Döviz Kurları - Kur Arşivi

Alış Satış
Dolar 5.3710 5.3807
Euro 6.0755 6.0865
Sterlin 6.7506 6.7858
Güncelleme Tarihi: 14.12.2018 - 15:30
Kullanacağınız kur bir gün önce belirlenen kur olmalıdır

E-Bülten

Duyuru ve gelişmelerimizden haberdar olmak için e-bülten listemize üye olabilirsiniz.

İhtirazi Kayıtla Beyanname Verilmesi ve Sonuçları

hüseyin öncü -

Yayımlanma Tarihi   :  30.10.2007

 

213 sayılı Vergi Usul Kanununda tarh çeşitleri; beyannameye dayanan tarh, ikmalen vergi tarhı, re�sen vergi tarhı ve idarece vergi tarhı olarak sayılmıştır. Esas olan beyannameye dayanan tarhiyattır. Mükellefin beyanı aksi tespit edilinceye kadar doğru kabul edilmektedir. Beyana göre yapılan tarhiyata karşı dava açılamayacağı 213 sayılı V.U.K.�nun 378. Maddesinde hüküm altına alınmıştır. Bu hükmün iki istisnası bulunmaktadır. Birincisi aynı kanun maddesinde yer alan düzenlemeye göre vergi hatalarıdır. İkincisi ise ihtirazi kayıtla beyanname verilmesidir. İrdelemeye çalışacağımız konu da ihtirazi kayıtla beyanname verilmesidir.

Türk Hukuk Lugatında İhtirazi Kayıt �muayyen hakları kullanmak serbestisini muhafaza etmek isteyen tarafın bu hususta vaki beyanıdır� şeklinde açıklanmıştır. İhtirazi kayda ilişkin vergi kanunlarında bir tanımlama bulunmamaktadır. Vergi Daireleri İşlem Yönergesinin 39/3. Maddesinde ise �mükelleflerce kanuni gerekçe gösterilerek beyan edilen matrah ve matrah kısmı üzerinden tarh edilen vergiye dava hakkının saklı tutulması yolunda beyannameye yazılı nota ihtirazi kayıt adı verilir� şeklinde tanımlanmıştır.

İHTİRAZI KAYDI GEREKLİ KILAN NEDENLER

Mükelleflerin beyan ettikleri matrah veya matrah kısmı üzerinden tarh edilecek vergiye ihtirazi kayıt koymalarının nedeni, beyan ettikleri matrah veya matrah kısmının vergiye tabi olup olmadığı hususundaki tereddütlerinden kaynaklanmaktadır. Tereddüt oluşmasının nedeni, ilgili mevzuatın yeterince açık olmaması ve vergi idaresinin konu hakkında görüş bildirmemiş olması olabileceği gibi vergi idaresinin konu hakkında görüşünü açıklamış olmasına karşın vergi idaresinin konu ile ilgili görüşünün doğruluğu konusunda şüphe duyulmasıdır.

Mükelleflerin beyana dayanan vergilerle ilgili olarak vergi idaresi ile farklı görüşe sahip olması durumunda konuyu iki şekilde yargıya taşımaları mümkündür. Bunlardan birincisi idarenin yorumunun aksine ve kendi yorumu doğrultusunda beyanda bulunması ve vergi idaresi tarafından re�sen, ikmalen veya idarece tarh edilecek vergi ve cezalara karşı yargı yoluna gitmek olacaktır. İkincisi ise vergi idaresinin görüşü doğrultusunda beyanda bulunmak ancak ihtirazi kayıt şerhi koymak suretiyle konuyu yargıya taşımak olacaktır.

HANGİ VERGİ BEYANNAMELERİ İHTİRAZİ KAYITLA VERİLEBİLİR VE KİMLER İHTİRAZİ KAYITLA BEYANNAME VEREBİLİRLER

Vergi Dairesi İşlem Yönergesinin 39/3. Maddesinde yer alan tanımlama dışında ihtirazi kayıtla beyanname verilmesine ilişkin olarak İdari Yargılama Usulü Kanunu� nun 27/3. Maddesinde �ihtirazi kayıtla verilen beyannameler� ibaresi yer almaktadır. Gerek işlem yönergesinde gerekse İdari Yargılama Usulü Kanununda yer alan ibarelerin çok genel ibareler olduğu ve konu ile ilgili başkaca tanımlama bulunmadığı dikkate alındığında vergi matrahının mükellefler tarafından beyan edilmesi öngörülen tüm vergiler için ihtirazi kayıtla beyanname verilmesi mümkün görünmektedir.

Yine yukarıda yer alan genel tanımlamalar doğrultusunda ihtirazi kayıtla beyanname verebilecek olanların vergi idaresi tarafından beyanname verme yükümlülüğü getirilen mükellef ve vergi sorumluları olduklarını kabul etmek doğru bir yaklaşım olacaktır. Danıştay Üçüncü Dairesinin 15.09.2005 tarih ve Esas:2004/238, Karar:2005/1905 sayılı kararı � beyana dayanan vergi tarhı ve tahakkuku işlemlerinin, beyanda bulunan mükellef ya da sorumlu tarafından usulüne uygun olarak ihtirazi kayıt konulması durumunda idari davaya konu edilebileceği� şeklindedir.

