|
Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9'uncu
maddesi, gerekli görülen hallerde vergi alacağının emniyet altına
alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin
ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Maliye Bakanlığı'na yetki
vermiştir. Bakanlık bu yetkisine dayanarak çeşitli mal ve hizmet
grupları için bir dizi düzenlene yapmıştır.
104 seri nolu KDV Genel Tebliği ile
yapılan düzenlemede 96 seri nolu KDV Genel Tebliği'nde daha önce
yapılan düzenlemeye ilaveler yapılmıştır. Buna göre 96 seri nolu KDV
Genel Tebliğinin ilgili bölümü ve içeriği 104 nolu tebliğden sonra
aşağıdaki şekilde değişmiştir;
"5.3. Bakır, Alüminyum ve Çinko
Ürünlerinde Tevkifat Uygulaması:
..... bakır ve alışımlarından, çinko
ve alışımlarından, alüminyum ve alışımlarından mamul; anot, katot,
her çeşit takoz (biyet), slab, platina, kütük, granül, filmaşin,
levha, boru, prinç çubuk, lama, her türlü tel ve benzerlerinin
tesliminde % 90 oranında tevkifat uygulanarak alıcılar tarafından
sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi uygun görülmüştür...."
Yine 104 seri nolu KDV Genel Tebliği
ile 95 seri nolu KDV Genel Tebliğinin 7'nci bölümü aşağıdaki şekilde
değişmiştir;
"7.Hurdadan Elde Edilenler Dışındaki
Bakır, Alüminyum ve Çinko Külçelerinde Tevkifat Uygulaması
..... hurda metallerden elde
edilenler dışındaki bakır, çinko ve alüminyum külçelerinin
tesliminde % 90 oranında tevkifat uygulanarak alıcılar tarafından
sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi uygun görülmüştür...."
Bu düzenlemelere göre;
-
Bakır, çinko ve alüminyum ve
bunların alışımlarından mamul ürünlerin tesliminde alıcı
tarafından % 90 oranında KDV tevkifatı yapılacaktır.
-
Bakır, çinko ve alüminyum
külçelerin tesliminde de yine alıcılar tarafından % 90 oranında
KDV tevkifatı yapılacaktır.
İlk Üreticiler (Cevherden Üretim
Yapanlar):
İlk üreticiciler tarafından diğer bir
ifade ile cevherden üretim yapanların teslimlerinde tevkifat
uygulanmayacaktır. (96 seri nolu KDV Genel Tebliği, 5.3 bölüm)
Burada ilk üretici yani cevherden külçe
elde edenlerin tesliminde tevkifat olmadığı anlaşılıyor. Ancak aynı
üretici elde ettiği külçeyi işleyip örneğin rulo saç yapması halinde
tevkifat söz konusu olacak mıdır? Bu sorunun yanıtı tebliğlerde açık
olmamakla beraber, fikrimizce ilk üreticilerde vergi güvenliği
endişesi duyulmadığına göre, yine aynı ilk üretici tarafından
cevherden külçe, külçeden rulo saç imal edilip satılması halinde de
tevkifat söz konusu olmaması gerekir.
Hurdadan İmal Edilen:
Hurdadan imal edilen bakır, alüminyum
ve çinko külçeler katma değer vergisinden müstesnadır. Bu konuda
katma değer vergisi kanunun 17/4-g maddesinde düzenleme
bulunmaktadır.
Hurdadan mamul bakır, alüminyum yada
çinko külçe alan bir mükellef, eğer bu külçeyi aynı şekilde bir
başkasına satması halinde katma değer vergisi hesaplanacak mı,
tevkifat yapılacak mı sorusu uygulamada karşımıza çıkmaktadır.
"Alışında katma değer vergisine konu olmayan bir malın bir başka
alıcıya tesliminde de katma değer vergisi hesaplanmaması gerekir"
şeklindeki görüş akla yatkın olsa da bu husus tam olarak açıklığa
kavuşmamıştır.
Diğer taraftan hurdadan imal edilen
bakır, alüminyum ve çinko külçeler, ile hurdadan imal edilmemiş
olanların bir arada satışa konu edilmesi halinde tevkifatı yapacak
alıcılar yönünden riskler mevcuttur. Çünkü satıcının iyi niyetli
olmaması halinde bütün külçelerin hurdadan imal edildiğini ileri
sürerek alıcının tevkifat yapmasına engel olabilir. Bu durum
alıcıları müşterek sorumluluktan ötürü tedirginliğe sürüklemektedir.
