|
VUK’da Defter Tutmanın Amacı:
“Defter Tutma” ile
ilgili hükümler Vergi Usul Kanununun 171 ile 226 ncı maddeleri
arasında düzenlenmiştir. Kanunun 171 inci maddesinde de belirtirliği
üzere;
Mükelleflerin;
-
Vergi ile
ilgili servet, sermaye ve hesap durumlarının tespit edilmesini,
-
Vergi ile
ilgili faaliyet ve hesap neticelerinin tespit edilmesini,
-
Vergi ile
ilgili muamelelerin belli edilmesini,
-
Vergi
karşısındaki durumlarının hesaplar üzerinden kontrol edilmesi ve
incelenmesini,
-
Hesap ve
kayıtlarının yardımıyla üçüncü şahısların vergi karşısındaki
durumlarının (emanet niteliğindeki değerler dahil) kontrol
edilmesi ve incelenmesini,
sağlayacak şekilde
defter tutmaları zorunludur.
Defter tutma
zorunluluğu olan veya olmayan gerçek ve tüzel kişiler VUK ‘un 172
nci ve 173 üncü maddelerinde ayrıca belirtilmiştir. Mükelleflerin
Vergi Usul Kanunu’nun 175 inci maddesinde belirtildiği üzere,
defterlerini ve muhasebelerini işlerinin bünyesine uygun olarak
diledikleri usul ve tarzda tanzim etmekte serbest oldukları hüküm
altına alınmıştır. Ancak, söz konusu fıkraya 3762 sayılı Kanun’la
Maliye Bakanlığı’na usul ve esasları belirlemeye dair yetki
verilmiştir.
Defter
Tutma Hadleri ve Bilanço Esasına Göre Defter Tutma:
Tüccarlar defter
tutma bakımından birinci ve ikinci sınıf olmak üzere iki gruba
ayrılmıştır. Birinci sınıf tüccarlar bilanço esasına, ikinci sınıf
tüccarlar ise işletme hesabı esasına göre defter tutarlar. Bir
tüccarın dahil olacağı sınıf, statüsüne veya yıllık alım-satım
tutarlarına göre belirlenmiştir.
Vergi Usul Kanunun
177'nci maddesi hükmü gereği olarak satın aldıkları malları olduğu
gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımları tutarı 2007 yılı
için 100.000.-YTL’yi veya satışlarının tutarı 140.000.-YTL’yi
aşanlar, bu işler dışındaki işlerle uğraşıp, bir yıl içinde elde
ettikleri gayrisafi iş hasılatı 56.000.-YTL’yi aşanlar, alım satım
işi ile diğer işleri birlikte yapanlarda iş hasılatının beş katı ile
yıllık satış tutarı toplamının 100.000.-YTL’yi aşanlar birinci sınıf
tacir sayılmakta ve bilanço esasına göre defter tutmaları istisnalar
hariç zorunlu olmaktadır.
Bilanço esasına
tabi birinci sınıf tüccarların tutmak zorunda oldukları defterler
-
Yevmiye
Defteri,
-
Defter-i Kebir,
-
Envanter
Defteri’dir.
Bu defterler fiziki
ortamda tutulabileceği gibi Maliye Bakanlığı’na mükelleflerin vergi
mevzuatı uyarınca tutmakla yükümlü oldukları defter, kayıt ve
belgelerin elektronik ortamda da tutulmasına izin verme veya
zorunluluk getirme yetkisi verilmiştir. Elektronik ortamda tutulacak
defterler ile ilgili usul ve esasların belirlenmesi konusunda Maliye
Bakanlığı’na yetki verilmiştir.
Birinci sınıf tacir
sayılanların dışında kalanlar ve Kurumlar Vergisi mükelleflerinden
işletme hesabı esasına göre defter tutmalarına Maliye Bakanlığı’nca
izin verilenler ise ikinci sınıf tacir sayılmaktadır. Ayrıca yeniden
işe başlayan tacirler yıllık iş hacimlerine göre sınıflandırılıncaya
kadar ikinci sınıf tacir gibi hareket edebilirler. İkinci sınıf
tacirler ise işletme hesabı esasında, işletme hesabı defteri
tutarlar.
Tasdike
Tabi Defterler:
Mükellefler
defterlerini, iş yerinin, iş yeri yoksa ikametgahlarının bulunduğu
yerdeki noter veya noterlik görevini ifayla sorumlu olanlara tasdik
ettirmeleri gerekmektedir. Vergi Usul Kanunu’nun 220 nci maddesi
hükmüne göre tasdike tabi defterler şunlardır:
Mükellefler
kullanacakları tasdike tabi defterlerinin tasdik işlemini VUK 221
inci maddesindeki belirtilen tarihlerde yaptırmak zorundadırlar.
