|
1.
Giriş :
5422
sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yer alan “örtülü kazanç”
müessesesi 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13 üncü maddesi
ile “Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü
kazanç dağıtımı” adı altında yeniden düzenlenmiş olup,
01.01.2007 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Transfer
fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı ile ilgili yasal
düzenleme geçtiğimiz yıl yapılmakla birlikte uygulama ile ilgili
olarak Maliye Bakanlığı’nın çalışmaları halen devam etmektedir.
Maliye
Bakanlığı, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı
ile ilgili olarak bir tebliğ taslağı ile bir Bakanlar Kurulu Kararı
taslağı hazırlamış olup, önümüzdeki günlerde söz konusu
düzenlemelerin imzalanarak yürürlüğe girmesi beklenmektedir.
Söz
konusu düzenlemeler ışığında transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü
kazanç dağıtımının mükellefler üzerindeki etkileri makalemizin
konusunu oluşturmaktadır.
2.
Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımının Kapsamı :
Türkiye’deki tam ve dar mükellef gerçek kişi ve kurumların tamamı bu
düzenlemenin kapsamı içinde olup, gerçek kişi ve kurumların ilişkili
kişilerle gerek yurt içi gerekse yurt dışı faaliyetleri ile ilgili
olarak yaptıkları mal veya hizmet alım ya da satım işlemleri
transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı çerçevesinde
değerlendirilecektir.
Kurumların veya gerçek kişilerin ilişkili kişilerle emsallere
uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat
üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunmaları
durumunda, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması
yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacaktır.
Transfer
fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından söz edebilmek
için;
-
Bir
kurum veya gerçek kişi tarafından bir mal veya hizmet alım ya da
satımının (Alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama,
kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi,
ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler de bu
kapsamdadır.) yapılmış olması,
-
Söz
konusu kurumun veya gerçek kişinin bu mal veya hizmet alım ya da
satımını ilişkili kişilerle yapmış olması,
-
Bu
mal veya hizmet alım ya da satımında “emsallere uygunluk
ilkesi”ne aykırı olarak fiyat veya bedel tespiti yapılmış olması
gerekmektedir.
Dolayısıyla kurumların veya gerçek kişilerin ilişkili kişilerle
emsallere uygunluk ilkesine göre tespit ettikleri fiyat veya bedel
üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımı yapmış olmaları
durumunda transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç
dağıtımından söz edilmeyecektir.
3.
Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımında İlişkili
Kişi :
Bir
kurum açısından ilişkili kişi;
-
Kurumların kendi ortaklarını,
-
Kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya
kurumları,
-
Kurumların veya ortaklarının idaresi, denetimi veya sermayesi
bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu gerçek
kişi veya kurumları,
-
Kurumların veya ortaklarının idaresi, denetimi veya sermayesi
bakımından nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya
kurumları,
-
Ortakların eşlerini,
-
Ortakların veya eşlerinin üstsoy ve altsoyu, üçüncü derece dahil
yansoy hısımları ve kayın hısımlarını
ifade
etmektedir.
Yapılan
düzenleme ile ticari işlemlerde ilişkili kişi kavramı oldukça geniş
tutulmuş olup, mükelleflerin ticari ilişkilerini sürekli olarak
kontrol altında tutmaları amaçlanmıştır.
Gelir
Vergisi Kanunu’nun uygulanmasında ise teşebbüs sahibinin (Kollektif
şirketlerin ortakları, adi ve eshamlı komandit şirketlerin komandite
ortakları dahil) eşi, üstsoy ve altsoyu, üçüncü derece dahil yansoy
ve kayın hısımları ile doğrudan veya dolaylı ortağı bulunduğu
şirketler, bu şirketlerin ortakları, bu şirketlerin idaresi,
denetimi veya sermayesi bakımından kontrolü altında bulunan diğer
şirketler ilişkili kişi sayılır.
Gerek
gelir vergisi, gerekse kurumlar vergisi mükellefleri yönünden,
kazancın elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin
yarattığı vergilendirme kapasitesi ile aynı düzeyde bir
vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişimi
hususunun göz önünde bulundurulması suretiyle Bakanlar Kurulunca
ilan edilen ülkelerde veya bölgelerde bulunan kişilerle yapılmış tüm
işlemler ilişkili kişilerle yapılmış sayılacaktır.
