|
1.
Giriş:
Öteden beri vergi
sistemimizde yer alan ve kurumların aktifine kayıtlı taşınmazların
satışından elde edilen kazancın vergiden istisna edilmesine ilişkin
düzenlemeler bazı değişikliklere uğrayarak 5520 sayılı Kurumlar
Vergisi Kanunu’nda da yerini korumuş bulunmaktadır.
2.
Kapsam:
Kurumların aktifine
kayıtlı taşınmazların Kanunun 5 nci maddesinde yer alan şartlar
dahilinde satılması halinde elde edilen kazançların % 75’i istisna
kazanç olarak dikkate alınacak olup, kalan kısım ise kurumlar
vergisine tabi tutulacaktır.
İstisnaya konu olan
taşınmazlar, Türk Medeni Kanununda “Taşınmaz” olarak tanımlanan ve
esas niteliği bakımından bir yerden başka bir yere taşınması mümkün
olmayan, dolayısıyla yerinde sabit olan mallardır.
Bunlar Türk Medeni
Kanununun 704 üncü maddesinde;
-
Arazi,
-
Tapu siciline
ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar,
-
Kat mülkiyeti
kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler
olarak sayılmıştır.
İstisnadan
yararlanacak taşınmazların tapuya kurum adına tescil edilmesi
gerekir. Tapuya tescil edilmemiş taşınmazların satışından elde
edilecek kazancın istisnadan yararlanması söz konusu değildir.
İstisna kurumların
aktifinde iki tam yıl süre ile bulundurduklara taşınmazlar için
uygulanacağından sürenin tespiti ile ilgili çeşitli sorunlar
yaşanabilmektedir.
Uygulamada,
taşınmazların tapuya tescilinde çeşitli nedenlerle gecikmeler
olabileceğinden iktisap tarihinin yapı inşaatı ruhsatı, vergi
dairesi tespiti veya resmi kurum kayıtlarından birisi ile tevsik
edilebilmesi mümkün olabilecektir.
Taşınmazlarla
birlikte satışa konu olan ve o taşınmazın bütünleyici parçası
sayılan şeylerin satışından elde edilen kazançlar da istisna
kapsamında değerlendirilecektir.
Ancak, taşınmazın
zeminine veya duvara sabitlenmiş olmakla birlikte münferiden veya
toplu olarak sökülüp satılması mümkün olan ve bu takdirde işletmenin
sınai olma vasfını değiştirmeyen ve üretimi de aksatmayan makine ve
benzeri aletler bütünleyici parça niteliğinde
değerlendirilemeyeceğinden bunların satışından doğan kazanç,
istisnadan yararlanamayacaktır.
3.
İstisna
Uygulamasına İlişkin Şartlar:
Kurumların aktifine
kayıtlı bulunan taşınmazların satışından elde edilecek kazancın
istisnadan yararlanabilmesi için aşağıdaki şartlar topluca
aranacaktır.
1.
Taşınmazların iki
tam yıl süre ile aktifte yer alması
2.
Satıştan elde
edilen kazancın beş yıl süre ile pasifte fon hesabında tutulması
3.
Fon Hesabında
tutulan kazançların işletmeden çekilmemesi
4.
Taşınmaz ticareti
ile uğraşılmaması
5.
Satış bedelinin iki
yıl içinde tahsil edilmesi
İstisna uygulaması
ile ilgili şartları tek tek irdeleyecek olursak;
3.1.
Taşınmazların iki tam yıl süre ile aktifte yer alması
İstisnaya konu olan
taşınmazlar en az iki yıl tam süre ile yani 730 gün işletmenin
aktifinde yer alması gerekir.
Kurumlar Vergisi
Kanununun 19 ve 20 nci maddeleri kapsamında gerçekleştirilen devir,
tam ve kısmi bölünme hallerinde, devir veya bölünme suretiyle
devralınan taşınmazların iktisap tarihi olarak, devir alınan veya
bölünen kurumdaki iktisap tarihi esas alınacaktır.
Kurumlar
tarafından, inşaatı henüz tamamlanmayan, fiilen kullanma imkanı da
bulunmayan binaların satılması halinde; kurum aktifinde iki tam yıl
kayıtlı olması koşuluyla, sadece binanın arsasının satış kazancına
tekabül eden kısmı kurumlar vergisinden istisna olacaktır.
