|
Maliye Bakanlığından:
Vergİ Usul Kanunu
Genel TEBLİĞİ
(SIra No: 385)
Bakanlığımıza intikal
eden olaylardan, 213 sayılı Vergi
Usul Kanunu ile ilgili bazı
konularda tereddütler oluştuğu
anlaşılmış olup, söz konusu
tereddütleri gidermek ve uygulama
birliği sağlamak amacıyla aşağıdaki
açıklamaların yapılması gerekli
görülmüştür.
Vergi Usul Kanununun mükerrer 257
nci
maddesinin birinci fıkrasının (1)
numaralı bendi ile Maliye Bakanlığı,
mükellef ve meslek grupları
itibariyle muhasebe usul ve
esaslarını tespit etmeye, bu Kanuna
göre tutulmakta olan defter ve
belgeler ile bunlara ilaveten
tutulmasını veya düzenlenmesini
uygun gördüğü defter ve belgelerin
mahiyet, şekil ve ihtiva etmesi
zorunlu bilgileri belirlemeye ve
bunlarda değişiklik yapmaya yetkili
kılınmıştır.
Aynı maddenin (3)
numaralı bendinde ise, düzenlenmesi
zorunlu belgelerin elektronik bilgi
ve kayıt araçlarıyla yapılması ve
saklanması konusunda izin vermeye
Bakanlığımızın yetkili olduğu
belirtilmektedir.
Bu yetkilere istinaden,
belge düzenine ilişkin aşağıdaki
açıklamaların yapılması uygun
görülmüştür.
1 - Bedeli Kredi Kartı
Kullanılmak Suretiyle Ödenen
Taşımacılıkta Belge Düzeni
Yolcu
sirkülasyonunun
yoğun olduğu deniz taşımacılığı veya
şehir içi toplu taşımacılığı hizmeti
verilen yerlerde, yolcuların hizmet
bedelini bilet, jeton vs. satın
alarak ödemesinin ve bunları
kullanmak suretiyle turnike ve
benzeri sistemlerden geçiş
yapmasının işlemleri yavaşlatmakta
olduğu, bu yavaşlamanın önüne
geçilmesi amacıyla bazı bankaların,
yolcu geçişini hızlandırarak transit
geçiş yapılmasını sağlayacak ve iş
yükünü azaltarak zaman kaybının
önüne geçecek şekilde, anılan
yerlerde müşteri ile muhatap olacak
bir personel bulundurulmaksızın,
şifreleme veya doğrulama
gerektirmeden kullanılacak kredi
kartları çıkardığı ve bu kartların
ödeme aracı olarak kullanıldığı
uygulamada görülmektedir.
Bu Tebliğ ile kredi
kartları ve banka kartları (ön
ödemeli kartlar
dahil) kullanılarak yapılan
ve nitelikleri yukarıda anlatılan
geçiş işlemlerinde uyulacak belge
düzeni konusunda belirleme yapılması
amaçlanmaktadır. Bu çerçevede,
turnike ve benzeri geçiş sistemleri
kullanılarak taşıma hizmeti veren
Tebliğ konusu işletmeler kapsamına;
-
Denizde veya iç sularda yolcu
taşımacılığı yapan yolcu motoru,
yolcu gemisi, feribot gibi ulaşım
araçları,
-
Şehir içinde toplu taşıma
hizmeti sunan araçlar
ile
hizmet veren işletmeler girmektedir.
Bedeli söz konusu
kartlarla ödenmek suretiyle bu
Tebliğ kapsamında bulunan işletmeler
tarafından verilen taşıma
hizmetinin, anılan kartların aşağıda
belirtilen şekilde kullanılması
kaydıyla, tebliğin bu bölümünde yer
alan açıklamalar çerçevesinde
belgelendirilmesi uygun görülmüştür.
-
Yolcu taşımacılığında
bankalar tarafından çıkarılan kredi
kartları ve banka kartları (ön
ödemeli kartlar dahil)
kullanılacaktır.
-
Bahsi geçen kartlar ile
yapılan geçiş işlemlerinde yolcu
geçiş sayısı ve buna ilişkin
tutarlar banka tarafından kayıt
altına alınacaktır.
