Döviz Kurları - Kur Arşivi

Alış Satış
Dolar 4.8230 4.8317
Euro 5.5986 5.6087
Sterlin 6.2637 6.2963
Güncelleme Tarihi: 19.07.2018 - 15:30
Kullanacağınız kur bir gün önce belirlenen kur olmalıdır

E-Bülten

Duyuru ve gelişmelerimizden haberdar olmak için e-bülten listemize üye olabilirsiniz.

BAZILARI TEMİNATLA VERGİ MÜKELLEFİ OLABİLECEK, DÜZGÜN İŞLETMELER BİLGİLENECEK, KORUNACAK

Adnan Yıldırım- YMM -

Yayımlanma Tarihi   :   07.05.2013

 

Adnan YILDIRIM

@adnyildirim

 

BAZILARI TEMİNATLA VERGİ MÜKELLEFİ OLABİLECEK,

DÜZGÜN İŞLETMELER  BİLGİLENECEK, KORUNACAK

Yasama hayatımızda önemli yeri olan “Torba Yasa” halkasına yeni bir torba yasa daha eklendi. 11.Nisan.2013 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 91 maddeden oluşan “6455 sayılı “Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” la 13 adet Kanun ve 1 adet KHK’de muhtelif değişiklik ve eklemeler yapılmıştır.

Yapılan değişikliklerin önemli kısmı gümrük, tarım satış kooperatifleri, petrol piyasası ve kaçakçılıkla mücadele ağırlıklıdır. Kanunla, Vergi Usul Kanununa uzunca bir madde eklenmiştir. VUK’na 153/A olarak eklenen madde ile;

  • Mükellefiyet tesisinde yada faaliyet esnasında bazı hallerde vergi dairesine teminat verilecek,
  • 3568 sayılı Kanun kapsamındaki YMM, SMMM ve SM’lerden de teminat vermesi istenebilecek, gerektiğinde meslekten alıkoyma veya çıkarma cezası verilebilecek.
  • Düzgün çalışan işletmelerin haksız yaptırımlara muhatap olmaması için VUK 359. Maddede sayılan ağır kaçakçılık suçlarını işleyenler ilan edilecek, kamuoyuna duyurulacaktır.

İşe Başlamak için (Mükellefiyet Tesisinde) Teminat

Başkaca bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti olmadığı halde münhasıran (sadece) sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği vergi inceleme raporuyla tespit edilerek vergi dairesince mükellefiyet kaydı silinen aşağıdaki,

  • Serbest meslek erbabı,
  • Şahsi işletme sahipleri,
  • Adi ortaklıklarda ortaklardan her biri,
  • Şirketlerde, kanuni temsilciler, yönetim kurulu üyeleri ile bunların %10’dan fazla ortağı yada yöneticisi bulunduğu tüzel kişiler,
  • Tüzel kişiliği olmayan teşebbüsleri idare edenler,

Yeni bir işe başlamak için vergi dairesine “işe başlama” (mükellefiyet tesisi) talebinde bulunurlarsa kendilerinin,

  1. Tüm vergi borçlarının ödenmiş olması,
  2. 75.000 TL ve düzenledikleri sahte belge tutarının %10’undan az olmamak üzere vergi dairesince istenen teminatı vermiş olmaları gerekecektir. Vergi dairesi, teminat olarak sadece para, teminat mektubu yada devlet kağıtlarını kabul edecek, diğer teminat türlerini kabul etmeyecektir.

Yukarıda sayılan kişilerin başka bir işletmede ortak yada yönetici olarak faaliyete başlamaları yada kısmen veya tamamen devralmaları halinde de vergi dairesi aynı şartları o işletmeden de talep edecektir. Diğer bir deyişle sahte belge düzenleyicilerinin başka işletmeleri devralarak sahtekarlıklarını sürdürmeleri engellenmek istenmektedir.  Aynı şekilde, kanunun yürürlüğü sonrasında  ilk defa sahte belge düzenledikleri tespit edileceklerden de vergi daireleri aynı talebi yapacaklardır.