Ancak, arsa
üzerinde inşa edilen ve aktife kaydedilen binanın, kurum adına
tapuya tescil edilerek satılması halinde, satılan binanın iki yıllık
aktifte bulundurulma süresinin başlangıç tarihi olarak, inşaatın
tamamlandığı ve bina olarak kullanılmaya başlandığı tarih esas
alınacaktır.
3.2.
Satıştan elde edilen kazancın beş yıl süre ile pasifte fon hesabında
tutulması
Taşınmazların
satışında kazanç, satış işlemi ile birlikte doğacağından, satış
işlemi ister peşin isterse vadeli olarak yapılmış olsun istisna,
satışın yapıldığı dönemde uygulanacaktır.
Taşınmazların
satışından elde edilen kazancın sadece istisnadan yararlanan
kısmının, pasifte özel bir fon hesabına alınması ve satışın
yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar bu hesapta
tutulması gerekir.
Örneğin; 01.08.2007
tarihinde satılan bir taşınmazdan elde edilen 100.000,00 YTL
tutarındaki kazancın % 75’i olan 75.000,00 YTL istisnadan
yararlanacak ve pasifte özel bir fon hesabında (529-Diğer Sermaye
Yedekleri Hesabı) 31.12.2012 tarihine kadar bu hesapta tutulacaktır.
İstisnadan
yararlanan ve özel bir fon hesabında beş yıl süre ile tutulan
kazancın sermayeye ilave dışında işletmeden çekilmesi mümkün
olmayacaktır. Sermayeye ilave edilmesi zorunlu olmayıp, kurumların
tercihine bırakılmıştır.
3.3.
Fon
Hesabında tutulan kazançların işletmeden çekilmemesi
İstisnadan
yararlanan kazancın beş yıllık süre boyunca pasifte özel bir fonda
tutulması ve sermayeye ilave dışında başka bir hesaba nakledilmemesi
gerekir. Yine istisnadan yararlanan kazancın herhangi bir nedenle
işletmeden çekilmesi, dar mükellef kurumlar tarafından yurt dışına
transfer edilmesi veya bu süre içinde işletmenin tasfiyeye girmesi
halinde istisna nedeniyle zamanında tahsil edilmeyen vergiler vergi
zıyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte geri ödenecektir.
3.4.
Taşınmaz ticareti ile uğraşılmaması
Taşınmaz ticareti
ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde
bulundurdukları istisna kapsamındaki taşınmazların satışından elde
ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır.
İstisna uygulaması
esas itibarıyla bütün kurumlar için geçerlidir. Ancak, faaliyet
konusu taşınmaz ticareti ve kiralanması olan kurumların bu amaçla
iktisap ettikleri ve ellerinde tuttukları taşınmazların satışından
elde ettikleri kazançlar için istisnadan yararlanmaları mümkün
değildir.
Satışa konu edilen
taşınmazların iki tam yıl kurum aktifinde kayıtlı olması da durumu
değiştirmeyecektir. Aynı durum, satmak üzere taşınmaz inşaatı ile
uğraşan mükellefler açısından da geçerlidir. Ancak, taşınmaz
ticareti ile uğraşan mükelleflerin faaliyetlerinin yürütülmesine
tahsis ettikleri taşınmazların satışından elde ettikleri kazançlara
istisna uygulanabilecek; taşınmaz ticaretine konu edilen veya
kiralama ya da başka surette değerlendirilen taşınmazların satış
kazancı ise istisnaya konu edilmeyecektir.
Örnek 1:
Bir inşaat şirketinin şirket merkezi olarak kullanılmak üzere inşa
etmiş olduğu bir binayı, en az iki tam yıl süre ile kullandıktan
sonra satması halinde, bu satıştan doğan kazanç için istisna
uygulanabilecektir. Şirketin satmak amacıyla inşa etmiş olduğu veya
satın aldığı binaların satışından elde ettiği kazançlar için söz
konusu istisna uygulanmayacaktır.
Örnek 2:
İnşaat faaliyetinde bulunan bir şirketin satın aldığı arsayı iki tam
yıl geçtikten sonra satması halinde ya da faaliyet konusu alış veriş
merkezleri inşa etmek veya kiraya vermek olan şirketin bu amaçla
inşa ettiği taşınmazları iki tam yıl geçtikten sonra satması
halinde, şirketin bu istisnadan yararlanması söz konusu
olmayacaktır.
