|
Şirketlerin
aktifine kayıtlı bulunan gayrimenkullerin satışı konusunda yapılan
düzenlemeler ile kurumların likiditesini artırmak ve öz
sermayelerinin daha güçlü hale gelmesini teşvik etmek amacıyla
vergisel anlamda bazı avantajlar sağlanmıştır. Makalemizde aktifte
kayıtlı gayrimenkullerin satışı ile ilgili olarak Kurumlar Vergisi
ve Katma Değer Vergisi Kanunu ile sağlanan vergisel avantajları
inceleyeceğiz.
1. Kurumlar
Vergisi Kanunu Açısından Değerlendirilmesi
Konuyu
öncelikle Kurumlar Vergisi Kanunu açısından değerlendirecek ve
istisnanın uygulanması için hangi şartların gerçekleşmesi
gerektiğine değineceğiz. 5520 sayılı K.V.K.’nun yayım tarihi olan
21.06.2006 tarihinden sonra gerçekleşecek taşınmaz satışlarından
doğan kazançlara, anılan kanunun istisnaları düzenleyen 5.
maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi kapsamında yer alan hükümler
uygulanacaktır.
Kurumların, en
az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak
hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa
senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların % 75'lik
kısmı Kurumlar Vergisi’nden istisna edilir. Kalan %25’lik kısım ise
vergilendirilir.
Bu istisna,
satışın yapıldığı dönemde uygulanır ve satış kazancının istisnadan
yararlanan kısmı satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna
kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulur. Ancak satış bedelinin,
satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar
tahsil edilmesi şarttır. Bu süre içinde tahsil edilmeyen satış
bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk
ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.
İstisna edilen
kazançtan beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir
şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da
dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısım için uygulanan
istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa
uğramış sayılır. Aynı süre içinde işletmenin tasfiyesi (bu Kanuna
göre yapılan devir ve bölünmeler hariç) halinde de bu hüküm
uygulanır.
Devir veya
bölünme suretiyle devralınan taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu
senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının satışında iki
yıllık sürenin hesabında, devir olunan veya bölünen kurumda geçen
süreler de dikkate alınır.
Menkul kıymet
veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu
amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde
ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır.
İstisnanın
amacı daha öncede belirttiğimiz üzere, kurumların bağlı değerlerinin
ekonomik faaliyetlerde daha etkin bir şekilde kullanılmasına olanak
sağlanması ve kurumların mali bünyelerinin güçlendirilmesidir. Söz
konusu istisna hükmünden dar mükellef kurumlar da dahil olmak üzere
tüm kurumlar vergisi mükellefleri yararlanabilecektir.
A. Taşınmaz
Tanımı
İstisnaya konu
taşınmazlar tanımından da kısaca bahsedecek olursak, Medeni
Kanunumuzun 704.Maddesinde belirtilen ve esas itibariyle bir yerden
başka yere taşınması mümkün olmayan arazi, tapu siciline ayrı
sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar ile kat mülkiyeti
kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümlerdir diyebiliriz. Ayrıca
taşınmazların bu istisnaya konu edilebilmesi için Medeni Kanunun
705.Maddesi gereğince kurum tüzel kişiliği adına tapuya tescil
edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, ilgili kurum adına tapuya
tescili yapılmamış bir binanın satışından doğan kazanca bu istisna
uygulanmayacaktır.
Taşınmazın
kurum adına tapuya tescilinin yapılmasında çeşitli nedenlerle
gecikmeler olabilmektedir. Bu gibi durumlarda, taşınmazın işletme
aktifinde iki yıl süreyle bulunup bulunmadığının tespitinde,
işletmede iki yıldan fazla süreyle sahip olunarak fiilen
kullanıldığının, yapı inşaatı ruhsatı, vergi dairesi tespiti veya
resmi kurum kayıtlarından birisi ile tevsik edilebilmesi mümkün
olabilecektir.