-
Sözü edilen kartları okuyan
cihazlar vasıtasıyla yapılan yolcu
geçişleri gün sonunda bankaca
raporlanacaktır.
-
Banka tarafından günlük
olarak alınan geçiş raporlarının
üretilmesi aşamasında dışarıdan hiç
bir müdahale yapılmasına imkan
verilmeyecektir.
-
Bankada oluşan tüm bilgiler,
değiştirilemeyecek ve silinemeyecek
şekilde muhafaza
edilecektir.
Söz konusu kartların bu
şartlar
dahilinde kullanılması
durumunda günlük hasılat Bankaca
alınacak geçiş raporlarına istinaden
işletmeler tarafından "muhtelif
müşteriler" ibareli fatura ile
belgelendirilecek ve kayda
alınacaktır. Ancak, müşterinin
istemesi halinde yolcu bileti
işletme tarafından düzenlenerek
verilecektir.
2 - Otomatik Satış
Makineleri ile Yapılan Satışlarda
Belge Düzeni
Günlük yaşamda otomatik
makinelerin tüketicilere doğrudan
ulaşmanın bir yolu olarak yiyecek,
içecek v.b mal veya hizmetlerin
satışında yaygın bir şekilde
kullanılmakta olduğu görülmektedir.
Özellikle satılan mal veya hizmet
bedelinin çok düşük, müşteri
sirkülasyonunun
ise yoğun olduğu alanlarda söz
konusu satışlar, müşteri ile muhatap
olacak bir personel
bulundurulmaksızın, müşteriler
tarafından satış bedelleri ödenerek
doğrudan otomatik makineler ile
yapılmaktadır.
a) Otomatik satış
makineleri kullanılmak suretiyle
yapılan mal veya hizmet
satışlarının, anılan makinelerin
aşağıda belirtilen şekilde
kullanılması kaydıyla, tebliğin bu
bölümünde yer alan açıklamalar
çerçevesinde belgelendirilmesi uygun
görülmüştür.
-
Söz konusu makinelerle
yapılan mal veya hizmet satışlarına
ilişkin bilgiler, makinenin
hafızasından silinemeyecek ve
değiştirilemeyecek bir şekilde
kaydedilecektir.
-
Kaydedilen bilgilere
dışarıdan herhangi bir müdahale
yapılamayacaktır.
-
Gün sonunda makineden günlük
satış raporu alınabilecektir.
Bu şartların sağlanması
durumunda malın satışı veya hizmetin
verilmesi anında Vergi Usul
Kanununda yer alan belgelerden
herhangi biri düzenlenmeyecek ancak
gün sonlarında makineden alınacak
raporlara istinaden "muhtelif
müşteriler" ibareli bir fatura
düzenlenecektir.
b) Otomatik satış
makinelerinin yukarıda sayılan
şartları taşımaması ve herhangi bir
düzeneğinin olmaması nedeniyle
satışın para atılmak suretiyle
yapılması halinde, malın sevk
edildiği tarihten itibaren azami
yedi gün içinde satılan malları
içerecek şekilde "muhtelif
müşteriler" ibareli bir fatura
düzenlenmesi gerekmektedir.
Her iki halde de, söz
konusu otomatik satış makinelerine
yerleştirilmek üzere taşınan mallar
için "muhtelif müşteriler" ibareli
sevk irsaliyesi düzenlenecek ve
yukarıda bahsi geçen şekilde
düzenlenecek faturalar ile
irtibatlandırılacaktır.
c) Sadece hizmet sunan
makinelerde yukarıda bahsedildiği
şekilde düzeneğin olmaması durumunda
ise gün sonunda cihazda birikmiş
paranın sayılarak toplam
hasılat
tutarı üzerinden "muhtelif
müşteriler" ibareli bir fatura
düzenlenecektir.
Ayrıca, söz konusu
makineleri farklı işyerlerine
yerleştirmek suretiyle komisyon
ödenmesi karşılığında komisyon
tutarını gösterir faturanın
düzenleneceği ise tabiidir.