Örnek 3:
Bir inşaat şirketinin inşa etmiş olduğu binanın bir kısmını otopark
olarak, diğer bir kısmını işyeri olarak kiraya vermesi, kalan
kısmını ise şirket faaliyetlerinde kullanması halinde, şirket
faaliyetinde kullandığı kısmın satılmasından elde edilen kazanç
istisnaya konu olabilecek, diğer kısımlar istisnadan
yararlanamayacaktır.
Örnek 4:
Esas faaliyeti taşınmaz ticareti ve kiralaması olmayan bir şirketin,
atıl olarak durmakta olan bir taşınmazını kiraya verdikten iki tam
yıl sonra söz konusu taşınmazı satması halinde taşınmazın elden
çıkarılmasından doğan kazancın istisnadan yararlanması mümkün
bulunmaktadır.
3.5.
Satış
bedelinin iki yıl içinde tahsil edilmesi
Satış bedelinin
tamamının, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının
sonuna kadar tahsil edilmesi şarttır. Bu süre içinde tahsil
edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında
tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi
ile birlikte tahsil edilecektir. Bu nedenle, mükelleflerin istisna
uygulayabilecekleri kazanç tutarını satış bedelinin tahsiline uygun
olarak belirlemelerinde yarar bulunmaktadır.
4.
Kooperatiflerin
durumu
Yapı
kooperatiflerinin de önceki bölümlerde yapılan açıklamalar
çerçevesinde söz konusu istisnadan yararlanabilmesi mümkündür.
Ancak, istisna edilen kazancın özel bir fon hesabında tutulması, hiç
bir şekilde ortaklara dağıtılmayarak kooperatif amaçları
doğrultusunda kullanılması gerekmektedir.
Bu açıklamalar
çerçevesinde, diğer kooperatiflerin yapacakları işlemlerden doğan
kazançlar da kurumlar vergisinden istisna edilebilecektir.
İstisna uygulaması
bakımından ortakların bir veya birden fazla konut veya işyeri sahibi
olmasının bir önemi bulunmamaktadır. Diğer taraftan, kooperatiflerin
amaçlarını gerçekleştirdikten sonra kalan fazla arsa veya konutu
elden çıkarmaları halinde de doğan kazanç istisnaya konu
olabilecektir.
5.
Diğer hususlar
5.1.
Taşınmazların para karşılığı olmaksızın devir ve temliki, trampası
ve kamulaştırılması
İstisna
uygulanabilmesi için taşınmazların satılması ve bu işlemden bir
kazanç elde edilerek, satan kurumun mali yapısında bir iyileşmenin
olması gerekmektedir. Bu nedenle, söz konusu aktif kalemlerin para
karşılığı olmaksızın devir ve temliki, trampası gibi işlemler
istisna kapsamına girmemektedir.
Kat karşılığında
arsa devrinde olduğu gibi, bir mal veya hakkın başka bir mal veya
hak ile değiştirilmesini ifade eden trampa işlemlerinde de söz
konusu istisna hükmü uygulanmayacaktır.
Bu tür kıymetlerin
mevcut borçlar karşılığında rızaen veya icra yoluyla devredilmesi
işlemleri ile kamulaştırma işlemleri ise kurumların finansman
olanaklarını artıracağından istisna uygulaması kapsamında
değerlendirilmesi gerekmektedir.
Düzenleme uyarınca,
satış bedelinin satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının
sonuna kadar tahsil edilmesi gerektiğinden ve kamulaştırma işlemleri
ile ilgili özel bir belirleme yapılmadığından, kamulaştırma
işlemlerinde satış bedeline ilişkin uyuşmazlıkların maddede yer alan
iki yıllık tahsil süresi içinde sonuçlandırılarak, varsa ek olarak
alınan bedelin %75’inin de (geç ödeme dolayısıyla alınan faiz ve
benzeri unsurlar hariç) bu süre içinde fon hesabına aktarılması
şartıyla, uyuşmazlığın son bulduğu dönemde istisnadan
yararlanılabilmesi mümkün bulunmaktadır.
