bu maddede
belirtilen hükümlerden yararlanmak
üzere başvuran borçluların, kapsama
giren borçları nedeniyle Sosyal
Güvenlik Kurumuna yaptıkları
itirazlardan ve yargı nezdinde
sürdürdükleri davalardan feragat
etmeleri ve ihtilaf yaratmamaları
şarttır.
(9) Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Sosyal Güvenlik
Kurumu yetkilidir."
MADDE 27 –
5510
sayılı Kanuna aşağıdaki geçici 24
üncü madde eklenmiştir.
"Sosyal güvenlik
alacakları
GEÇİCİ MADDE 24 – (1)
17/7/1964
tarihli ve 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununa göre takip
edilen 10/7/2004 tarihli ve 5216
sayılı Büyükşehir Belediyesi
Kanununun geçici 3 üncü maddesi,
mülga 7/12/2004 tarihli ve 5272
sayılı Belediye Kanununun geçici 7
nci
maddesi ve 3/7/2005 tarihli ve 5393
sayılı Belediye Kanununun geçici 5
inci maddesine istinaden Uzlaşma
Komisyonunca karara bağlanan ve
Bakanlar Kurulunca onaylanarak Resmi
Gazetede yayımlanan borçlar hariç
olmak üzere, bu maddeye göre yapılan
başvuru tarihine kadar tahakkuk
ettiği halde ödenmemiş olan,
2008/Mart ve önceki dönemlere
ilişkin sigorta primi, işsizlik
sigortası primi, idari para cezası,
sosyal yardım zammı ile bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihi takip eden
ayın sonuna kadar müracaat edilmiş
olması kaydıyla 31/3/2008 tarihine
kadar bitirilmiş olan özel bina
inşaatı ile ihale konusu işlerden
Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan ön
değerlendirme, araştırma veya tespit
sonucunda yeterli işçilik
bildiriminde bulunulmadığı
anlaşılanların fark işçiliğe ilişkin
borçları, isteğe bağlı
sigortalıların 2003/Mayıs ila
2008/Mart dönemleri arasında isteğe
bağlı sigortalılıklarının devam
ettiği süre içindeki prim borçları,
topluluk sigortasına tabi olanların
2008/Mart ve önceki dönemlere
ilişkin malullük, yaşlılık ve ölüm
sigortalarına ait prim borçları,
2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı
Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer
Bağımsız Çalışanlar Sosyal
Sigortalar Kurumu Kanunu ile
17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı
Tarımda Kendi Adına ve Hesabına
Çalışanlar Sosyal Sigortalar
Kanununa göre sigortalı olanların
31/3/2008 tarihine kadar olan prim
ve sosyal güvenlik destek prim
borçları, bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihi takip eden iki ay
içinde yazılı olarak başvurulması
kaydıyla, bu maddede belirtilen
şartlarla peşin veya
yirmidört
aya kadar eşit taksitler halinde
ödenir.
(2) Peşin ödeme yolunun
tercih edilerek borç aslının
tamamının ve başvurunun yapıldığı
ayın sonuna kadar sosyal güvenlik
mevzuatının ilgili hükümlerine göre
hesaplanan gecikme cezası ve gecikme
zammının yüzde
onbeşinin başvuru tarihini
takip eden bir ay içinde ödenmesi
halinde, gecikme cezası ve gecikme
zammının kalan yüzde
seksenbeşi
terkin edilir.
(3)
Taksitle ödeme yolunun tercih
edilmesi halinde, birinci fıkra
kapsamına giren borç asıllarına
başvurunun yapıldığı ayın sonuna
kadar sosyal güvenlik mevzuatının
ilgili hükümlerine göre hesaplanan
gecikme cezası ve gecikme zammının;
oniki
aya kadar taksitlendirmelerde yüzde
ellibeşi,
oniki
ayı aşan taksitlendirmelerde yüzde
otuzu terkin edilir ve kalan kısmı
borç asıllarına ilave edilerek
taksitlendirmeye esas borç
hesaplanır. Bulunan bu tutar,
taksit süresine bölünmek suretiyle
ödenecek aylık taksit miktarı
bulunur. İlk taksitin ödeme
yükümlülüğü, bu maddeye göre
başvurunun yapıldığı ayı takip eden
ayda başlar. Başlangıçta taksitle
ödeme yolu seçilip daha sonra
taksitlendirilen borcun kalan
kısmının peşin ödenmek istenilmesi
halinde, başlangıçta seçilen
taksitlendirme süresine bağlı terkin
oranı değiştirilmez.