4.
Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımında Emsallere
Uygunluk İlkesi :
Emsallere uygunluk ilkesi, ilişkili kişilerle yapılan mal veya
hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında
böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele
uygun olmasını ifade etmektedir.
Yeni
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile gerek
mükelleflerin gerekse vergi inceleme elemanlarının transfer
fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında emsallere uygunluk
ilkesinin nasıl uygulanacağı konusundaki beklentileri hazırlanmış
olan tebliğ taslağı ile büyük ölçüde giderilmeye çalışılmıştır.
Yapılması planlanan düzenleme ile emsallere uygunluk ilkesinin
uygulama esasları belirlenmiş ve konu ile ilgili örneklemelerle
mükelleflerin ilişkili kişilerle uygulanacak fiyat veya bedelin
tespitine ilişkin açıklamalar yapılmıştır.
İlişkili
kişiler arasındaki mal veya hizmet alım ya da satım işlemlerinde
uygulanacak fiyat veya bedelin emsallere uygunluk ilkesine göre
tespit edilmesi sırasında öncelikle iç emsal kullanılacak, bu
şekilde kullanılacak fiyat veya bedellerin bulunmaması ya da
güvenilir olmaması halinde dış emsal karşılaştırmada esas
alınacaktır.
Bu
ilkenin uygulanabilmesi, ilişkili kişiler arasındaki işlemlerle
ilişkisiz kişiler arasındaki işlemlerin karşılaştırılabilir
olmasına dayanmaktadır.
İlişkili
kişiler arasındaki işlemlerle ilişkisiz kişiler arasındaki
işlemlerin karşılaştırılabilir olup, olmadığı ise
karşılaştırılabilir analizinin yapılması ile tespit edilecektir. Bu
karşılaştırmaların güvenilir sonuçlar verebilmesi için benzer
işlemlerdeki farklılıkların tespit edilerek farklılıkların
düzeltilmesi gerekir.
Yapılması planlanan düzenlemede tespit edilen
farklılıkların düzeltilmesine ilişkin uygulama birliğinin
sağlanmasına çalışılmıştır.
5.
Emsallere Uygun Fiyat ya da Bedelin Tespitinde Kullanılacak
Yöntemler :
Yeni
Kurumlar Vergisi Kanununda emsallere uygun fiyat ya da bedelin
tespitinde kullanılan yöntemler tek tek sayılmış olup, tebliğ
taslağında uygulama esasları belirlenmiş ve örneklerle anlaşılabilir
hale getirilmiştir. Söz konusu yöntemler;
olarak belirlenmiştir. Kanun metninde “Diğer
Yöntemler” konusunda herhangi bir belirleme yapılmamış olmasına
rağmen tebliğ taslağında diğer yöntemler;
olarak
belirlenmiş bulunmaktadır.
Mükellefler, işlemin koşullarını ve özelliklerini en iyi yansıtan
yöntemi kullanarak, ilişkili kişilerle yaptıkları mal veya hizmet
alım ya da satımında emsallere uygunluk ilkesiyle tutarlı fiyat veya
bedel uyguladıklarını göstermek zorundadır.
6.
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı ile Anlaşma Usulü :
Mükellefler yukarıda sayılan yöntemlerden hangisini belirleyeceği
konusunda dilerlerse Maliye Bakanlığı’na başvurarak anlaşma
yapabilmelerine olanak tanınmış bulunmaktadır.
Maliye
Bakanlığı’na başvuran mükelleflerle yöntem üzerinde anlaşma
sağlanması halinde, bu yöntemin üç yılı aşmamak üzere belirlenen
süre ve koşullar altında kesinlik taşıyacağı ve bu şekilde tespit
edilen yöntemin, belirlenen koşullar altında eleştiri konusu
yapılamayacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla, uygulayacağı yöntem
konusunda tereddüdü bulunan mükellefin gerekli bilgi ve belgelerle
birlikte İdare’ye başvurarak belli bir dönem için yöntem tespiti
talebinde bulunabilmesi mümkündür.