İhtirazi kayıtla verilecek beyanname diğer beyannameler için belirlenen şekil şartları dışında ayrı bir şekil şartına tabi değildir. Sadece beyanname verilirken üzerine �ihtirazi kayıtlıdır� ibaresinin konulması yerinde olacaktır. İhtirazi kaydın kanuni gerekçelerinin ve ihtirazi kayda konu matrahın bir dilekçe ile belirtilmesi gerekmektedir. Dilekçenin esas itibariyle beyanname ile birlikte verilmesi gerekmektedir. Ancak dilekçenin beyannameden ayrı olarak beyanname verme süresinin son gününe kadar da verilmesinin mümkün olabileceğini düşünüyorum.

İHTİRAZİ KAYITLA YAPILAN BEYANA KARŞI DAVA AÇILMASI VE

SONUÇLARI

İdari Yargılama Usulü Kanunu� nun 7. Maddesinde; dava açma süresinin özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 gün ve vergi mahkemelerinde 30 gün olduğu, dava açma süresinin tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin yapıldığı tarihten başlayacağı hüküm altına alınmıştır. İhtirazi kayıtla beyan edilen matrahlar üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergiler için vergi mahkemelerinde dava açma süresi 30 gündür.

İhtirazi kayıtla beyan edilen matrahlara ilişkin vergi, tahakkuk fişi ile tarh ve tahakkuk ettirilir. Düzenlenen tahakkuk fişi beyannameyi veren kişiye tevdi edilir. 213 sayılı V:U.K.�nun 27. Maddesinde �Vergi beyannamesini ilgili vergi dairesine tevdi eden kimsenin kendisine verilen tahakkuk fişini almaması, beyannamede yazılı matrah üzerinden tarhı gereken verginin tahakkukuna engel olmaz. Bu takdirde tahakkuk fişinin mükellefe verilecek nüshası 28′inci maddede yazılı olduğu şekilde posta ile mükellefe gönderilir.� denilmektedir. Beyannameyi veren kişinin düzenlenen tahakkuk fişini alması veya almaktan imtina etmiş olması nedeniyle tahakkuk fişinin mükellefe verilecek nüshasının posta ile gönderilmesi durumunda tebliğ işleminin tahakkuk fişinin düzenlendiği tarih itibariyle yapılmış olduğunun kabulü gerekir. Dolayısıyla vergi mahkemelerinde dava açma süresi olan 30 günlük sürenin tahakkuk fişinin düzenlendiği tarihten itibaren başladığının dikkate alınması gerekmektedir. Danıştay� ında aynı yönde kararı bulunmaktadır.

İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilere karşı açılan davalar tahsilat işlemini durdurmaz. Bu nedenle tahakkuk eden vergilerin vadelerinde ödenmesi gerekir. Mükelleflerin açılan davada yürütmeyi durdurma talebinde bulunmaları ve mahkemenin de yürütmeyi durdurma kararı vermesi durumunda verginin ödenmeyen kısmının ödemesi duracak, ödenen kısmı varsa mükellefe iade edilecektir. Açılan dava sonucunda vergi mahkemesinin mükellef lehine kısmen veya tamamen verginin terkinine karar vermesi durumunda tahsil edilmiş vergilerin ret ve iadesi, tahsil edilmemiş kısım ise tahakkuktan terkin edilecektir. Vergi mahkemesinin kararının temyiz edilmesi durumunda da vergi mahkemesinin kararının uygulanması gerekmektedir. Temyiz mercii olarak Bölge İdare Mahkemesi veya Danıştay tarafından yürütmeyi durdurma kararı verilmesi halinde verginin tahsiline devam edilebilecektir.

İhtirazi kayıtla beyan edilen matrah veya matrah kısmı üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergiler ile ilgili olarak vergi mahkemesinde açılan davanın mükellef aleyhine sonuçlanması durumunda tahsilat işlemine devam edilecektir.

Öte yandan İhtirazi kayıtla beyan edilip ödendikten sonra vergi mahkemesi kararına göre iade edilip temyiz sonucuna göre tahsili gereken vergilere, iade tarihinden yargı kararının vergi dairesine tebliğ tarihine kadar geçen süre için 6183 sayılı kanuna göre belirlenen tacil faizi oranında gecikme faizi hesaplanacaktır.

SONUÇ

Sonuç olarak İhtirazi kayıtla beyan, mükelleflerin beyan ettikleri matrah veya matrah kısmının vergiye tabi olup olmadığı hususundaki tereddütlerini yargıda gidermeleri imkânını sağlayan ve uygulamada da sıkça başvurulan önemli bir müessesedir.