Esas olan stokların maliyet bedeli ile değerlenmesidir. Maliyet
bedelinin tespiti değişik şekillerde ortaya çıkabilir. Bunlar;
(1)
Fiili
Maliyet Yöntemi:
VUK’nda maliyet bedelinin tespitinin hangi metoda göre
yapılacağı açık olarak belirtilmemiş ise de, stokların
değerlenmesi ile ilgili hükümlerin yorumundan fiili
maliyet prensibi ortaya çıkmaktadır. Buna göre stokta
bulunan malların kendi maliyetleri ile değerlenmesi esas
olmaktadır. Stokta bulunan malların hangi partiden kaldığı
biliniyorsa ait olduğu partinin birim fiyatıyla değerlenmesi
gerekir.
Buzdolabı, otomobil, makine, motor gibi cinsinin ve maliyetinin
tespiti mümkün mallar için fiili maliyet yöntemi uygulaması
doğru bir yöntemdir. Satın alındıklarında veya üretildiklerinde
özel bir işaret, numara vb. taşıyor ise bu mala ilişkin stok
değeri fiilen tespit edilebilir bir stok değeri olacağından
diğer stok değerleme ölçülerinin kullanılması uygun
olmayacaktır.
(2)
Ortalama Maliyet Yöntemi:
Stokta bulunan malların fiilen hangi partiden kaldığı
bilinemiyorsa veya hangi fiyatla alındığı tespit edilemiyorsa
ortalama maliyet yöntemi kullanılmalıdır.
Yağ, şeker, un, peynir, süt gibi birbirine benzer mallarda
belirli maliyetlerle değerleme yapılamıyor ise ortalama maliyet
yöntemi uygulanır. Ortalama maliyet yöntemi üç şekilde
uygulamada yer almaktadır;
(a)
Basit Ortalama Maliyet
Yöntemi,
(b)
Ağırlıklı Ortalama Maliyet
Yöntemi,
(c)
Hareketli Ağırlıklı
Ortalama Maliyet Yöntemi.
v
Basit Ortalama Maliyet Yöntemi:
(3)
İlk
Giren İlk Çıkar (FIFO) Yöntemi:
Bu değerleme yönteminde işletmede kullanılan, üretime verilen
veya satılan malların işletmenin stoklarına en önce girenlerden
olduğu kabul edilir.
Dönem sonunda envanter alma sisteminde, FIFO değerleme
yönteminin varsayımı, mal satıldığında işletmeye giriş sırasına
göre çıkışı yapılacağından dönem sonunda kalanlar en son giren
partilerin birim fiyatlan ile değerlendirilir.
FIFO stok değerleme yöntemi enflasyonist dönemlerde satılan
malın maliyetini olduğundan düşük bir değerle buna karşılık
stokları piyasa fiyatına en yakın maliyet değeri ile
değerleyecektir. Buna bağlı olarak mal satış karı şişirilmiş
olacaktır.
(4)
Son
Giren İlk Çıkar (LIFO) Yöntemi:
Bu değerleme yönteminde işletmede kullanılan üretime sevk
edilen veya satılan malların işletme stoklarına en son
girenlerden olduğu kabul edilir. Bu yönteme göre çıkışlar
işletmeye en son giren mallardan başlar, mallar satılırken
öncelikle işletmeye en son alınan mallardan çıkış yapılır ve bu
sistem böyle devam eder. Satılan malların maliyeti çıkış sırası
gelen partinin birim maliyetine göre hesaplanır. Mevcut
stokların maliyet değeri ise işletmeye önceden giren malların
birim maliyetine göre bulunur.
LIFO stok değerleme yöntemi fiyatların yükseldiği dönemlerde
satılan malın maliyetini gerçeğe yakın hesaplayarak brüt satış
karının şişirilmesini önler. Bununla beraber stoklar, daima ilk
giren partilerin birim fiyatıyla değerlendiğinden gerçekten çok
düşük bir değerle bilançoda yer almış olur. Stok miktarının
yılar boyunca çok az değişmesi yıllar öncesi stok değerini aynen
veya ona çok yaklaşık bir değerle yıllar sonraki bilançoya
taşır.