Yürürlüğe girmesi beklenen tebliğ taslağında bu uygulamadan şimdilik
Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı'na kayıtlı mükelleflerin
ilişkili kişilerle yaptığı yurt dışı işlemlere ilişkin olarak
belirleyeceği yöntem konusunda İdare'ye başvurmaları planlanmıştır.
6.1.
Mükelleflerden İstenecek Belgeler
Peşin
fiyatlandırma anlaşması ile ilgili olarak mükelleflerin bazı temel
bilgi ve belgeleri Maliye Bakanlığı’na sunmaları gerekmektedir.
Tebliğ taslağına göre mükelleflerin sunması gereken bilgi ve
belgeler aşağıdaki gibi belirlenmiştir.
-
Yazılı Başvuru [Yazılı Başvuru’da anlaşmanın süresine ilişkin
talep, anlaşma sürecine katılacak mükelleflerin ya da
temsilcilerin adları, T.C. kimlik numaraları, adresleri, telefon
numaraları, mükellefin faaliyet konusu, kurumun yapısı (merkez,
şube) ve ortakları, sermaye yapısı, içinde bulunduğu sektör,
ekonomik ve hukuki geçmişi hakkında özet bilgiler, ilişkili
kişilerin tanımı ve bu kişiler arasındaki mülkiyet ilişkilerine
ilişkin bilgiler yer alacaktır.]
-
Kurumun fonksiyonları ve sahip olduğu riskleri içeren tüm
bilgiler,
-
Başvuru tarihinin içinde bulunduğu vergilendirme dönemine
ilişkin ürün fiyat listeleri,
-
Başvuru tarihinin içinde bulunduğu vergilendirme dönemine
ilişkin üretim maliyetleri,
-
Başvuru tarihinin içinde bulunduğu vergilendirme döneminde
ilişkili ve ilişkisiz kişilerle yapılan işlemlerin miktarı ve
fatura bilgileri,
-
İlişkili kişilerin son üç yıla ilişkin mali tabloları, vergi
beyanname örnekleri, yurtdışı işlemlerine ait sözleşmelerin
örnekleri,
-
İlişkili kişiler ve emsal kurumlar tarafından farklı muhasebe
standartları ve yöntemleri kullanılıyor ise bunlara ilişkin
bilgi,
-
Önerilen transfer fiyatlandırması yöntemi, bu yöntemin seçimine
ve uygulanmasına esas teşkil eden koşullara veya varsayımlara
ilişkin açıklama, destekleyici analizler ve yapılan çalışmalar
(karşılaştırma analizleri, varsa emsal kurum bilgileri, pazar
verileri, mahkeme kararları, bilimsel araştırmalar),
-
Önerilen transfer fiyatlandırması yöntemini destekleyen son üç
yıla ait finansal veriler ve bunlarla ilgili belgeler,
-
İki
veya daha fazla karşılaştırılabilir işlemin olması durumunda
belirlenen emsal fiyat aralığı ve bu aralığın tespitinde
kullanılan yöntem,
-
Mükellefin mali durumunu etkileyebilecek geleceğe dönük ekonomik
varsayımlar (kâr tahminleri, kur bilgileri, faiz oranları vb.)
-
Emsal fiyatın tespit edilmesi için gerekli diğer belgeler.
İdare
gerekli gördüğü takdirde mükelleften ilave bilgi ve belge talebinde
bulunabilir. İlgili bilgi ve belgelerin yabancı dilde yazılmış
olmaları halinde, bunların Türkçe çevirilerinin de ibraz edilmesi
zorunludur.
Öte
yandan, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin ilişkili kişilerle
yaptıkları işlemlere ilişkin olarak tebliğ taslağının ekinde yer
alan formata uygun şekilde bir rapor düzenlemeleri ve düzenlenecek
rapor ile aşağıda yer alan bilgi ve belgeleri istenmesi durumunda
İdare’ye veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara ibraz
edilmek üzere hazır bulundurmaları gerekmektedir.
