|
Şirketlerin muhasebe departmanları ile diğer
çalışanlar (özellikle pazarlama departmanında çalışanlar) arasında
çoğu zaman anlaşmazlıklara yol açan bir belge tartışması yaşanır.
Şirket çalışanlarının seyahatlerde, özellikle yurt dışı seyahatlerde
yaptıkları harcamalar için aldıkları belgelerin gider yazılabilmesi
için belgelerin vergi mevzuatımızda aranan şartları sağlaması
gerektiğini bildiren muhasebe departmanları bu şartları taşımadığını
düşündükleri belgeleri ödemekten kaçınırlar.
Vergi Usul Kanununun 227’nci maddesine göre tutulan
kayıtların belgelerle tevsiki mecburi olup, bu belgelerin öngörülen
zorunlu bilgileri taşımaması halinde vergi kanunları bakımından hiç
düzenlenmemiş sayılacağı belirtilmiştir. Diğer bir deyişle belge
Vergi usul Kanununa uygun olarak düzenlenmemişse, yapılan masrafın
hasılattan düşülememesi gibi bir durum ortaya çıkmaktadır.
Vergi mevzuatımıza göre bir harcamanın belgesi olsa
dahi hasılattan indirilebilmesi için, harcamanın yapılmış olması,
ve harcama ile iş arasında açık, güçlü bir illiyet bağının mevcut
olması, harcamanın işin önemi ölçüsünde yapılmış bulunması
gerekir.
Öte yandan bir vergi incelemelerinde resen vergi
tarhiyatı yapılması söz konusu ise, yani mükellefin defter ve
belgelerine itibar edilmeyip, iktisadi, ticari ve teknik icaplara
uygun veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olması gereken
hususlar göz önüne alınarak bir matrah farkı bulunuyorsa, bu
durumda belgesi bulunmayan bazı giderler de inceleme elemanları
tarafından kabul edilerek hasılattan indirilebilmektedir.
Örneğin bir işletmede kayıt dışı satış yapıldığını iddia eden bir
inceleme elemanı, bu satışa ilişkin kazancı hesaplarken genellikle,
kayıt dışı satış hasılatından mükellefin bu satış için yapması
gereken masrafları, belgesi olmadığı halde dikkate alıp hasılattan
indirmektedir.
Ancak bu husus sadece yapılması zorunlu olan giderler
için geçerli olup, zorunluluğu tam olarak ortaya konulamayan
giderler resen tarhiyatta dahi dikkate alınmamaktadır. Bu tür
giderler için belgenin geçerliliği önem arzetmektedir. Bu nedenle
alınan belgelerin mevzuata uygun olarak düzenlenmesi sağlanmalı ve
personel bu konuda bilgilendirilmelidir.
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı 2008 yılında
verdiği bir özelgede,
şirketin satış temsilcilerinin yurt dışında şirket için yaptıkları
masraflar için kendi adlarına düzenlenmiş belgeleri geçerli belge
olarak kabul etmiş ve kurum kazancının tespitinde gider olarak
dikkate alınabileceğini belirtmiştir.
Özelgenin devamında satış temsilcilerinin yurt dışı
çıkışlarında pasaport sahibi olarak kendi adlarına tahakkuk eden ve
şirket tarafından ödenen yurt dışı çıkış harçlarının da gider olarak
indirilebileceği ifade edilmiştir.
Kanaatimizce Vergi İdaresinin bu tarz yaklaşımları
gerekli ve doğrudur. Sineğin yağını çıkartma tarzındaki yaklaşımlar
çok gerçekçi görünmemekte ve vergi ödeme alışkanlığına hizmet
etmemektedir. İdarenin bu konudaki esneklik katsayısının ekonomideki
kayıt dışılığın azalmasına bağlı olarak artacağını düşünüyoruz. |