3 - Elektronik
Sistemler Kullanılarak Yapılan
Otopark İşletmeciliğinde Belge
Düzeni
Bilindiği üzere otopark
işletmeciliği faaliyetinde bulunan
mükelleflerin ödeme kaydedici cihaz
kullanmaları gerekmekte olup,
uygulamada otopark işletmeciliği
faaliyetinin elektronik cihazlar
kullanılmak suretiyle yürütülmesi
yaygınlaşmıştır.
Katma Değer Vergisi
Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici
Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti
Hakkında 3100 sayılı Kanunun 2
nci
maddesinin üçüncü fıkrasında,
"Maliye Bakanlığı belirleyeceği
esaslar
dahilinde, gerekli şartları
taşımayan cihazlar kullanılarak veya
elle doldurularak satış fişi
düzenlenmesine izin verebilir."
hükmü yer almıştır.
Otopark işletmeciliği
faaliyetinde bulunan mükellefler
tarafından ödeme kaydedici cihaz
yerine kullanılan elektronik
cihazların aşağıda belirtilen
şekilde kullanılması kaydıyla,
otopark işletmeciliği hizmetinin
tebliğin bu bölümünde yer alan
açıklamalar çerçevesinde
belgelendirilmesi uygun görülmüştür.
-
Otopark bedelinin ödenmesi
sırasında sistem yazıcıları
tarafından tek nüsha olarak
perakende satış fişi
düzenlenecektir.
-
Mali hafızasında oluşan tüm
mali bilgiler, enerji kesintisi de
dahil olmak üzere hiçbir şekilde
hafızasından silinemeyecek şekilde
muhafaza edilecektir.
-
Günlük, aylık ve yıllık bazda
alınan hasılat raporlarının
üretilmesi aşamasında dışarıdan
hiçbir müdahale yapılmasına imkan
verilmeyecektir.
Otopark işletmecileri
tarafından ödeme kaydedici cihaz
yerine yukarıda özellikleri haiz
elektronik cihazların kullanılması
durumunda; günlük hasılatın belge
düzenlenmeksizin hasılat raporuna
göre kaydedilmesi, her cihazın seri
numaralarına göre günlük ve
kümülatif
hasılatı içerecek şekilde verilen Z
raporlarına istinaden gelir kaydı
yapılması ve bu şekilde cihaz
kullanılan otoparklarda ayrıca ödeme
kaydedici cihaz kullanılmaması
gerekmektedir.
4 - Kapıdan veya
Mesafeli Sözleşme Düzenlenerek
Yapılan Satışlarda İade İşlemlerinde
Belge Düzeni
4077 sayılı Tüketicinin
Korunması Hakkındaki Kanununun 8
inci maddesinde, işyeri, fuar,
panayır gibi satış
mekanları
dışında önceden mutabakat olmaksızın
tecrübe ve muayene koşullu satışlar
kapıdan satış olarak tanımlanmıştır.
Bu tür satışlarda tüketiciye yedi
günlük tecrübe muayene süresi sonuna
kadar malı kabul veya hiç bir
gerekçe göstermeden reddetme hakkı
tanınmıştır.
Kanunun 9/A maddesinde
ise mesafeli sözleşmeler; yazılı,
görsel, telefon ve elektronik
ortamda veya diğer iletişim araçları
kullanılarak ve tüketicilerle karşı
karşıya gelinmeksizin yapılan ve
malın veya hizmetin tüketiciye
anında veya sonradan teslimi veya
ifası kararlaştırılan sözleşmeler
olarak tarif edilmiştir.
Bu tür satışlarda
meydana gelen iade işlemlerinde
belge düzenine ilişkin ortaya çıkan
sorunların giderilmesi amacıyla
aşağıdaki açıklamaların yapılmasına
ihtiyaç duyulmuştur.
Vergi Usul Kanununun 234 üncü
maddesi uyarınca, birinci ve ikinci
sınıf tüccarlar, kazancı basit
usulde tespit edilenlerle defter
tutmak mecburiyetinde olan serbest
meslek erbabı ve çiftçilerin
vergiden muaf esnafa yaptırdıkları
işler veya onlardan satın aldıkları
emtia için tanzim edip işi yapana
veya emtiayı satana imza
ettirecekleri gider pusulası
vergiden muaf esnaf tarafından
verilmiş fatura hükmündedir.
