|
Maliye
Bakanlığı her yıl vergi borçlularını kamuoyuna duyurmaktadır. 2008
yılında yapılacak açıklamalar, Türkiye genelindeki vergi
dairelerinde (vergi dairesinin ilan koymaya mahsus yerlerinde
asılmak suretiyle) 15 Temmuz 2008 ila 15 Ağustos 2008 tarihleri
arasında, 1 Eylül 2008 tarihinden itibaren de Gelir İdaresi
Başkanlığı’nın internet sitesinde yayınlanacaktır.
Vergi Mahremiyeti:
Vergi
Usul Kanunumuzun yürürlüğe girdiği 1961 yılından beri yürürlükte
bulunan 5’nci maddesine göre; görevleri gereği mükelleflerin ve
mükelleflerle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap
durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine
müteallik olmak üzere öğrenen görevliler öğrendikleri sırları veya
gizli kalması lazım gelen diğer hususları ifşa edemezler ve
kendilerinin veya üçüncü şahısların nef'ine kullanamazlar.
Bu
durumun bellibaşlı üç tane istisnası vardır; birincisi işyerlerine
asılan vergi levhaları, ikincisi sahte ve muhteviyatı itibariyle
yanıltıcı belge düzenleyen veya kullanan mükelleflerin mesleki
birlik ve odalara bildirilmesi, üçüncüsü de yukarıda belirttiğimiz
vergi borçlularının kamuoyuna açıklanması durumudur.
Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Vergi Mahremiyeti:
Meclis
Genel Kurulunda görüşülmek üzere bekleyen Türk Ticaret Kanunu
Tasarısı, işletmelerin uluslar arası muhasebe standartlarına göre
düzenlenmiş mali tablolarının dipnotlarıyla birlikte bağımsız
denetçilerin denetiminden geçirilmesi ve işletmenin web sayfasında
yayınlanmasını öngörmektedir. Diğer bir ifadeyle işletmenin sadece
vergisel durumu değil bütün varlıkları, borç, alacak ve
yükümlülükleri kamuoyunun bilgisine sunulmuş olacaktır. Bir işletme
için elbette ticari sır mahiyetindeki bilgiler çok önemlidir.
Örneğin müşteri portföyü, satış fiyatları ve alış fiyatları veya
üretim maliyeti gibi. Ancak bilgiye çok kolay ulaşılabilen günümüz
dünyasında bunların da sır niteliği yavaş yavaş kaybolmaktadır.
Dolayısıyla ileride kamuoyunun bilgisine sunulacak mali tablolarda
ve dipnotlarında bir işletmenin vadesi geçmiş vergi borcunun olup
olmadığını öğrenmek sorun olmayacaktır.
Vergi Borcu Olmayanların Gerçekten Vergi Borcu Yok mu?
Vergi
borcunu ödememenin, Maliye’nin uyguladığı aylık % 2,5 (yıllık % 30)
gecikme zammı karşısında pek akıllıca bir kredi kullanma yolu
olmadığı aşikardır. Bu ancak bankalardan kredi kullanamayan kredi
limitleri dolmuş kuruluşların başvurabileceği bir kredi yöntemidir.
Maliyeti tefeci faizleri ile kredi kullanmakla hemen hemen aynıdır.
Bu nedenle, istisnai durumlar dışında, ödenmeyen vergi borçları
sadece ve sadece kümesteki “kazların” ticari açıdan zor durumda
olduklarını gösterir. Bu son derece masum bir zor durum halidir.
Asıl ilan edilmesi gereken ise “yaban kazlığı” durumudur. Yani
Maliye’ye bildirilmeyen, tahakkuk etmeyen vergi borçlarıdır. İşte
asıl kredi olarak kullanılan hatta krediden de öte “sektörel rekabet
uyum fonu” olarak kullanılan vergisiz kazançlar ilan kapsamı
dışındadır. Gerçi kayıt dışı kazançlar toplumda herkesin
bildiği, kanıksadığı, hatta hoşgördüğü ve belki bizzat elde ettiği
bir kazançtır. Bu koşullarda bunların ilanı bile toplumsal baskı
yaratmaz ve sadece “malumun ilanı” olur. Ancak ekonomik sistemin
giderek kayıtlı hale geldiğini tespit etmek de doğru bir tespit
olacaktır. Özellikle ülkemizde küçük işletmelerin yerini kurumsal
büyük şirketlere bırakması, finansal sistemin ve teknolojinin
gelişmesi bu sonucu doğurmaktadır.