(4) Borçlular, borç
türü bazında taksitlendirilmiş
borçlarıyla ilgili ödeme
yükümlülüklerini bir takvim yılında
üç defadan fazla yerine
getirmemeleri veya eksik yerine
getirmeleri ya da bir takvim yılında
üç defaya kadar ödenmeyen veya eksik
ödenen taksit tutarlarını en geç son
taksiti izleyen ayın sonuna kadar
gecikilen her ay için Hazine
Müsteşarlığınca açıklanacak bir
önceki aya ait Yeni Türk Lirası
(YTL) cinsinden
iskontolu ihraç edilen Devlet
iç borçlanma senetlerinin aylık
ortalama faiz oranına 1 puan
eklenmek suretiyle bulunacak faiz
oranının bileşik
bazda uygulanması sonucunda
hesaplanacak faiz miktarı ile
birlikte ödememeleri halinde, bu
maddeye göre taksitlendirme
haklarını kaybederler ve
taksitlendirme öncesi duruma
dönülerek ödedikleri taksit
tutarları sosyal güvenlik
mevzuatının ilgili hükümlerine göre
borçlarına mahsup edilir.
(5) Bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce
tahsil edilmiş gecikme cezası ve
gecikme zammı, yanlış veya yersiz
alınan tutarlar hariç iade ve mahsup
edilmez.
(6) Bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce bu
madde kapsamına giren borçlar
nedeniyle, taşınır ve taşınmaz
mallara konulan hacizler ile alınan
teminatlar yapılan ödemeler
nispetinde, üçüncü şahıslar
nezdindeki
hak ve alacaklarla ilgili hacizler
ise ilk taksitin ödenmesinden sonra
tümüyle kaldırılır.
(7)
Bu madde kapsamına giren borçları
ilgili Kanunlar gereğince tecil ve
taksitlendirilmiş veya
yapılandırılmış olan borçlularca,
tecil ve taksitlendirme veya
yapılandırma işlemlerinin bozularak
birinci fıkra kapsamına giren
borçlarının bu maddeye göre peşin
ödenmesinin veya
taksitlendirilmesinin başvuru süresi
içinde yazılı olarak talep edilmesi
halinde, daha önce yapılmış olan
tecil ve taksitlendirme veya
yapılandırma işlemleri bozularak,
ödemiş oldukları tutarlar, sosyal
güvenlik mevzuatının ilgili
hükümlerine göre mahsup edildikten
sonra birinci fıkra kapsamına giren
kalan borçları bu maddeye göre peşin
ödenir veya taksitlendirilir.
(8)
22/2/2006 tarihli ve 5458
sayılı Sosyal Güvenlik Prim
Alacaklarının Yeniden
Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna
göre yapılandırma anlaşmaları devam
eden veya ihya edilen borçluların
5458 sayılı Kanun kapsamı dışında
kalan ancak, bu madde kapsamına
giren borçları hakkında, talep
etmeleri halinde bu madde hükümleri
uygulanır.
(9) Büyükşehir
belediyeleri, belediyeler ve bunlara
bağlı kuruluşlar birinci fıkra
kapsamına giren borçlarının
taksitlendirilmesini talep etmeleri
halinde,
10/7/2004 tarihli ve 5216
sayılı Büyükşehir Belediyesi
Kanununun geçici 5 inci maddesi ile
3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı
Belediye Kanununun geçici 6
ncı
maddesi kapsamına giren borçları
için ilgili kanunlar gereğince
yapılan kesinti tutarları bu madde
uyarınca ödenmesi gereken taksit
tutarlarına mahsup edilebilir.
Kesinti tutarlarının, aylık taksit
tutarlarına mahsup edilmediği
durumlarda aylık taksit tutarlarının
tamamı, kesinti tutarlarının, aylık
taksit tutarlarını tam olarak
karşılamadığı durumlarda ise bakiye
taksit tutarları borçlularca ödenir.