B. İstisna
Uygulamasına İlişkin Şartlar
I. En az iki
tam yıl süreyle kurumun aktifinde yer alması gerekir;
Öncelikle temel
koşul, istisnaya konu olacak taşınmazın en az iki tam yıl yani 730
gün süreyle kurumun aktifinde yer alması ve bu değerlerin satışından
elde edilecek kazancın istisnadan yararlanacak kısmının beş yıl süre
ile pasifte özel bir fon hesabında tutulması gerekeceğidir. İstisna
satış kazancının %75’ine uygulandığından, kazancın tamamının fon
hesabına alınma şartı bulunmayıp, sadece istisnadan yararlanan
kazanç kısmının söz konusu fon hesabına alınması gerekmektedir.
İstisna
uygulamasında mükelleflerin kazancın belli bir kısmı için istisnadan
yararlanmaları mümkündür. İstisnadan kısmen yararlanılması halinde,
yararlanılamayan bu kazanç tutarı için sonraki yıllarda istisnadan
yararlanılabilmesi mümkün değildir. Zarar ya da başka bir nedenle
matrah oluşmaması veya oluşan matrahın istisnadan daha düşük olması
durumunda da yararlanılamayan istisna sonraki yıllara devredilmez.
İnşaatı henüz
tamamlanmayan, fiilen kullanılma imkanı bulunmayan binaların
satılması halinde ise kurum aktifinde iki tam yıl kayıtlı olması
koşuluyla sadece binanın arsasının satış kazancına tekabül eden
kısmı kurumlar vergisinden istisna olacaktır.
Kurumların
devir veya bölünme suretiyle devir aldıkları taşınmazlarda iktisap
tarihi olarak, devir veya bölünen kurumlardaki iktisap tarihi
dikkate alınacaktır. Diğer bir ifade ile, iki yıllık sürenin
hesabında devir olunan veya bölünen kurumda geçen süreler de dikkate
alınacaktır.
II. Fon
hesabında tutulan kazançlar işletmeden çekilemez;
İstisnadan
yararlanan satış kazancının isteğe bağlı olarak sermayeye eklenmesi
mümkün bulunmaktadır. İstisna edilen kazanç, satışı izleyen beşinci
yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulmak
zorundadır ve fon hesabından, sermayeye ilave dışında 5 yıl
içinde hiçbir şekilde çekilemez. Ayrıca dar mükellef kurumlar için
istisna uygulanan tutar ana merkeze aktarılamaz. Aksi takdirde
uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen
vergiler ziya uğramış sayılır.
III. Satış
bedeli, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılı sonuna
kadar tahsil edilmek zorundadır;
İstisnadan
satışın yapıldığı dönemde yararlanılır. Herhangi bir tahsilat
yapılmış olmasa da satıştan elde edilen kazancın istisnanın doğduğu
yılda uygulanması zorunludur. Yani, satışın yapıldığı hesap dönemine
ilişkin Kurumlar Vergisi Beyannamesinin verileceği tarihe kadar söz
konusu satış kazancının özel bir fon hesabına alınması
gerekmektedir. Ayrıca satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı
izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi şarttır.
Satışın vadeli yapılması halinde de satış bedelinin tamamının,
satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci yılın sonuna kadar tahsil
edilmiş olması gerekir. Bu süre içinde tahsil edilmeyen satış
bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk
ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.
Satış bedelinin
nakit olarak tahsil edilmesi gerekmektedir. Nakit olarak tahsil
edilmese de her an nakde dönüştürülmesi kolay altın, Devlet tahvili,
Hazine bonosu, Toplu Konut İdaresince çıkarılan veya İMKB’de işlem
gören hisse senetleri, tahvil ve bonolar ile de tahsil edilebilmesi
mümkündür.
