İhracatçılara, ihraç etmek kaydıyla
imalatçılardan satın alacakları mallar için katma değer vergisi
ödememe avantajı sağlayan “Tecil Terkin sistemi” 20.6.1986
tarihli Resmi Gazete de yayınlanan 3297 sayılı kanun ile 3065
sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11/1-C maddesinde
düzenlenmiş bulunmaktadır. Aslında bu sistem başlangıçta sadece
imalatçılar tarafından ihracatçılara yapılan teslimler için
geçerli idi. Ancak daha sonra Katma Değer Vergisi Kanunu’nun
4365 sayılı kanunla eklenen 17. madde ile “dahilde işleme” ve
“geçici kabul rejimi kapsamındaki mal teslimleri” de eklenerek
kapsamı genişletildi.
Bunların dışında imalatçı tanımında da bir takım değişiklikler
yapılmış olup konuya ilerleyen bölümlerde ayrıntılı olarak
değinilecektir.
1.
İmalatçının Tanımı ve Nitelikleri:
Yukarıda belirtildiği üzere 11/1-c maddesinin
uygulanabilmesi için en önemli şartlardan biri, ihraç kaydıyla
malı teslim edenin imalatçı olması ve ihraç kaydıyla teslim
edilen malın da bu imalatçı tarafından üretilmiş olan veya bu
imalatçı tarafından üretilmiş sayılan mal olmasıdır. İhraç
kaydıyla mal teslim edebilecek imalatçıların belirlenmesinde
6948 sayılı Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca yapılan imalatçı
tanımı esas alınarak 27 Seri No’lu KDV Genel Tebliği uyarınca
belirlene usul ve esaslar dikkate alınacaktır.
Buna göre bir mükellefin imalatçı sayılabilmesi
için;
-
Sanayi siciline kayıtlı ve sanayi sicil
belgesini haiz olması,
-
Sanayi Odası, Ticaret Odası ve Esnaf ve
Sanatkârlar Derneklerine kayıtlı bulunması,
-
İmalat işinde en az 5 işçi çalıştırması, Bu
madde, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından Sanayi Sicil
Tebliğleriyle, değişen ve gelişen teknolojik şartlara
paralel olarak sanayi işletmelerinde makine ve teknoloji
yoğunluğunun artması ve bu nedenle işgücüne duyulan
ihtiyacın azalması sebebiyle 99 No’lu KDV Genel Tebliği ile
kaldırılmıştır.
-
Sanayi sicil belgesinde yer alan üretim
konusunda gerekli araç parkına sahip olması, (Araç parkının
kısmen veya tamamen kiralanmış olması da imalatçı tanımına
girebilmek için yeterli görülmektedir. Ancak kira
mukavelesinin noterde ve en az bir yıl süreli olarak
yapılması şartı aranmaktadır)
gerekmektedir.
Ayrıca konu ile ilgili olarak bahsi geçen sanayi
siciline tescil işlemi, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca
çıkarılan Sanayi Sicil Tebliğleri uyarınca yapılmaktadır. Henüz
sanayi siciline kaydı yapılmamış veya sanayi sicil belgesi
alamamış olmakla beraber, 27 No’lu KDV Genel Tebliğince
öngörülen imalatçı olma şartlarından diğerlerini taşıyan, Sanayi
ve Ticaret Bakanlığına başvuran ve bu Bakanlıktan söz konusu
belgenin verileceğine ilişkin olumlu görüş alanlar da sanayi
sicil belgesi verilmesi beklenilmeden tecil-terkin
uygulamasından yararlanabileceklerdir.
Bu şekilde olumlu görüş yazısı alan
mükelleflerin, yazının verildiği tarihten önceki dönemlerde de
imalatçı şartlarına haiz olduğunun, vergi dairesi yoklama grubu
tarafından veya yeminli mali müşavir tasdik raporu ile tespit
edilmesi halinde bu dönemlerde yaptıkları ihraç kayıtlı
teslimlere ilişkin tecil-terkin uygulamasından
yararlanabileceklerdir.
2.
Kendi Üretmediği Malları da Satan
İmalatçılar:
Yukarıdaki şartları topluca taşıyan imalatçıların
kendi üretimine ilave olarak aynı zamanda fason imalat da
yaptırmaları halinde,
a)
Fason imalatı sadece, sanayi sicil
belgesinde yazılı üretim dallarında yaptırmaları,
b)
Fason olarak yaptırılan imalatta
işin riskini ve organizasyonunu üstlenmeleri,
c)
Fason olarak imal ettirilen
mallarla ilgili ham madde ve yardımcı maddeleri temin etmeleri
gerekmektedir.
