|
Günlük
ticari hayatta mükellefler, çeşitli ekonomik ve hukuki olayların
ortaya çıkmasıyla diğer kişi yada kuruluşlara zarar, ziyan yada
tazminat ödemek zorunda kalabilmektedirler. Bu tazminatlar işin
normal seyri içinde var olan riskin gerçekleşmesinden yada
sözleşmelerde yer alan şartların oluşmasından kaynaklanmaktadır. Bu
yazımızın konusu, çalışanların kusurları nedeniyle işverenler
tarafından ödenmek zorunda kalınan sözleşmeye bağlı veya mahkeme
kararına yada kanun emrine dayalı tazminatların gider yazılıp
yazılamayacağıdır.
Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari
kazancın tespitinde indirilebilecek giderleri düzenleyen 40 ıncı
maddesinin 3 üncü bendi aşağıdaki gibidir:
“İşle ilgili olmak şartıyla,
mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar,
ziyan ve tazminatlar.”
Bu madde hükmüne göre, ödenen zarar,
ziyan ve tazminatın, gider kaydedilebilmesi için gerekli şartlardan
biri, ödemenin ticari faaliyetin normal icapları ile ilgili
olmasıdır. Eğer bu şart mevcut değilse, ödenen zarar, ziyan veya
tazminat sözleşmeye, kanun hükmüne yada mahkeme kararına da dayansa
gider yazılmaması gerekir.
İkici olarak, işletme sahibinin kamu
düzenine aykırı davranması sonucu ödediği zarar, ziyan yada
tazminatın yine gider yazılmamasıdır.
İşletme sahibinin kusurları dışında
işletmede çalışan personelin kusurlu davranışları sonucunda da
zarar, ziyan ve tazminat ödenmek durumunda kalınmaktadır. Günlük iş
hayatında firmalar, çalışanlarının işle ilgili kusurlu davranışı
nedeniyle başka bir kişi yada kuruma vermiş olduğu zarardan ötürü
zarar, ziyan ve tazminat ödemekle karşı karşıya kalabilmektedirler.
Bunun yasal dayanağı Borçlar Kanunu'nun 55. maddesidir. Borçlar
Kanunu'nun bu maddesi aşağıdaki gibidir:
"Başkalarını
istihdam eden kimse, maiyetinde istihdam ettiği kimselerin ve
amelesinin hizmetlerini ifa ettikleri esnada yaptıkları zarardan
mesuldür. Şu kadar ki böyle bir zararın vukubulmaması için hal ve
maslahatın icabettiği bütün dikkat ve itinada bulunduğunu yahut
dikkat ve itinada bulunmuş olsa bile zararın vukuuna mani
olamıyacağını ispat ederse mesul olmaz.
İstihdam eden kimsenin, zamin olduğu şey ile zararı
ika eden şahsa karşı rücu hakkı vardır."
Bu kanun hükmüne göre; işletme sahibi
kusurlu bulunmasa dahi çalışanının yaptığı bir eylemden ötürü başka
bir kişi yada kurumun uğradığı zarar, ziyan yada tazminatın
ödenmesinden işletme sahibi sorumlu tutulmaktadır.
Eğer çalıştıran, çalıştırdığı
kişilerin işleri ile ilgili olarak işin ve mevzuatın gerektirdiği
tüm tedbirleri almış, gerekli talimatları vermiş, işin gerektirdiği
tüm çalışma şartlarını yerine getirmiş olduğunu ispatı halinde
sorumlu tutulmaz.
Bununla birlikte ortada bir sözleşme
varsa ve bu sözleşme hükümleri çalışanın elinde olmayan nedenlerden
dolayı yerine getirilemiyorsa, çalıştıran işin gerektirdiği tüm
tedbirleri aldığını ve gerekli özen ve dikkati gösterdiğini
ispatlasa dahi sorumluluktan kurtulamaz.
Bu suretle ortaya çıkan zararın yine
işle ilgili olması esastır. Kaldı ki zarar, ziyan yada tazminat
çalışanın işini kötü yapmasından kaynaklanıyorsa zaten iş ile zarar,
ziyan arasında bir ilişki var demektir. Örneğin eski bir binanın
yıkım işinde çalışan bir işçinin yoldan geçenin üzerine inşaat
molozu düşürmesinde sorumluluk işverene aittir. Görüldüğü gibi
burada zarar işle ilgili olarak ortaya çıkmıştır. Diğer taraftan bir
tekstil fabrikasında çalışan işçilerin birbirleriyle kavga etmeleri
sonucunda oluşan yaralanmadan işveren sorumlu tutulamaz. Çünkü
buradaki olayın işle ilgisi yoktur.