IV. Taşınmaz
ticareti ile uğraşılmaması;
Esas faaliyeti
taşınmaz ticareti olan kurumların bu amaçla iktisap ettikleri
kıymetlerin satışından elde ettikleri kazançlar için istisnadan
faydalanılamaz. Aynı durum satmak üzere taşınmaz inşaatı ile uğraşan
mükellefler içinde geçerlidir. Ancak bu kurumların esas
faaliyetlerini yürütebilmeleri için tahsis ettikleri taşınmazların
satışından elde ettikleri kazançlara istisna uygulanırken, taşınmaz
ticaretine konu edilen ve kiralama veya başka suretle
değerlendirilen taşınmazların satış kazancına ise istisna
uygulanmayacaktır.
Örneğin; bir
inşaat şirketinin inşa etmiş olduğu binanın bir kısmını otopark
olarak, diğer kısmını işyeri olarak kiraya vermesi, kalan kısmını
ise şirket faaliyetlerinde kullanması halinde, şirket faaliyetinde
kullandığı kısmın satılmasından elde edilen kazanç istisnaya konu
olabilecek, diğer kısımlar istisnadan yararlanamayacaktır.
C. Grup
Şirketleri Arasındaki İşlemlerin Durumu:
Grup
şirketlerinin her birinin ayrı tüzel kişilikleri bulunduğundan, her
bir şirketin söz konusu istisnadan yararlanabilmesi mümkündür.
Ancak, grup şirketlerinin birbirleri ile gerçekleştirdiği satış
işlemlerinin istisnanın amacına aykırı, muvazaalı olması veya
işletmeye nakit girişi sağlamaması hallerinde, bu işlemlerden
kaynaklanan fiktif kazançlara istisna uygulanması söz konusu
olmayacaktır.
D. Kazancın
Hesaplanması, Kur Farkı ve Vade Farklarının Durumu:
Vergilendirmede
vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek
mahiyeti esas olduğundan, istisna kazancın hesaplanmasında fiili
satış bedelinin dikkate alınması gerekir. Satış işlemi ile birlikte
satış kazancı oluşacağından istisna, satışın yapıldığı dönemde
uygulanacaktır. İstisna kapsamındaki değerlerin satışından
kaynaklanan alacaklar için alınan faiz, komisyon ve benzeri
gelirler, istisna kazancın tespitinde dikkate alınmayacaktır. Aynı
şekilde, satış bedelinin döviz cinsinden belirlenmesi durumunda
ortaya çıkan kur farklarının da istisna kazancın tespitinde dikkate
alınması mümkün bulunmamaktadır.
E. İstisna
Kapsamındaki Giderlerin K.K.E.G. Açısından Durumu:
K.V.K.’nun 5.
maddesinin (3). fıkrasında “İştirak hisseleri alımıyla ilgili
finansman giderleri hariç olmak üzere, kurumların kurumlar
vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin giderlerinin
veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının,
istisna dışı kurum kazancından indirilmesi kabul edilmez.”
denilmiştir.
Bu hüküm gereği
kurumlar vergisinden istisna tutulan gayrimenkul satış kazancına
isabet eden giderlerin de K.K.E.G. olarak dikkate alınması
gerekmektedir.
2. Katma
Değer Vergisi Kanunu Açısından Değerlendirilmesi
Katma Değer
Vergisi Kanunu’na göre kurumların en az iki tam yıl süreyle
aktiflerinde yer alan gayrimenkullerin satışı suretiyle gerçekleşen
devir ve teslimleri 01.01.2005 tarihinden itibaren KDV'den istisna
edilmiştir. Bu düzenleme ile kurumların mali yapılarını
güçlendirmeleri KDV yönünden de teşvik edilmiştir. Anılan kanun
kapsamında,
Kurumların
aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en
az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile
gayrimenkullerin satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile
bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık
gayrimenkul ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan
satışlar dahil) bankalara devir ve teslimleri, KDV’ den istisnadır.
İstisna
kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla
aktiflerinde bulundurdukları gayrimenkul ve iştirak hisselerinin
teslimleri istisna kapsamı dışındadır.