(10) 1479 ve 2926 sayılı kanunlar
kapsamındaki sigortalılar veya
bunların hak sahipleri, bu madde
kapsamı dışında borçlarının
bulunmaması veya bu madde kapsamı
dışında borçları bulunmakla birlikte
bu borçların özel kanunlara göre
yapılandırılmış olup ödeme
yükümlülüklerinin de yerine
getiriliyor olması ve birinci
fıkraya göre hesaplanan toplam
borçlarının ilk dört taksitini
ödemeleri kaydıyla sağlık
sigortasından yararlanmaya
başlatılır.
(11) Bu maddede
belirtilen hükümlerden yararlanmak
üzere başvuran borçluların, kapsama
giren borçları nedeniyle Sosyal
Güvenlik Kurumuna yaptıkları
itirazlardan ve yargı nezdinde
sürdürdükleri davalardan feragat
etmeleri ve ihtilaf yaratmamaları
şarttır.
(12) Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Sosyal Güvenlik
Kurumu yetkilidir."
MADDE 28 –
24/11/1994
tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme
Uygulamaları Hakkında Kanuna
aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 23 – Bu
Kanun kapsamında;
a) Özelleştirme Fonunun
2008 yılındaki nakit fazlasının
1.000.000.000
YTL'lik kısmı, Fon tarafından
Hazine İç Ödemeler Muhasebe Birimi
hesaplarına aktarılır ve genel
bütçenin (B) işaretli cetveline
gelir kaydedilir. Kaydedilen bu
tutarları, Yüksek Planlama Kurulu
kararına istinaden Güneydoğu Anadolu
Projesi kapsamındaki yatırımlara
öncelik vermek kaydıyla münhasıran
ekonomik kalkınma ve sosyal
gelişmeye yönelik yatırımlarda
kullanılmak üzere ilgili idare
bütçelerine ödenek kaydetmeye Maliye
Bakanı yetkilidir. Bu ödenekler,
2008 yılı yatırım programı ile
ilişkilendirilir.
b) 1/1/2009-31/12/2012
tarihleri arasındaki dönemde
oluşacak Özelleştirme Fonunun nakit
fazlasının; 2009 yılı için
2.500.000.000
YTL'lik kısmı, izleyen
yıllarda ise bir önceki yıl genel
bütçesinde gelir tahmini olarak yer
alan tutarın Gayri Safi Yurtiçi
Hasıla deflatörü oranında
artırılarak bulunacak kısmı, ilgili
yıl genel bütçelerinin (B) işaretli
cetvelinde bütçe gelir tahmini
olarak yer alır. İlgili yıl
bütçeleri hazırlanırken Güneydoğu
Anadolu Projesi kapsamındaki
yatırımlara öncelik vermek kaydıyla
münhasıran bölgesel ekonomik
kalkınma ve sosyal gelişmeye yönelik
yatırımların finansmanı için ilgili
idare bütçelerine bu gelir tahmini
karşılığı kadar ödenek öngörülür.
Yukarıda belirlenen tutarlar
Özelleştirme Fonu tarafından Hazine
İç Ödemeler Muhasebe Birimi
hesaplarına aktarılır ve ilgili yıl
genel bütçesinin (B) işaretli
cetveline gelir kaydedilir.
1/1/2009-31/12/2012
tarihleri arasındaki dönemde
oluşacak Özelleştirme Fonunun nakit
fazlasının yukarıda belirlenen
tutarları aşan kısmından
Özelleştirme Yüksek Kurulu kararına
göre tespit edilecek tutar, Fon
tarafından Hazine İç Ödemeler
Muhasebe Birimi hesaplarına
aktarılır ve ilgili yıl genel
bütçesinin (B) işaretli cetveline
gelir kaydedilir. Kaydedilen bu
tutarları, Yüksek Planlama Kurulu
kararına istinaden ulaştırma ve
enerji yatırımlarında kullanılmak
üzere, ilgili idare bütçelerine
ödenek kaydetmeye Maliye Bakanı
yetkilidir. Bu ödenekler, yılı
yatırım programı ile
ilişkilendirilir.
Bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve
esaslar Maliye Bakanlığı ile Hazine
Müsteşarlığı tarafından müştereken
belirlenir."
MADDE 29 –
12/4/1991
tarihli ve 3713 sayılı Terörle
Mücadele Kanununun ek 1 inci
maddesinin (A) bendinde yer alan "%
0.7" ibaresi "% 1" olarak
değiştirilmiştir.
|