Defterleri Türkçe Tutma ve Türk Parası Kullanma Zorunluluğu:
5228 sayılı kanunun
7 nci maddesi, VUK’un 215 inci maddesinde yaptığı değişiklikler ile
Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlerde başka dilden
kayıtların da yapılabilmesine imkan sağlamıştır. Yine düzenlenecek
belgelerin de, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı
para birimine göre de düzenlenebileceği belirtilmiştir. Ayrıca
işlemlerin işin hacmine ve icabına uygun olarak muhasebenin düzen ve
açıklığını bozmayacak bir zaman zarfında kaydedilmesi şarttır. Bu
kayıtların 10 günden fazla geciktirilmemesi gerekir. Öte yandan,
kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro
gibi yetkili amirlerin imza ve parafını taşıyan mazbut vesikalara
dayanarak yürüten müesseselerde, muamelelerin bunlara işlenmesi,
deftere işlenme hükmünde kabul edilmiştir. Fakat bu takdirde
muamelelerin esas defterlere 45 gün içinde intikal ettirilmesi
şarttır.
Defter
Tutma Açısından Ülkemizin Durumu:
Birinci sınıf
tacirlikten ikinci sınıf tacirliğe veya ikinci sınıf tacirlikten
birinci sınıf tacirliğe geçme konusundaki hükümler Vergi Usul
Kanunun 179 ve 180 inci maddelerinde belirtilmiştir. Bildiğiniz
üzere birinci sınıf tacirler bilanço çıkartmak, bilanço üzerinde
borçlarını alacaklarını işletmeye ait tüm iktisadi kıymetlerini
göstermek zorundadırlar. Oysa ikinci sınıf tacirlerin düzenlemek
zorunda oldukları işletme hesabı özeti, işletme sahibi ve işletme
hakkında yeteri kadar bilgi verme özelliğinden yoksundur. Bu nedenle
işletme hesabı üzerinden işletme ve işletme sahibi hakkında yeteri
kadar bilgi sahibi olma ya da araştırma yapabilme olanağı mevcut
değildir. Ancak işletme hesabı esasına göre kayıt tutmak hem kolay
ve hem de düşük maliyetli olduğu için, bu tür kayıt tutma işlemi
tercih edilmekte ve dolayısıyla çok yönlü kayıt sistemi olarak kabul
edilen bilanço esasına göre defter tutma sistemi uygulamada
benimsenmemektedir.
Örneğin alışları
100.000 YTL'ye ya da satışları 140.000 YTL'ye yaklaşan yükümlüler
birinci sınıf tacir sıfatını taşımak zorunda kalacaklarını dikkate
alarak ya alışlarını faturasız yapmakta ya da satışlarını
belgelendirmekten kaçınmaktadır. Bu durum vergi matrahlarını da
etkilemektedir.
Bu tutum ve
davranış ekonomik faaliyette bulunanların gerçek mali gücünü de
belirsiz hale getirmekte, vergi kayıp ve kaçaklarını artırmaktadır.
Türkiye birinci sınıf tüccar ve mali tabloların üretimi konusunda,
buna bağlı olarak ta iyi bir mali sistemin oluşturulmasında sıkıntı
çekmekte olan bir ülkedir. Kişi başına en az bilanço üretilen
ülkelerinden birisi konumunda olan Türkiye’de kurumlar da dahil
olmak üzere yılda üretilen bilanço sayısı 500 bini aşmamaktadır.
Mali tabloların özellikleri dikkate alındığında, bilanço esasına
göre defter tutan sayısını artırabilmek için Kanunda geçen parasal
miktarları daha da daraltmak ve bir yıl içinde belirtilen ya da
tespit edilen miktarları işlem olarak aşanların birinci sınıf tacir
statüsününe alınmasını sağlamak, ülkemizde mali tablo üretimini
artırmak açısından yararlı olacaktır. Böylece vergi kaçaklarının
önlenmesi daha sağlıklı bir mali sistemle daha kolay olacaktır.
KAYNAKLAR
- Vergi
Usul Kanunu,
- Beyanname
Düzenleme Kılavuzu 2007,
- Bilanço esasına göre defter tutmayı
sınırlandırma,17.10.2003 Tarihli makale (Dünya Gazetesi) Veysi
SEVİĞ.
|