54 seri No.lu Katma
Değer Vergisi Kanunu Genel
Tebliğinde, tüketicilerin satın
aldıkları mal veya hizmetlerin
çeşitli nedenlerle geri verilerek
bedelinin alınması veya başka bir
mal veya hizmet ile
değiştirilmesinin istenilmesi
halinde bu işlemlerin gider pusulası
düzenlenerek yapılması gerektiğine
ilişkin açıklamalar yer almaktadır.
Bundan böyle, sadece
kapıdan ve mesafeli sözleşmeler
düzenlenerek yapılan satışlara
ilişkin iade işlemleri için Vergi
Usul Kanununun mükerrer 257
nci
maddesinin Bakanlığımıza verdiği
yetkiye istinaden iade bölümünün yer
alacağı bir faturanın düzenlenmesi
ve en az iki örneğinin müşteriye
malla beraber gönderilmesi uygun
görülmüştür.
Söz konusu faturanın
alt kısmına açılacak iade bölümünde;
-
Malı iade edenin adı soyadı,
adresi, imzası
-
İade edilen mala ilişkin
cins, miktar, birim fiyat ve tutar
yer alacaktır.
Bu şekilde düzenlenen
fatura malla beraber müşteriye
gönderildiğinde müşteri malı iade
etmek isterse iadeye ilişkin bölümü
dolduracak ve iki örnek olan
faturanın bir örneğini mal ile
birlikte malı satana geri
gönderecek, bir örneği kendinde
kalacaktır.
5 - Döviz ve/veya
Kıymetli Maden Alım/Satımında Belge
Düzeni
226 sıra numaralı Vergi
Usul Kanunu Genel Tebliği ile
1/5/1994
tarihinden geçerli olmak üzere Türk
Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32
sayılı Karar ile tanımlanan yetkili
müesseselerce döviz alış ve
satışlarında düzenlenen döviz alım
ve satım belgesi anılan Tebliğ’de
belirlenen şartları taşımaları
kaydıyla Vergi Usul Kanunu uyarınca
düzenlenmesi zorunlu belgeler
kapsamına alınmıştı.
Diğer taraftan, Vergi
Usul Kanununun mükerrer 257
nci
maddesinin Bakanlığımıza verdiği
yetkiye dayanılarak, 379 sıra
numaralı Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliği ile de söz konusu Karara
İlişkin 2006-32/32
No.lu Tebliğ ile kendilerine
kıymetli maden alım/satım yapma
yetkisi verilen yetkili
müesseselere; 1/3/2008 tarihinden
geçerli olmak üzere, kıymetli maden
alımında "Kıymetli Maden Alım
Belgesi", satımında da "Kıymetli
Maden Satım Belgesi" düzenleme
zorunluluğu getirilmişti.
Ancak Bakanlığımıza
yapılan başvurularda, yetkili
müesseselerce döviz alım veya
satımında döviz alım ve satım
belgesi düzenlemesinin yanı sıra,
kıymetli maden alım veya satımı
yapılırken ayrıca kıymetli maden
alım ve satım belgesi
düzenlenmesinin; iş yükünü
artırdığı, zaman kaybına ve belge
israfına yol açtığı
belirtilmektedir.
Bu nedenle, anılan
Kanununun mükerrer 257
nci
maddesinin Bakanlığımıza verdiği
yetkiye dayanılarak bu Tebliğ ile
de; mükelleflerin faaliyetlerini
aksatmadan yürütmelerini sağlamak ve
uygulamayı kolaylaştırmak amacıyla,
anılan belgelerin döviz alım/satım
belgesi ve kıymetli maden alım/satım
belgesi olarak ayrı belgeler olarak
değil, isteyen mükellefler
tarafından döviz ve kıymetli maden
alımında "Döviz ve Kıymetli Maden
Alım Belgesi", satımında da "Döviz
ve Kıymetli Maden Satım Belgesi" adı
altında tek belge olarak
düzenlenmesi
imkanı getirilmektedir.
Mükellefler,
faaliyetleriyle ilgili olarak
1/9/2008
tarihinden itibaren "Döviz ve
Kıymetli Maden Alım/Satım Belgesi"
düzenlemelerinin yanı sıra, bundan
böyle döviz alım/satım belgesi ve
kıymetli maden alım/satım belgesini
ayrı ayrı
da düzenleyebileceklerdir.
