Döviz Kurları - Kur Arşivi

Alış Satış
Dolar 4.4652 4.4732
Euro 5.2674 5.2769
Sterlin 6.0163 6.0477
Güncelleme Tarihi: 18.05.2018 - 15:30
Kullanacağınız kur bir gün önce belirlenen kur olmalıdır

E-Bülten

Duyuru ve gelişmelerimizden haberdar olmak için e-bülten listemize üye olabilirsiniz.

Bakır, Çinko ve Alüminyum’da KDV Tevkifatı Uygulaması ve Ortaya Çıkan Sorunlar

-

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9′uncu maddesi, gerekli görülen hallerde vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Maliye Bakanlığı’na yetki vermiştir. Bakanlık bu yetkisine dayanarak çeşitli mal ve hizmet grupları için bir dizi düzenlene yapmıştır.

104 seri nolu KDV Genel Tebliği ile yapılan düzenlemede 96 seri nolu KDV Genel Tebliği’nde daha önce yapılan düzenlemeye ilaveler yapılmıştır. Buna göre 96 seri nolu KDV Genel Tebliğinin ilgili bölümü ve içeriği 104 nolu tebliğden sonra aşağıdaki şekilde değişmiştir;

“5.3. Bakır, Alüminyum ve Çinko Ürünlerinde Tevkifat Uygulaması:

….. bakır ve alışımlarından, çinko ve alışımlarından, alüminyum ve alışımlarından mamul; anot, katot, her çeşit takoz (biyet), slab, platina, kütük, granül, filmaşin, levha, boru, prinç çubuk, lama, her türlü tel ve benzerlerinin tesliminde % 90 oranında tevkifat uygulanarak alıcılar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi uygun görülmüştür….”

Yine 104 seri nolu KDV Genel Tebliği ile 95 seri nolu KDV Genel Tebliğinin 7′nci bölümü aşağıdaki şekilde değişmiştir;

 

“7.Hurdadan Elde Edilenler Dışındaki Bakır, Alüminyum ve Çinko Külçelerinde Tevkifat Uygulaması

….. hurda metallerden elde edilenler dışındaki bakır, çinko ve alüminyum külçelerinin tesliminde % 90 oranında tevkifat uygulanarak alıcılar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi uygun görülmüştür….”

Bu düzenlemelere göre;

  • Bakır, çinko ve alüminyum ve bunların alışımlarından mamul ürünlerin tesliminde alıcı tarafından % 90 oranında KDV tevkifatı yapılacaktır.
  • Bakır, çinko ve alüminyum külçelerin tesliminde de yine alıcılar tarafından % 90 oranında KDV tevkifatı yapılacaktır.

İlk Üreticiler (Cevherden Üretim Yapanlar):

İlk üreticiciler tarafından diğer bir ifade ile cevherden üretim yapanların teslimlerinde tevkifat uygulanmayacaktır. (96 seri nolu KDV Genel Tebliği, 5.3 bölüm)

Burada ilk üretici yani cevherden külçe elde edenlerin tesliminde tevkifat olmadığı anlaşılıyor. Ancak aynı üretici elde ettiği külçeyi işleyip örneğin rulo saç yapması halinde tevkifat söz konusu olacak mıdır? Bu sorunun yanıtı tebliğlerde açık olmamakla beraber, fikrimizce ilk üreticilerde vergi güvenliği endişesi duyulmadığına göre, yine aynı ilk üretici tarafından cevherden külçe, külçeden rulo saç imal edilip satılması halinde de tevkifat söz konusu olmaması gerekir.

 

Hurdadan İmal Edilen:

Hurdadan imal edilen bakır, alüminyum ve çinko külçeler katma değer vergisinden müstesnadır. Bu konuda katma değer vergisi kanunun 17/4-g maddesinde düzenleme bulunmaktadır.

Hurdadan mamul bakır, alüminyum yada çinko külçe alan bir mükellef, eğer bu külçeyi aynı şekilde bir başkasına satması halinde katma değer vergisi hesaplanacak mı, tevkifat yapılacak mı sorusu uygulamada karşımıza çıkmaktadır.  “Alışında katma değer vergisine konu olmayan bir malın bir başka alıcıya tesliminde de katma değer vergisi hesaplanmaması gerekir”  şeklindeki görüş akla yatkın olsa da bu husus tam olarak açıklığa kavuşmamıştır.