Fatura Kesme Sırının Altında Kalan
Satışlarda Uyulama:
97 seri nolu KDV Genel Tebliği'ne göre,
faturada gösterilen işlem bedelinin hesaplanan KDV ile
birlikte, Vergi Usul Kanunu'nun 232'ci maddesine göre belirlenen
(2007 yılı için 560,00 YTL) fatura düzenlenme sınırının altında
olması halinde tevkifat uygulaması yapılmayacaktır.
Anılan tebliğde, "aynı satıcıdan
yapılan ve fatura düzenlenme sınırını aşan alımların, tevkifat
zorunluluğundan kaçınmak amacıyla, birden fazla fatura düzenlenmek
suretiyle parçalara bölündüğünün tespiti halinde bütünlük arzettiği
anlaşılan alımların toplamının yukarıda belirtilen sınırı aşıp
aşmadığına bakılarak gerekli işlem yapılacaktır" hükmü yer
almaktadır.
Burada sorun iyi niyetli olarak gün
içinde birden fazla alım yapılması ve her alımın fatura düzenlene
sınırının altında kalması, ancak bu alımlar birlikte dikkate
alındığında fatura düzenleme sınırının aşılması halinde nasıl bir
işlem yapılacağıdır. Hatta fatura düzenleme süresi olan 7 gün içinde
fatura düzenleme sınırı altında kalan örneğin 10 parti mal alınması
halinde, bu alımların faturaya dönüştürülmesi aşamasında KDV
tevkifatının yapılıp yapılmayacağı da yine kesin ve net olarak
belirli değildir.
Sonuç ve Değerlendirme:
Bakır ve alışımlarından, çinko ve
alışımlarından, alüminyum ve alışımlarından mamul malların
tesliminde yapılan KDV tevkifatı uygulamada bir çok karışıklık,
düzensizlik ve iş yükü getirmiştir.
Bir kere tevkifat uygulamasının temel
mantığı vergi güvenliğini sağlamak olduğuna göre, tevkifatı yapacak
olan alıcıların vergi güvenliğini tehlikeye sokmayacak, muhasebe ve
belge düzeni yerleşmiş, orta ve büyük ölçekli firmalar
olması gerekirken, tam tersi bir durum ortaya çıkmıştır.
Örneğin inşaat malzemeleri (galvaniz
saç levha, trapez levha, alüminyum levha ve rulo, paslanmaz krom
çelik levha, boru ve profil, çinko levha, kalay, kurşun,...) satan
muhasebe ve belge düzeni oturmuş orta ölçekli bir mükellefin müşteri
kitlesi, küçük ölçekte iş yapan, çoğunlukla muhasebe ve belge
düzeninin sağlıklı olup olmadığı kuşku taşıyan firmalardır.
Satıcı firma satışa konu ettiği
malların bir çoğunun bünyesinde bakır, alüminyum, çinko veya
bunların alışımları mevcut olduğu için tevkifat uygulanması
zorunludur. Günde yüzlerce alıcıya satış yapıldığını göz önüne
alırsak ve alıcıların yukarıda tarif edildiği üzere küçük ve belge
düzeninin tam olarak yerleşip yerleşmediğinden kuşku duyulan
firmalar olduğunu düşünürsek, satıcı firma bu uygulamadan dolayı hem
büyük risk almakta, hem de sürecin sağlıklı işlediğinin takibi için
daha fazla personel istihdam etmek durumunda kalmaktadır.
Bir kısmına yukarıda yer verdiğimiz
uygulamada ortaya çıkan sıkıntıların giderilmesi için vergi
idaresinin tebliğ yada sirküler çıkartarak çözüm bulması
beklenmektedir. Ayrıca giderek amacının dışına çıkmakta olan
tevkifat uygulamasının tekrar asıl amacına hizmet edecek şekilde
düzenlenmesi yerinde olacaktır. Mükelleflerin vergi idaresinden
beklentisi daha sade, anlaşılması ve uygulanması daha kolay bir
sistem iken, bunun tersine uygulama yapılması, küçük firmaların daha
büyük firmaları kontrol eder bir düzenlemenin getirilmesi
anlaşılamamaktadır. |