Bununla birlikte, bu Tebliğ ile
ihdas edilen "Döviz ve Kıymetli
Maden Alım Belgesi" ile "Döviz ve
Kıymetli Maden Satım Belgesi"nin,
226 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu
Genel Tebliğinde döviz alım/satım
belgelerinde bulunma zorunluluğu
getirilen asgari bilgiler ile 379
sıra numaralı Vergi Usul Kanunu
Genel Tebliğinde kıymetli maden alım
ve satım belgelerinde bulunma
zorunluluğu getirilen asgari
bilgileri de ihtiva etmesi
gerekmektedir.
Ancak, 379 sıra
numaralı Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliği ile kıymetli maden alım ve
satım belgelerinde bulunma
zorunluluğu getirilen bilgilerden;
tutar ve bu tutara isabet eden katma
değer vergisi bilgilerinin yerine,
matrah konusunda meydana gelebilecek
karışıkların önlemesine, verginin
hesaplanmasına ve kontrolüne imkan
verilmesine, kayıtların düzenli ve
açık tutulmasının sağlanması
amaçlarıyla, katma değer vergisi
hariç tutar, katma değer vergisi
matrahı, hesaplanan katma değer
vergisi ve katma değer vergisi
dahil
tutar bilgilerine yer verilmesi
uygun görülmüştür.
Döviz alım ve satımı ile kıymetli
maden alım ve satımı yapan yetkili
müesseselerden, bu Tebliğin yayımı
tarihinde ellerinde daha önce
anlaşmalı matbaalara bastırmış veya
notere tasdik ettirmiş oldukları
kıymetli maden alım ve satım belgesi
bulunanlar, mevcut belgeleri bitene
kadar, yukarıda katma değer
vergisinin gösterilmesine ilişkin
belirtilen bilgileri elle yazmak
şartıyla bu belgelerini
kullanabileceklerdir.
Ayrıca, "Döviz ve
Kıymetli Maden Alım Belgesi" ile
"Döviz ve Kıymetli Maden Satım
Belgesi"nin düzenlenmesinde, 226 ve
379 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu
Genel Tebliğlerinde belirlenen usul
ve esaslara uyulacağı tabiidir.
Söz konusu belgelerin
düzenlenmediğinin veya gerçeğe
aykırı olarak düzenlendiğinin
tespiti halinde, mükellefler adına
Vergi Usul Kanununun 353 üncü
maddesi uyarınca özel usulsüzlük
cezası kesilecektir.
6 - Sigorta
Acentelerine Tali Acentelik
Sözleşmesi İle Bağlı Olarak Çalışan
Tali Acentelere Ödenen Komisyon
Bedellerinde Belge Düzeni
243 ve 246 sıra
numaralı Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliğlerinde, sigorta acente ve
prodüktörleri ile sigorta ve
reasürans
brokerleri tarafından sigorta
şirketlerine sağlanan hizmetler
nedeniyle ödenen komisyon bedelleri
için sigorta şirketleri tarafından
"Sigorta Komisyon Gider Belgesi"
düzenleneceği ve acente, prodüktör
ve brokerlerin bu bedeller için
ayrıca fatura düzenlemeyecekleri ve
bu bedelleri sigorta komisyon gider
belgesine istinaden hasılat
kaydedecekleri açıklanmıştır.
Vergi Usul Kanununun
mükerrer 257
nci maddesinin Bakanlığımıza
verdiği yetkiye istinaden, tali
acentelerin bir tali acentelik
sözleşmesiyle sigorta acentelerine
bağlı olarak faaliyette bulunmaları
ve bu faaliyetleri sonucu bir
komisyon geliri elde etmeleri
nedeniyle, sigorta acenteleri
tarafından tali acentelere ödenen
komisyon bedelleri için sigorta
komisyon gider belgesi düzenleme
zorunluluğu getirilmiştir.
Buna göre, tali
acenteler aldığı bu bedeller için
ayrıca fatura düzenlemeyecekler ve
bu bedelleri sigorta acenteleri
tarafından düzenlenen sigorta
komisyon gider belgesine istinaden
hasılat
kaydedebileceklerdir.