Diğer taraftan hurdadan imal edilen bakır, alüminyum ve çinko külçeler, ile hurdadan imal edilmemiş olanların bir arada satışa konu edilmesi halinde tevkifatı yapacak alıcılar yönünden riskler mevcuttur. Çünkü satıcının iyi niyetli olmaması halinde bütün külçelerin hurdadan imal edildiğini ileri sürerek alıcının tevkifat yapmasına engel olabilir. Bu durum alıcıları müşterek sorumluluktan ötürü tedirginliğe sürüklemektedir.

 

Fatura Kesme Sırının Altında Kalan Satışlarda Uyulama:

97 seri nolu KDV Genel Tebliği’ne göre, faturada gösterilen işlem bedelinin hesaplanan  KDV ile birlikte, Vergi Usul Kanunu’nun 232′ci maddesine göre belirlenen (2007 yılı için 560,00 YTL) fatura düzenlenme sınırının altında olması halinde tevkifat uygulaması yapılmayacaktır.

Anılan tebliğde, “aynı satıcıdan yapılan ve fatura düzenlenme sınırını aşan  alımların, tevkifat zorunluluğundan kaçınmak amacıyla, birden fazla fatura düzenlenmek suretiyle parçalara bölündüğünün tespiti halinde bütünlük arzettiği anlaşılan alımların toplamının yukarıda belirtilen sınırı aşıp aşmadığına bakılarak gerekli işlem yapılacaktır” hükmü yer almaktadır.

Burada sorun iyi niyetli olarak gün içinde birden fazla alım yapılması ve her alımın fatura düzenlene sınırının altında kalması, ancak bu alımlar birlikte dikkate alındığında fatura düzenleme sınırının aşılması halinde nasıl bir işlem yapılacağıdır. Hatta fatura düzenleme süresi olan 7 gün içinde fatura düzenleme sınırı altında kalan örneğin 10 parti mal alınması halinde, bu alımların faturaya dönüştürülmesi aşamasında KDV tevkifatının yapılıp yapılmayacağı da yine kesin ve net olarak  belirli değildir.

 

Sonuç ve Değerlendirme:

Bakır ve alışımlarından, çinko ve alışımlarından, alüminyum ve alışımlarından mamul malların tesliminde yapılan KDV tevkifatı uygulamada bir çok karışıklık, düzensizlik ve iş yükü getirmiştir.

Bir kere tevkifat uygulamasının temel mantığı vergi güvenliğini sağlamak olduğuna göre, tevkifatı yapacak olan alıcıların vergi güvenliğini tehlikeye sokmayacak, muhasebe ve belge düzeni yerleşmiş, orta ve büyük ölçekli firmalar olması gerekirken, tam tersi bir durum ortaya çıkmıştır.

Örneğin inşaat malzemeleri (galvaniz saç levha, trapez levha, alüminyum levha ve rulo, paslanmaz krom çelik levha, boru ve profil, çinko levha, kalay, kurşun,…) satan muhasebe ve belge düzeni oturmuş orta ölçekli bir mükellefin müşteri kitlesi, küçük ölçekte iş yapan, çoğunlukla muhasebe ve belge düzeninin sağlıklı olup olmadığı kuşku taşıyan firmalardır.

Satıcı firma satışa konu ettiği malların bir çoğunun bünyesinde bakır, alüminyum, çinko veya bunların alışımları mevcut olduğu için tevkifat uygulanması zorunludur. Günde yüzlerce alıcıya satış yapıldığını göz önüne alırsak ve alıcıların yukarıda tarif edildiği üzere küçük ve belge düzeninin tam olarak yerleşip yerleşmediğinden kuşku duyulan firmalar olduğunu düşünürsek, satıcı firma bu uygulamadan dolayı hem büyük risk almakta, hem de sürecin sağlıklı işlediğinin takibi için daha fazla personel istihdam etmek durumunda kalmaktadır.

Bir kısmına yukarıda yer verdiğimiz uygulamada ortaya çıkan sıkıntıların giderilmesi için vergi idaresinin tebliğ yada sirküler çıkartarak çözüm bulması beklenmektedir. Ayrıca giderek amacının dışına çıkmakta olan tevkifat uygulamasının tekrar asıl amacına hizmet edecek şekilde düzenlenmesi yerinde olacaktır. Mükelleflerin vergi idaresinden beklentisi daha sade, anlaşılması ve uygulanması daha kolay bir sistem iken, bunun tersine uygulama yapılması, küçük firmaların daha büyük firmaları kontrol eder bir düzenlemenin getirilmesi anlaşılamamaktadır.