(5)
Standart
Maliyet Yöntemi:
İşletme ambarında bulunan değerlemesi yapılacak olan her stok
kalemi, önceden saptanmış bir standart birim fiyatı ile giriş
çıkışları yapılmaktadır. Her bir stok kalemi için standart bir
birim fiyat saptanıp değerleme işlemi gerçekleştirildikten
sonra, standart ve gerçek birim fiyatlar arasında karşılaştırma
yapılır. Aradaki farklar stoklar ve satılan malların maliyeti
arasında dağıtılarak standart maliyetlerin fiili maliyetlere
dönüştürülmesi sağlanır.
Maliyetlerin standart maliyetlere göre saptanması durumunda,
fiili maliyetlerle standart maliyetler arasındaki farkların
GVK’nun 40 ncı maddesine göre doğrudan gider kaydedilmeyerek
maliyetlere aktarılması, oradan da stoklar ile satılan malların
maliyetine dağıtılması gerekir.
VUK’nun 275 nci maddesine göre, mükellefler fiili maliyetlerin
saptanmasında diledikleri usulü uygulamada serbest
bulunmaktadırlar.
b)
Emsal Bedeli İle Değerleme Yöntemi:
VUK’nun 274 ncü maddesine göre; Emtia, maliyet bedeliyle
değerlenir. Emtianın maliyet bedeline nazaran değerleme
günündeki satış bedelleri %10 ve daha fazla bir düşüklük
gösterdiği hallerde mükellef, maliyet bedeli yerine 267 nci
maddenin ikinci sırasındaki usul(maliyet bedeli esası) hariç
olmak üzere, emsal bedeli ölçüsünü tatbik edebilir. Bu hüküm
275 inci maddede yazılı mamuller(imal edilen emtia) için
de uygulanabilir.
VUK’nun 267 nci maddesine göre emsal bedeli sıra ile, aşağıdaki
esaslara göre tayin olunur.
Birinci sıra:
(Ortalama fiyat esası) Aynı cins ve nevideki
mallardan sıra ile değerlemenin yapılacağı ayda veya bir evvelki
veya bir daha evvelki aylarda satış yapılmışsa, emsal bedeli bu
satışların miktar ve tutarına göre mükellef tarafından
çıkarılacak olan 'Ortalama satış fiyatı' ile hesaplanır. Bu
esasın uygulanması için, aylık satış miktarının, emsal bedeli
tayin olunacak her bir malın miktarına nazaran % 25'ten az
olmaması şarttır.
İkinci sıra:
(Maliyet bedeli esası)
Emsal bedeli belli edilecek malın,
maliyet bedeli
bilinir veya çıkarılması mümkün olursa, bu takdirde mükellef bu
maliyet bedeline, toptan satışlar için % 5,
perakende
satışlar için % 10 ilave etmek suretiyle emsal bedelini bizzat
belli eder.
(2365 sayılı Kanunun 35 inci maddesiyle değişen fıkra)
Üçüncü sıra:
(Takdir esası)
Yukarıda yazılı esaslara göre belli edilemeyen emsal bedelleri
ilgililerin müracaatı üzerine
takdir komisyonunca
takdir yolu ile belli edilir. Takdirler, maliyet bedeli ve
piyasa kıymetleri araştırılmak ve kullanılmış eşya için ayrıca
yıpranma dereceleri nazara alınmak suretiyle yapılır. Takdir
edilen bedellere mükelleflerin vergi mahkemesinde dava açma
hakkı mahfuzdur. Ancak, dava açılması verginin tahakkuk ve
tahsilini durdurmaz.
Emsal bedelinin mükellef tarafından bizzat hesaplandığı
hallerde, bu hesaplara ait kayıt ve cetveller ispat edici
kağıtlar olarak muhafaza edilir.