1/9/2008 tarihi itibariyle
sigorta acentelerinin düzenlemek
zorunda oldukları sigorta komisyon
gider belgesinde 243 sıra numaralı
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde
belirlenen usul ve esaslara
uyulacağı da tabiidir.
7 - Denetimlerde
Alıkonulan Sevk İrsaliyesi, Yolcu
Listesi ve İrsaliyeli Faturalar
238 sıra numaralı Vergi
Usul Kanunu Genel Tebliği ile
denetim elemanlarınca denetimlerde
alıkonulan sevk irsaliyesi, yolcu
listesi ve irsaliyeli faturaların
birer nüshasının, Maliye Bakanlığı
Gelirler Genel Müdürlüğü Vergi
İstihbarat Şubesine gönderilme
zorunluluğu kaldırılmış ve bunların
mükelleflerin vergi dairelerinde
bulunan tarh dosyalarına konulmak
üzere ilgili vergi dairelerine
intikal ettirileceği belirtilmişti.
Bakanlığımıza intikal
eden olaylardan bu işlemin
yapılmasının ciddi emek ve zaman
kaybına neden olduğu, vergi
dairelerine gönderilen sevk
irsaliyelerinin mükelleflerin tarh
dosyalarına takılması konusunda
aksaklıklar meydana geldiği
anlaşılmaktadır.
Bu itibarla,
denetimlerde alıkonulan sevk
irsaliyesi, yolcu listesi ve
irsaliyeli faturalar, bundan böyle
vergi dairelerinde bulunan tarh
dosyalarına konulmak üzere ilgili
vergi dairelerine intikal
ettirilmeyecek, mükellefin vergi
dairesinin bağlı olduğu Vergi
Dairesi Başkanlığı bulunan İllerde,
Denetim Koordinasyon
Müdürlüklerince, diğer İllerde ise
Defterdarlık Gelir Müdürlüklerince
değerlendirilmek üzere muhafaza
edilecektir.
8 - Yabancı Para
Biriminde Düzenlenen Faturalarda
Türk Para Birimi Karşılığı
Bulunmaması Durumunda Uygulanacak
Ceza
Vergi Usul Kanunun 229
uncu maddesinde faturanın tanımı
yapılmış, 230 uncu maddesinde ise
faturada bulunması gereken asgari
bilgiler sayılmıştır. Bu asgari
bilgiler içerisinde malın veya işin
fiyatı ve tutarı da yer almaktadır.
Anılan Kanunun 215 inci
maddesinde de, kayıt ve belgelerde
Türk Para biriminin kullanılacağı,
belgelerin Türk Parası karşılığı
gösterilmek şartıyla yabancı para
birimine göre de düzenlenebileceği,
yurt dışındaki müşteriler adına
düzenlenen belgelerde Türk Parası
karşılığı gösterilme şartı
aranmayacağı hükme bağlanmıştır.
Söz konusu Kanunun 352
nci
maddesinin II-7
bendinde, vergi beyannameleri,
bildirimler, evrak ve vesikaların
kanunen belli şekil ve muhteviyatı
ve ekleri ile bunlarla ilgili olarak
yapılan diğer düzenlemelere
uyulmamış olması fiili II. derece
usulsüzlük sayılmıştır.
Aynı Kanunun 215 inci
maddesine göre, yurt içindeki
müşteriler adına yabancı para
biriminde düzenlenen faturalarda,
yabancı para birimi tutarı ve Türk
para birimi tutarı yer almak
zorundadır. Yabancı para biriminde
düzenlenen faturada, Türk para
birimi tutarı karşılığı bulunmaması
usule ve şekle ilişkin bir
usulsüzlük olup, bu fiil dolayısıyla
mükellef adına anılan Kanunun 352
nci
maddesinin II-7
bendi uyarınca ikinci derece
usulsüzlük cezası kesilmesi
gerekmektedir.
Yurt dışındaki
müşteriler adına düzenlenen
faturalarda ise Türk para birimi
karşılığı gösterilme şartı
aranmayacağı tabiidir.
Tebliğ olunur.
|