İstisna
uygulamasında, her şeyden önce satış bedelinin nakit olarak tahsil
edilmesi gerekmektedir. Nakit olarak tahsil edilmese de her an nakde
dönüştürülmesi kolay altın, Devlet tahvili, Hazine bonosu, Toplu
Konut İdaresince çıkarılan veya İMKB’de işlem gören hisse senetleri,
tahvil ve bonolar ile de tahsil edilebilmesi mümkündür. Ancak, bu
kıymetlerin en geç iki yıllık tahsil süresinin sonuna kadar nakde
dönüştürülmesi gerekir.
5.2.
Satış
vaadi sözleşmesi ile satışı öngörülen taşınmazların durumu
Bazen taşınmazlar,
satış vaadi sözleşmesi suretiyle ileride alım satıma konu
olabilmektedir. Taşınmazlarda, mülkiyetin devri tapuya tescil ile
gerçekleşeceğinden satış vaadi sözleşmeleri ile tahsil olunan
bedeller dolayısıyla istisnanın uygulanması mümkün değildir.
5.3.
Grup
şirketleri arasındaki işlemlerin durumu
İstisnanın temel
amacı, kurumların mali yapılarının güçlendirilmesinin teşviki
olduğundan, ekonomik açıdan şirketlere ilave imkân sağlamayan
işlemler istisna kapsamı dışında kalacaktır.
Grup şirketlerinin
her birinin ayrı tüzel kişilikleri bulunduğundan, her bir şirketin
söz konusu istisnadan yararlanabilmesi mümkündür.
Ancak, satış
işleminin istisnanın amacına aykırı olarak işletmeye nakit girişi
olmaksızın gerçekleştirilmesi halinde istisna uygulanmayacaktır.
Ayrıca, bağlı
ortaklığın yapacağı sermaye artırımı sonucu doğacak sermaye
taahhüdüne karşılık olmak üzere taşınmazların veya iştirak
hisselerinin ayni sermaye olarak bağlı ortaklığa devredilmesi
halinde, bağlı değer başka bir bağlı değere (iştirak hissesine)
dönüşmüş olacağından söz konusu istisnadan yararlanılamayacaktır.
5.4.
Kazancın hesaplanması, kur farkı ve vade farklarının durumu
Vergi Usul Kanunu
uyarınca vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyeti esas olduğundan,
istisna kazancın hesaplanmasında, muvazaa hali ve örtülü kazanç
dağıtımı hükümleri saklı kalmak kaydıyla, fiili satış bedeli esas
alınacaktır. Bunun dışında çeşitli ölçüler dikkate alınarak, fiilen
gerçekleşen satış fiyatının altında veya üstünde bir istisna
tutarının hesaplanması söz konusu olmayacaktır.
Satış kazancı,
satış işlemi ile birlikte oluşacağından istisna, satışın yapıldığı
dönemde uygulanacaktır. İstisna kapsamındaki değerlerin satışından
kaynaklanan alacaklar için alınan faiz, komisyon ve benzeri
gelirler, istisna kazancın tespitinde dikkate alınmayacaktır. Aynı
şekilde, satış bedelinin döviz cinsinden belirlenmesi durumunda
ortaya çıkan kur farklarının da istisna kazancın tespitinde dikkate
alınması mümkün bulunmamaktadır. Döviz üzerinden veya vadeli olarak
gerçekleşen satışlarda, yabancı paraların ya da alacakların
değerlemesinden kaynaklanan unsurlar vergi matrahının tespitinde
gelir veya gider unsuru olarak dikkate alınacaktır.
6.
Sonuç:
Kurumların
varlıklarını sürdürebilmeleri ve daha dinamik bir ticari faaliyette
bulunmaları açısından ellerinde atıl vaziyette tuttukları
taşınmazları elden çıkararak sermaye yapılarını güçlendirmeleri
amacıyla öteden beri uygulanmakta olan gayrimenkul satış kazancı
istisnası yeni kurumlar vergisi kanununda da yerini almıştır.
Yeni yasa ile söz
konusu istisna hükümlerinde önemli değişiklikler yapılmış
bulunmaktadır. Yapılan yeni düzenlemelerin bir kısmı mükelleflere
kolaylıklar sağlamakla birlikte istisnanın %75 ile sınırlandırılması
mükellefler açısından olumsuz bir etki yaratmıştır.
Ancak işletmeler
açısından gayrimenkul satış kazancı önemli bir vergi planlaması
olarak Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yerini korumakta ve mükelleflerin
her zaman tercih edeceği bir enstrüman olacaktır. |