Yukarıdaki esaslarla mukayyet olmaksızın kaza mercilerinin
re'sen biçtikleri değerler ile zirai kazanç ölçülerini tespit
eden kararnamelerde yer alan unsurlar emsal bedeli yerine geçer.
Ücretle yapılan imalatta ücretin gerçek miktarının bilinmemesi
veya doğru olarak tayin edilememesi hallerinde tespit edilecek
emsal ücret de aynı esaslara göre tayin olunur.
2.
Vergi Mevzuatı Dışında Uygulamada Kullanılabilecek Yöntemler:
a)
Düşük Değerle
Değerleme Yöntemi:
Değerleme gününde malın maliyet değeri ile piyasa değerinden
hangisi düşük ise onunla değerleme esasıdır.
Değerleme gününde, değerleyeme tabi malın piyasa değeri maliyet
bedelinden daha düşük ise maliyet bedeli yerine piyasa değeri
uygulanır. Bu yöntem henüz kesinleşmemiş zararların fiyatların
düştüğü dönemde gidere yazılmasını mümkün kılmaktadır.
b)
Yerine Koyma
Değeri İle Değerleme Yöntemi:
Değerlenecek malın değerleme gününde satın alınması veya yeniden
imal edilmesi halindeki maliyetini ifade eder.
Bu durumda, fiyatların düştüğü dönemlerde stoklar fiili maliyet
bedelinin altında, fiyatların arttığı dönemlerde ise maliyet
bedelinin üstünde bir bedelle değerlenecektir.
c) Yeni Giren İlk Çıkar (NIFO) Değerleme
Yöntemi:
Üretime verilen veya satılan mallar ile dönem sonunda mevcut
stoklar yeni alınacak malın fatura kaydı ile değerlenir.
Dolayısıyla tahmin edilen en son fiyatlara göre hesaplama
yapılmaktadır.
Bu usulde, satılan veya kullanılan malların maliyeti ile dönem
sonunda kalan stokların maliyet değeri fiilen katlanılan
harcamaya göre değil, tahmin edilen en son fiyatlara göre
hesaplanır.
d)
Temel Stok Değeri İle Değerleme Yöntemi:
Temel stok veya normal stok değeri, işletmenin normal
faaliyetlerini sürdürebilmesi için devamlı olarak en az
seviyede bulundurması gerekli, önceden saptanmış belirli bir
stok miktarının, en düşük ortalama birim maliyetle veya en
düşük yerine koyma birim maliyeti ile değerlenmesi neticesi
bulunan değerdir.
Dönem sonunda işletmede fiilen mevcut bulunan stok miktarı en az
stok miktarından fazla ise aradaki miktar en son fatura değeri
ile değerlenerek temel stok değerine eklenir. Mevcut stok
miktarı en az stok miktarının altında ise aradaki fark yerine
koyma değeri ile değerlenerek temel stok değerinden çıkarılır.
e) Satış Fiyatı İle Değerleme Yöntemi:
Stokların değerlemesinde piyasa fiyatlarının esas alınması da
mümkündür. Stokların gerçek piyasa değerleri ile bilançoda yer
alabilmesi için satış fiyatları ile değerlenmesi gerekir.
Üretimde kullanılan veya satıları malların değerinin piyasa
satış fiyatları üzerinden hesaplanması, maliyetlerin değişen
fiyat seviyesine uygun olarak bulunmasını mal satış karlarının
gerçek satış kazançlarını göstermesini sağlayacaktır.
f)
Diğer Değerleme Yöntemleri:
v
Borsa rayici bulunan malların borsa rayiciyle değerlenmesi,
v
Fiyat seviyelerini yansıtan indekslerin veya katsayıların
kullanılması ile uygulanan, cari satın alma gücü sistemine göre
stokların değerlenmesi,
v
Bilimsel veya subjektif tahminlere göre stokların değerlenmesi.