Bu şekilde fason işçilik yaptıran imalatçıların
ihraç kaydıyla teslim edecekleri mallar da imalatçı tarafından
üretilmiş mallar sayılacaktır. Ayrıca imalatçı vasfına haiz
olmak şartıyla beraber bir kısım mallarını tümüyle fason olarak
yaptırabilmeleri için;
a)
İmalatın tümüyle fason olarak
yaptırılması kapasite yetersizliğinden kaynaklanmalıdır.
b)
İşin riski ve organizasyonu fason
iş yaptırana ait olmalıdır.
c)
Ham ve yardımcı maddeler fason işi
yaptıran tarafından tedarik edilmiş olmalıdır.
Görüldüğü üzere burada fasoncunun işin riskini ve
organizasyonu devralmaksızın ve ham madde maliyetlerine
katlanmaksızın sadece üretim işçiliğini yapması esastır. Ancak
cüzi olmak kaydıyla bazı malların fasoncu tarafından tedarik
ediliyor olmasının sonuca etkisi yoktur. Örneğin fason olarak
gömlek üreten firmanın iplik, düğme gibi yan üretim girdilerini
alması malın ihraç kaydıyla teslim edilmesini engellemez.
Tüm bunlara ek olarak, imalatçı ve fasoncu
arasındaki ayrıma da değinmekte fayda vardır. Yani, bir mükellef
imalatçı vasfına haiz olsa da fasoncu sıfatıyla ürettiği malları
ihraç kaydıyla teslim edemez.Bu
nedenle yurtdışından geçici ithalat yoluyla “bedelsiz olarak”
getirilen hammaddelerin işlenmesi suretiyle üretilen mal ihraç
kayıtlı teslim edilemez çünkü burada malı üreten firma fasoncu
konumundadır. Ancak hammaddeler “bedelli olarak” getiriliyorsa,
bu maddenin işlenmesi ile elde edilen mal imalatçı tarafından
üretilmiş sayılır ve ihraç kaydıyla teslim olunabilir. Ayrıca
ana hammadde ihracatçı tarafından temin edilmiş ise, fason
hizmet kendisine ihraç kayıtlı olarak teslim edilemez. Çünkü
malı fason olarak yapan atölye sahibi, imalatçı değil fasoncu
durumundadır.
3.
Ambalaj Malzemesi, Eklenti Ve
Ayrılmaz Parçaların Durumu:
İhraç kayıtlı mal tesliminin en önemli özelliklerinden biri;
ihraç kaydıyla teslim edilen malın aynı şekilde ihraç edilmesi
gereğidir. Örneğin ihraç kaydıyla iplik alıp, bunu kumaş haline
getirip ihraç ederseniz, tecil-terkin müessesesinden
yararlanmanız mümkün değildir.
Ancak asıl malın eklentisi veya ayrılmaz parçası niteliğindeki
malların, asıl mal ile birlikte ihraç edilmesi durumunda (tek
mal olarak) tecil-terkin sistemi uygulanabilecektir.
87
nolu KDV Genel Tebliğinde konu ile ilgili açıklamalar yapılmış
olup, bu şekilde gerçekleşen işlemlere ait gümrük
beyannamelerinde ihracatçılara ihraç kaydıyla mal teslim eden
imalatçı-tedarikçi firmaların isim ve unvanlarının yer alması
gerektiği belirilmektedir.
Tebliğde ihraç kaydıyla teslim edilen şasi kamyona, yine ihraç
kaydıyla teslim edilen kasa’nın monte edilerek ihraç edilmesi
örnek olarak verilmiş ve bu durumda gümrük beyannamesi üzerinde
her iki imalatçının da yer alması şartıyla tecil-terkinden
yararlanabileceği belirtilmiştir.
91
nolu Tebliğ ile tecil-terkin sistemi kapsamında satın alınan
malların ihracında ambalaj maddesi veya malzemesi olarak
kullanılan malların da bu uygulama kapsamında mütalaa edileceği
açıklanmıştır.
01.05.2007 tarihinde yayınlanan 104 seri Nolu KDV Genel
Tebliğinde ise; ihraç edilecek asıl malın istisna kapsamında
satın alınması (tecil-terkine tabi olmaması) halinde, ambalaj
maddeleri ve malzemeleri de dahil olmak üzere bu malın eklentisi
veya ayrılmaz parçası niteliğindeki malların alımında KDV
Kanununun (11/1-c) maddesi kapsamında işlem yapılabilmesi uygun
görüldüğü belirtilmiştir.
----------------------------
Bu konuya ilişkin, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin
26.05.1993 tarih, 1993/2440 sayılı kararına göre “
Sanayi sicil belgesi almak üzere Sanayi ve Ticaret
Bakanlığına başvuran imalatçı, bu başvuru tarihinden
önce yapmış olduğu teslimleri dolayısıyla da, katma
değer vergisi istisnasından yararlanacaktır.”
Denilmiştir.