İstisna
kapsamında teslim edilen kıymetlerin iktisabında yüklenilen ve
teslimin yapıldığı döneme kadar indirim yoluyla giderilemeyen katma
değer vergisi, teslimin yapıldığı hesap dönemine ilişkin gelir veya
kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınır.
A.
KDV İstisnasından Yararlanma Şartları:
I.
İki yıl aktifte bulundurma,
İstisna
uygulamasına konu olacak gayrimenkullerin Kurumlar Vergisi
Kanunu’nda olduğu gibi iki tam yıl süreyle aktifte yer almış olması
gerekiyor. Yani kurumun bu değerlere iki yıl süreyle bilfiil sahip
olması gerekiyor. Kurumlar Vergisi Kanunu’nudan bahsederken de
belirttiğimiz üzere iki tam yıl aktifte bulunma koşulundan
anlaşılması gereken söz konusu iktisadi kıymetlerin 730 gün aktifte
bulunmuş olmasıdır. Bu süreyle aktifte yer almayan gayrimenkullerin
satışında KDV istisnası uygulanmayacaktır.
II.
Sermayeye ilave edilme,
Satıştan doğan
kazancın isteğe bağlı olarak sermayeye eklenmesi mümkün
bulunmaktadır. Ancak KDV istisnasından yararlanmak için sermayeye
ilave şartı aranmamaktadır.
III.
Kurumlara, belediyeler veya özel idarelere ait olma,
KDVK’ nun
17/4-r maddesine göre, istisnadan ancak kurumlar ile belediyeler ve
il özel idareleri yararlanabilecektir. İstisnadan yararlanacak
kurumun tam ve dar mükellef olması istisna uygulaması bakımından
önem taşımamaktadır.
IV.
Gayrimenkul ticareti ile uğraşılmaması,
Gayrimenkul
ticareti yapanların, bu amaçla ellerinde bulundurdukları
gayrimenkulleri satışı istisnasının kapsamı dışındadır. Ancak, bu
kurumların faaliyetlerinin yürütülmesine tahsis ettikleri
gayrimenkullerin satılması halinde KDV istisnası uygulanır.
V.
Gayrimenkulün satış suretiyle devrinin yapılması,
İstisnanın
uygulanabilmesi için, Kurumların en az iki tam yıl süreyle
aktiflerinde yer alan gayrimenkulların satış suretiyle devir ve
tesliminin yapılması gerekir. Gayrimenkulların satış dışında bağış,
hibe şeklindeki devir ve teslimleri istisnanın kapsamı dışındadır.
3.
SONUÇ
Yazımızda
açıklamaya çalıştığımız üzere gerek Katma Değer Vergisi Kanunda
gerekse Kurumlar Vergisi Kanunda yer alan istisna hükümlerinin
amacı; kurumların bağlı değerlerinin ekonomik faaliyetlerde daha
etkin bir şekilde kullanılmasına olanak sağlamak ve kurumların mali
bünyelerini güçlendirmektir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun
yürürlük tarihi olan 21.06.2006 tarihinden önce satış kazancının
tamamı istisna kapsamında iken yeni Kurumlar Vergisi Kanunu ile elde
edilen kazancın % 75’ i istisna edilmiştir.
Yararlanılan
Kaynaklar;
-
5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu,
-
1 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği,
-
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu,
-
Beyanname Düzenleme Kılavuzu 2008,
-
Bülent
GENCEL, OSMMMO Eğt.ve Mevzuat Kom.Bşk. (Ordu
SMMM Odası Yayın Organı Olan Bülten Dergisinin 19. Saysında
Yayınlanmıştır.)
-
Arif Şimşek,
11 Temmuz 2005 Tercüman Gazetesi,
-
Dr. Veysi
SEVİĞ - Gayrimenkul Satışlarında KDV İstisnası
09/10/2007 - Referans Gazetesi |