İşletme sahibi, Borçlar Kanunu'nun
istihdam edenin kusursuz sorumluluğu ile ilgili hükmüne göre ödemek
durumunda kaldığı zarar, ziyan ve tazminatları gider
yazabilmektedir. Ayrıca işle ilgili olmak şartıyla, çalıştıranın
kusuru olmasa da ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar ile suç
sayılacak bir fiil dolayısıyla ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar da
gider yazılabilmektedir.
Konu ile ilgili Maliye Bakanlığı'nın
27.06.2007 tarih ve B.07.1.GIB.0.40/4003-57468 sayılı Özelgesi'nde;
Bilirkişi raporuna göre 8/8 kusurlu
olan bir kamyon sürücüsünün ölümlü trafik kazası yaptığı ve mağdur
olan aileye mahkeme kararıyla ödenecek tazminatın, kamyon
sürücüsünün ücretli olarak çalıştığı firmaca ödenmesi halinde bu
tazminatın gider yazılıp yazılmayacağı ile ilgili olarak şöyle
denilmektedir;
"... ödenen tazminatın gider
yazılabilmesi için işle ilgili olması ve sözleşmeye, ilama ve kanun
emrine bağlı bulunması şarttır. İşle ilgili olmayan ve işle ilgili
olsa dahi işletme sahibinin şahsi kusuru nedeniyle ödenen
zarar, ziyan ve tazminatlar ise gider olarak yazılamayacaktır.
Bununla birlikte teşebbüs sahibinin, Borçlar Kanunu'nun "İstihdam
Edenin Kusursuz Sorumluluğu" hükümleri çerçevesinde katlandığı
tazminat yükümlülüğü, teşebbüs sahibinin suçundan doğan tazminat
olarak kabul edilemez.
Dolayısıyla işletme sahibinin şahsi
kusurundan kaynaklanmayıp, çalışanların görevlerini ifa
ettikleri esnada yaptıkları zararlar nedeniyle ödenen ve
mukavelename, ilam veya kanun emrine dayanan tazminatların, ticari
kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabileceği tabidir. Bu
çerçevede, ödevliye ait işyerinde çalışan işçinin, işletmeye dahil
araç ile yaptığı trafik kazasında ödevli tarafından mağdur olan
aileye ödenen tazminatın gider olarak indirimi mümkün
bulunmaktadır."
Danıştay'ın bir kararında da (Danıştay
4.D. E:1984/111 K:1984/4286 sayılı karar) kamyon işleten yükümlünün
ölüme sebebiyet vermesi nedeniyle ölen kişinin yakınlarına ödediği
tazminatın gider yazılabileceği yönündedir.
Bu kararlardan anlaşılacağı üzere,
Borçlar Kanunu'nun "İstihdam Edenin Kusursuz Sorumluluğu" hükmü
kapsamında çalıştıranın (işveren) ödediği zarar, ziyan ve tazminatın
gider yazılabilmesi için işverenin çalışana rucu hakkını kullanıp
kullanmamasının bir önemi bulunmamaktadır. Çünkü yasal düzenlemede
tazminatın gider yazılabilmesinin şartları belirlenmiş, ancak ödenen
tazminatın geri alınması ile ilgili herhangi bir düzenleme
yapılmamıştır.
Bununla birlikte çalıştıranın
(işveren) çalışana rucu ederek geri aldığı zarar, ziyan yada
tazminat gelir olarak kayıtlara alınması gerekecektir.
KAYNAKLAR:
- Gelir Vergisi Kanunu,
- Gelir Vergisi Kanunu Yorum
ve Açıklamaları, Yılmaz ÖZBALCI, Oluş Yayınları,
- Mükelleflerce Gider
Yazılabilecek Tazminatlar, Mehmet MAÇ, Yaklaşım-Aralık'2000
- Maliye Bakanlığı Özelgeleri,
- Danıştay Kararları, |