YMM-SMMM-SM’lere de Ağır Yaptırım Uygulanacak

VUK’na eklenen 153/A maddesi yaklaşık 2,5 sayfa olup çok detaylı düzenlemeler içermektedir. Yeni düzenlemeler arasında dikkat çeken bir husus ta 3568 sayılı Kanuna göre meslek mensubu sayılan YMM,SMMM ve SM’lerin sahte belge düzenlemeye iştirak ettiği vergi inceleme raporu ile tespit edilenler ve bu durumu kesinleşenler 3 yıl süreyle geçici olarak mesleki faaliyetten alıkonacaklardır. Bu kişiler, ceza süresi sonunda tekrar faaliyete devam etmek isterse 75.000 TL’ndan ve düzenlenen sahte belgelerdeki toplam tutarın %10’undan az olmamak üzere teminat (para,teminat mektubu veya devlet kağıtları) göstereceklerdir, bazı hallerde ise meslekten çıkarma cezası uygulanabilecektir.

Düzgün Çalışan İşletmeler Bilgilendirilerek Korunacak

Maliye Bakanlığı belirleyeceği usul ve esaslarla sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleyenleri ve (sahte belge kullanılması hariç) VUK 359. Maddede sayılan kaçakçılık suçlarını işleyenleri ilan edecektir. Bu şekilde yapılan ilan, ilgililerin ve kamuoyunun bilgi sahibi kılınması vergi mahremiyetinin ihlali sayılmayacaktır. Bu uygulama şu açıdan önemlidir, pek çok düzgün ihracatçı yada işletme kendileri yasal yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmiş olmalarına ve tamamen kayıtlı çalışmalarına rağmen, kendisiyle ilgili olmayan, kendinden önceki yada sonraki aşamalardaki yanlışlıklardan haksız yere etkilenmektedirler. Bu şekilde KDV iadeleri zamanında ödenmemekte yada eksik ödenmektedir. Ne yazık ki 84 nolu KDV Genel Tebliğinde yapılan düzenlemeye uygun olarak “Müteselsil Sorumluluk”tan kurtulacak şekilde, bankacılık sisteminden yada çekle ödeme yapılmış olmasına ve ödeme yapılanın vergi numarasının yazdırılmış olmasına rağmen düzgün firmaların bu konudaki mağduriyetleri giderilememiştir. Maliye Bakanlığı bu yeni uygulamanın usul ve esaslarını en kısa sürede belirlemeli ve düzgün iş yapan işletmeler de kiminle iş yapıp yapmayacaklarına bakarak muhtemel haksızlık ve mağduriyetlerden kendilerini koruyabilmelidirler. Tabii ki bu arada, yapılacak ilanın geç-gecikmeli yapılması halinde, bu durumu bilme imkanı olmayan işletmeler ilgili mükellefin ilan edildiği tarihten önceki mal ve hizmet alımları nedeniyle haksız yaptırıma muhatap olmamalıdır. Sorumluluk ancak ilan sonrası işlemlerle sınırlı tutulmalıdır.

Yeni Varlık Barışı Yolda

Geçtiğimiz hafta Başbakan Yardımcısı Sayın Ali BABACAN ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet ŞİMŞEK açıkladılar, Sayın Başbakanın talimatıyla yeni bir “Varlık Barışı” maddesi SGK ve Bazı Kanunları değiştiren tasarıya monte edilerek  TBMM’ye gönderildi. Kısa sürede yasalaşması amaçlanıyor. Konu ile ilgili olarak bu defa ciddiye alınacak tutarlarda ülkeye nakit getirme talepleri olduğu söyleniyor. Bu taleplerin, özellikle Güney Kıbrıs’taki bankalarda yaşanan büyük kayıplar sonrasında dışarıda benzer ülkelerde parası olanların endişelerinin artmasından kaynaklandığı tahmin ediliyor. Geçmişte varlık barışı yada kayıt dışı kalmış aktiflerin kayıtlara alınmasını sağlamaya dönük düzenlemeler beklentileri karşılamadı. Üstelik beyan edilen varlıkların önemli ölçüde fiktif olduğu yada ileriye dönük vergisel hesaplarla gerçek dışı beyanlar olduğu anlaşıldı. Umarız bu defa ciddi bir varlık girişi söz konusu olur, ülke ekonomisine katkı yapar. Ayrıca, ihtimaldir ki  varlık barışını amaçlayan bir yasal düzenlemenin içine vergi-prim barışı amaçlı düzenlemeler de eklenebilir. Yapılacak eklemeler, vergi-prim borçlarını zamanında ödeyenleri bir kez daha üzebilir, daha küçük ve hep aynı alışkanlıktaki bir kesimle tekrar tekrar ısrarla barışmak istenirken, kendilerinden her koşulda özveri beklenen büyük mükellef çoğunluğuna bir kez daha haksızlık yapmamaya özen gösterilmelidir.