Zaten
Maliye’nin sıkı takibi ve gelişen teknolojik imkanlar sayesinde
kayıtlı kazançlardan tahakkuk ettirilen vadesi geçmiş vergi borçları
artık uzun süre teminatsız kalamamaktadır. Maliye’nin bankacılık
sistemine entegrasyonu sonucunda yapılan hızlı haciz uygulamaları,
bu tür bir kredinin uzun süre teminatsız kullanılmasını mümkün
kılmamaktadır. Daha önceki yıllarda görülen mevcut uygulamaların
aksine, vergi borçlularının önünde tek
seçenek olarak Vergi Dairesi ile anlaşmak suretiyle borçlarını
taksitlendirmek kalmaktadır.
Vergi Borçlarının Taksitlendirilmesi:
6183
sayılı Kanunun 48 inci maddesine 01.07.2008 tarihinden geçerli olmak
üzere 5766 sayılı Kanunla eklenen ikinci fıkraya göre; vergi
borçlusunun tecil edilen borçlarının toplamı ellibin Yeni Türk
Lirasını (bu tutar dahil) aşmadığı takdirde teminat şartı
aranmamakta, bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde,
gösterilmesi zorunlu teminat tutarı ellibin Yeni Türk Lirasını aşan
kısmın yarısı olmaktadır.
Yapılan
değişiklikle vergi borçları 24 ay yerine 36
aya kadar taksitlendirilebilecektir.
Açıklamanın Kapsamı:
Bu yıl
açıklanacak vergi borçluları kapsamına, her bir vergi dairesine
150.000 YTL ve daha fazla borcu olan veya bu tutar ve üzerinde
kesinleşen vergi ve cezası bulunan mükellefler alınacaktır.
Birden
fazla vergi dairesinde mükellefiyet kaydı bulunan mükelleflerin
açıklanacak borçlarının olup olmadığının belirlenmesinde bu vergi
dairelerine olan borçları birleştirilmeyecektir. Tutar
itibariyle açıklama kapsamına giren alacaklar alacaklı vergi
daireleri itibariyle ayrı ayrı dikkate alınacaktır.
Açıklamaya konu alacak her bir vergi dairesi için ayrı ayrı dikkate
alınacağından, belirlenen tutarın altında alacağı olan vergi
dairesince mükellef hakkında açıklama yapılmayacaktır.
Yapılacak açıklamada, 31.12.2007 tarihi itibarıyla vadesi geçtiği
halde 30.6.2008 tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan vergi ve cezalar
ile 1.6.2007-31.5.2008 tarihleri arasında kesinleşen tarhiyatlar
dikkate alınacaktır.
İkmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergiler ile bu
tarhiyatlara ilişkin olarak kesilen cezalar, kesinleşmeleri halinde
açıklanacaktır.
Tarhiyatların dava konusu yapılması halinde kesinleşme, yargı
yolunun tükenmesi halinde gerçekleşecektir.
Açıklanacak amme alacağının miktarının tespitinde
6183 sayılı Kanunun 48'inci maddesi uyarınca tecil
edilip de tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olan alacaklar
dikkate alınmayacaktır.
Mükellefin açıklamaya esas alınan tutarın üzerinde borcu bulunmakla
birlikte nakden veya mahsuben iade
talebinin bulunması halinde bu borçlar açıklanmayacaktır.
Ödeme
emri tebliği ya da cebren takip ve tahsil muameleleri üzerine
mükellef tarafından yargıya başvurulması sonucu verilen
yürütmenin durdurulması kararları uyarınca İdarenin
takibat yapma imkanı kalmadığından bu durumdaki mükelleflerin
borçları açıklamaya dahil edilmeyecektir.
Sonuç:
Vergi
borcunun ilanı borçlular için herhalükarda istenmeyen bir durumdur.
Ancak potansiyel borçlu durumunda olmak da en az ilki kadar
huzursuzluk yaratabilir. |