|
Ekonomik krizin ülkemize de
ulaştığı ve yavaş yavaş etkilerinin görülmeye başlandığı bugünlerde
gün ayağını yorganına göre uzatma günü. Alacakların tahsil
kabiliyeti, olası tahsilat gecikmelerine karşı uygulanacak
senaryolar, borçların yenilenmesinde ortaya çıkabilecek sıkıntılara
karşı çözüm önerileri bugünlerde en çok konuşulan konular. İşin
ironik yanı Devletin de alacaklarını tahsil etmede uyguladığı 6183
sayılı Kanunu kendi lehine güçlendirme çabası adına hazırladığı
Kanun tasarısının bugünlere denk gelmesi.
Yapılması Öngörülen
Değişiklikler
6183 sayılı Kanun, birey ile
Devlet arasındaki ilişkileri düzenleme açısından idari hukuk
sistemimizin, deyim yerindeyse en Devletçi düzenlemelerinden biri
olup Devletin alacaklarını takip ve tahsilinin usul ve esaslarını
belirlemektedir. Özel alacakların takip edildiği İcra İflas Kanununa
göre alacaklıya (Devlete) çok geniş imkanlar tanır.
Bazı Vergi Kanunlarında değişiklik
öngören tasarı 6183 sayılı Kanunda da önemli değişiklikler
öngörüyor. Bu değişikliklerden bazıları aşağıda sayılmıştır.
-
Tasarıya göre,
harca tabi bir işlem yaparken vadesi geçmiş vergi borcunun
olmaması gerekiyor. Örneğin tapuda işlem yapmak için önce vergi
borçlarını temizlemek zorunlu olacak.
-
Halen geçerli
olan düzenlemede, limited şirketlerin vergi borçları (amme
borçları) önce şirketten tahsil edilmeye çalışılır, eğer
şirketten tahsil imkanı kalmazsa sermaye hisseleri oranında
ortaklardan tahsili yoluna gidilirdi. Yani ortağın takibi için,
amme borcunun şirketten tahsili konusunda bütün yolların
tüketilmesi gerekirdi. Şimdi yapılacak olan düzenlemede, (anonim
şirketlerde yönetim kurulunun takibi konusunda benzer düzenleme
daha önce yapılmıştı)
şirketten tahsil edilemeyen
veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan
ibaresi getirilerek limited şirketlerde ortakların takibi
kolaylaştırılmıştır.
-
Tasarıda SSK
primi borçları, kamu bankalarına veya TMSF na borçlar gibi
aslında 6183 sayılı kanuna göre amme borcu olmayan, ancak
takibinin 6183 sayılı Kanuna göre yapılacağı yönünde kanuni
düzenleme bulunan borçların anonim şirketlerin yönetim kurulu
üyelerinden takip edilmesine kanuni dayanak sağlamak için
mükerrer 35 nci maddede düzenleme yapılmıştır. Yapılması
düşünülen bu düzenleme şimdiye kadar bu tür borçlar için takibe
uğrayan anonim şirket yönetim kurulu üyelerine yapılan takip
işlemlerinin kanuni dayanağının olmadığı veya idareyi haksız
duruma düşürebilecek ölçüde zayıf olduğu anlamına gelmektedir.
-
(Limited şirket
hissesi alacaklar çok dikkat etmeli)
Tasarıya göre limited şirket hissesi alanlar şirketin bu
tarihten önceki amme borçlarından dolayı hissesini devraldığı
ortak ile beraber müteselsilen sorumlu tutulacaklar.
-
(Amme borcu
olan limited ve anonim şirketlerde ortak veya yönetim kurulu
üyesi olacaklar dikkat)
Limited şirketlerde ortakların, anonim şirketlerde yönetim
kurulunun amme borçlarından dolayı sorumluluğu, hem amme
borcunun doğduğu dönemde hem de ödenmesi gerekip ödenmediği
dönemlerde, bu görevlerde olanları kapsayacaktır.
-
Tasarıya göre
yurtdışı çıkış yasağı sadece vergi, resim ve harçlar (gümrükçe
alınanlar dahil) için uygulanacaktır. Bunların tutarının da
25.000 YTL nı aşması ve teminatlandırılmamış olması gerekir.
-
50.000 YTL na
kadar amme borçlarının taksitlendirilmesinde teminat
istenmeyecektir. Bu tutarı aşan borçlarda ise aşan kısmın yarısı
kadar teminat istenilecektir.
|