-
Kurumun faaliyetlerinin tanımı ve organizasyon yapısı, ilişkili
kişilerin tanımı (vergi kimlik numaraları, adresleri, telefon
numaraları vb.) ve bu kişiler arasındaki mülkiyet ilişkileri,
-
Kurumun fonksiyonları ve sahip olduğu riskleri içeren tüm
bilgiler,
-
İşlem konusu yıla ilişkin ürün fiyat listeleri,
-
İşlem konusu yıla ilişkin üretim maliyetleri,
-
İşlem konusu yıl içinde ilişkili ve ilişkisiz kişilerle yapılan
işlemlerin miktarı ve fatura bilgileri,
-
İşlem konusu yıl içinde ilişkili kişilerle yapılan tüm sözleşme
örnekleri,
-
İlişkili kişilere ait özet mali tablolar,
-
İlişkili kişiler arasındaki işlemlere uygulanan şirket içi
fiyatlandırma politikası,
-
İlişkili kişiler tarafından farklı muhasebe standartları ve
yöntemleri kullanılıyor ise bunlara ilişkin bilgi,
-
Gayri maddi varlıkların mülkiyetine ve alınan veya ödenen gayri
maddi hak bedellerine ilişkin bilgi,
-
Kullanılan transfer fiyatlandırması yönteminin seçilme nedeni ve
uygulanmasına ilişkin bilgi ve belgeler (iç ve/veya dış
emsaller, karşılaştırılabilirlik analizi),
-
Emsallere uygun fiyat ya da kâr marjının saptanmasında
kullanılan hesaplamalar ve yapılan varsayımlara ilişkin
ayrıntılı bilgiler,
-
Belli bir emsal fiyat aralığı tespit edilmişse, bu aralığın
tespitinde kullanılan yöntem,
-
Emsal fiyatın tespit edilmesi için gerekli diğer belgeler.
Yukarıda
yer alan bilgi ve belgelerin hazırlanması ve Maliye Bakanlığı’na
verilecek raporun oluşturulmasına yönelik olarak İdare’nin 3568
sayılı yasa kapsamında Transfer Fiyatlandırması Yöntemi Raporu ile
ilgili ayrı bir düzenleme yapması ve Yeminli Mali Müşavirler
aracılığıyla raporun hazırlatılması hem mükellefler hem de idare
açısından büyük kolaylıklar getireceğini düşünmekteyiz.
7.
Sonuç :
5520
sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13 üncü maddesi ile “Transfer
fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı” müessesesi bir vergi
güvenlik müessesesi olarak eski yasada yer alan örtülü kazanç
müessesesinin yerine ihdas edilmiştir.
Yapılan
yeni düzenleme ile öncelikle yürürlük tarihi ile ilgili bir boşluk
oluşmuş ve eski yasada yer alan örtülü kazanca ilişkin hükümler
01.01.2006 tarihinden itibaren uygulamadan kalkmış bulunmaktadır.
Yeni
yasada 13 ncü madde de düzenlenen “Transfer Fiyatlandırması
Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı” hükümleri de 01.01.2007 tarihinden
itibaren yürürlüğe gireceğinden 01.01.2006-31.12.2006 tarihleri
arasındaki süre için örtülü kazanç veya transfer fiyatlandırması
yoluyla örtülü kazanç dağıtımı ile ilgili herhangi bir vergi
incelemesi yapılması kanaatimizce mümkün görünmemektedir.
Maliye
Bakanlığı’nca hazırlanmış olan tebliğ taslağı ile Bakanlar Kurulu’na
onaylanmak üzere sunulan Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü
Kazanç Dağıtımı Hakkında Karar hükümleri uyarınca uygulamanın hem
mükellefler hem de İdare açısından daha anlaşılır ve objektif
esaslara dayandırılması amaçlanmıştır.
Yeni
düzenlemelerin yürürlüğe girmesine rağmen Transfer Fiyatlandırması
Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı ile ilgili sorunların tam olarak
çözülemeyeceği uygulama ve ihtilaflara birlikte ortaya çıkan
sorunların yapılacak yeni düzenlemelerle çözüleceğini beklemekteyiz.
Kaynaklar :
1.
Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı
Hakkında 1 Seri No.lu Genel Tebliğ Taslağı
2.
Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı
Hakkında Bakanlar Kurulu Karar Taslağı
3.
KVK’da Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç
Dağıtımı Düzenlemesinde Yanıtlanması Gereken Bazı Sorular (Erkan
Yetkiner Baş Hesap Uzmanı)
|