Döviz Kurları - Kur Arşivi

Alış Satış
Dolar 6.5465 6.5583
Euro 7.4687 7.4822
Sterlin 8.3549 8.3984
Güncelleme Tarihi: 14.08.2018 - 15:30
Kullanacağınız kur bir gün önce belirlenen kur olmalıdır

E-Bülten

Duyuru ve gelişmelerimizden haberdar olmak için e-bülten listemize üye olabilirsiniz.

ANONİM VE LİMİTED ŞİRKETLERDE YÖNETİM, TEMSİL VE KAMU BORