|
Bilindiği üzere KDV, indirim esasına
dayanan bir vergidir. Mükellefler, mal veya hizmet alışları
nedeniyle yüklendikleri KDV’ leri mal veya hizmet satışları
nedeniyle hesapladıkları KDV’ lerden mahsup etmek suretiyle indirim
konusu yapmaktadırlar. Ancak KDVK’ da bazı mal veya hizmet alışları
nedeniyle yüklenilen KDV’ lerinin indirim konusu yapılamayacağı
hüküm altına alınmıştır. Bu düzenleme kanunun 30. maddesinde yer
almaktadır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’
nun 30. maddesine göre aşağıdaki vergiler mükellefin vergiye tabi
işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemez.
a.
Vergiye tabi
olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve
hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve
hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan katma değer vergisi,
b.
(3297 sayılı
Kanunun 10.maddesiyle değiştirilen bent) Faaliyetleri kısmen veya
tamamen binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şekillerde
işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere
işletmelere ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen
katma değer vergisi,
c.
(5228 sayılı
Kanunun 17. Maddesiyle değiştirilen ve 01.12.2003 tarihinden geçerli
olmak üzere 31.07.2004 tarihinden itibaren yürürlüğe giren bent)
Deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığı’ nın yangın sebebiyle
mücbir sebep ilan ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç
olmak üzere, zayi olan mallara ait katma değer vergisi,
d.
Gelir ve Kurumlar
Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul
edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisi.
Aşağıdaki bölümlerde KDV’ nin indirim
konusu yapılmaması gereken halleri açıklanmıştır.
1.
İndirim Hakkı Tanınmayan
İşlerle İlgili KDV:
Vergi indiriminden yararlanabilmek için
bu indirim ile ilgili vergiye tabi bir işlemin yapılması gereklidir.
Aksi halde KDV Kanunu’ nun 30/a maddesinde belirtildiği üzere vergi
indiriminden yararlanılması mümkün değildir.
Mükellefin yaptığı mal teslimi ve
hizmet ifası vergiye tabi değilse, yani verginin konusuna
girmiyorsa, bu işlem nedeniyle yüklendiği vergiyi indirim konusu
yapamayacaktır. Mükellefin yaptığı mal teslimi ve hizmet ifası
vergiden istisna edilmiş ise, bu durumda da yüklenilen vergilerin
indirimi mümkün değildir.
Örneğin; Uçak ile uluslararası hava
taşımacılığı yapan bir Türk firması, İstanbul-Düsseldorf seferi
esnasında yolculara satmak üzere ve KDV ödeyerek hediyelik eşya
satın almıştır. Yolcuya satış işlemi Türkiye hava sahası terk
edildikten sonra yapıldığı için KDV kapsamı dışındadır (KDVK, Md.
13/b) . Dolayısıyla bu satışlarda KDV hesaplanmayacak ve söz konusu
malların alımında ödenen KDV indirilmeyecek, maliyet olarak dikkate
alınacaktır.
Bir şahsi işletme sahibi,
tasarruflarını değerlendirmek amacıyla KDV ödeyerek bir arsa satın
almış, bu arsayı işletmesine dahil etmemiş ve işletmesinde
kullanmamıştır. Bir müddet sonra bu arsayı satmıştır. Söz konusu
arsa satımı arızi nitelikte olduğu için KDV’ ye tabi değildir (KDVK,
Md. 17/4-a). Dolayısıyla arsa alımında ödenen KDV indirilmez. Şayet
bu mükellef, arsayı işinde kullansaydı veya başka bir nedenle
işletmesine dahil etseydi, alımda ödediği KDV’ yi indirebilecekti.
2.
Binek Oto Alımında KDV:
Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek
otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi
olanların bu amaçlarla satın aldıkları binek otomobillerine ait
katma değer vergisi, KDV Kanunu’nun 30/b maddesine göre indirim
konusu yapılacaktır. Binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli
şekillerde işletilmesinden kastedilen husus, binek otomobilin fiilen
iktisadi işletme oluşturmasıdır. Örneğin, binek otomobil kiralama
işletmeleri (rent a car), sürücü kursları ve taksi işletmeciliğinde
(basit usulde vergilendirilenler hariç) kullanılmak üzere satın
alınan binek otomobiller bu kapsamdadır.
Ancak, faaliyetleri kısmen veya tamamen
binek otomobillerin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi
olmayan mükelleflerin satın aldıkları binek otomobiller nedeniyle
yüklendikleri KDV’ leri, Kanun’un 30/b maddesine göre indirim konusu
yapmaları mümkün değildir. İndirim konusu yapılamayan bu vergi,
Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahının tespitinde gider veya maliyet
unsuru olarak dikkate alınabilecektir. Bu uygulama binek otomobil
işletmeciliği ile uğraşan mükelleflerin işletme amacı dışında satın
aldıkları binek otomobilleri için de geçerlidir.
Örneğin, sürücü kursu işletmeciliği ile
uğraşan bir mükellefin, sürücü adaylarının eğitiminde kullanmayıp
işletme ihtiyaçları için iktisap ettiği binek otomobiller nedeniyle
yüklendiği KDV’yi indirmesi söz konusu değildir.
Bu düzenlemenin amacı, özel
otomobillerin muvazaalı olarak işletmeye sokulması suretiyle özel
tüketimin teşvik edilmemesi ve vergi kaybına sebebiyet
verilmemesidir.
3.
Zayi Olan Mallara İlişkin
KDV:
Malların, deprem ve sel felaketi dışındaki diğer nedenlerle (yangın,
kırılma, bozulma vb.) zayi olması halinde, zayi olan malların alış
belgelerinde gösterilen KDV’nin, Kanun’un 30/c maddesine göre
indirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle zayi olan mallar
nedeniyle yüklenilen KDV’nin indirilmiş olması halinde, indirilen
KDV’ nin malların zayi olduğu vergilendirme dönemine ilişkin KDV
beyannamesinde hesaplanan KDV’ye ilave edilmek suretiyle
düzeltilmesi gerekmektedir. Bu şekilde düzeltilen KDV’nin, Kanun’un
58. maddesine göre Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları yönünden
gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınması gerekmektedir.
Örneğin; fabrikada çıkan yangın sonucu
yanan mallar için yüklenilen katma değer vergisinin indirimi mümkün
olmayıp, indirimi mümkün olmayan bu verginin Kurumlar Vergisi
açısından gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınması gerekir.
Ancak çalınan malların gider kaydedilmesi veya ticari kazancın
tespitinde dikkate alınması öteden beri kabul edilmemektedir. Bu
nedenle çalınan mallara ilişkin katma değer vergisinin gider
kaydedilmesi de mümkün değildir.
4.
Kanunen Kabul Edilmeyen
Giderler İçin Yüklenilen KDV:
KDV Kanunun 30/d maddesinde, Gelir ve
Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul
edilmeyen (kanunen kabul edilmeyen) giderler dolayısıyla ödenen KDV,
mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer
vergisinden indirilmeyecektir. Madde hükmünün amacı, esas itibariyle
işle veya işletmeyle ilgisi bulunmayan dolayısıyla özel veya nihai
tüketim sayılan giderler için yüklenilen KDV’ lerin işletmede oluşan
KDV’ lerden indirilmemesidir. Bu itibarla, faaliyetin yürütülmesi
için gerekli olan giderler dışında kalan, işle ilgili bulunmayan
veya işletme sahibinin özel tüketimine yönelik harcamalar
niteliğinde bulunan ve sair kanunen kabul edilmeyen giderlere
ilişkin belgelerde gösterilen KDV tüketici durumunda bulunan işletme
veya işletme sahibi üzerinde kalacaktır.
Örneğin, A limited şirketinin ortağı
Ergül SÜER, ailesiyle birlikte 15 günlük bir tatile gitmiş ve bu
tatilde yaptığı 20.000+ 3.600 YTL KDV' den oluşan harcamayı
şirkete fatura ettirmiş olsun. Böyle bir harcama şirkete fatura
edilmiş olsa da şirketin faaliyetiyle ilgili olmadığı açıktır. Bu
yüzden şirkete gider yazılmaması gerekir. Ödeme şirket tarafından
yapılmış ve gider yazılmış olsa bile, bu gider ve KDV’sinin kanunen
kabul edilmeyen gider olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
KAYNAKÇA
Katma Değer Vergisi Kanunu.
KDV Uygulaması, Mehmet MAÇ,
Denet Yayıncılık.
Açıklamalı ve Uygulamalı
Katma Değer Vergisi Kanunu, Nuri DEĞER, Yaklaşım Yayıncılık.
Katma Değer Vergisinin
Giderleştirilmesi, Altar Ömer ARPACI - Gelirler Kontrolörü. |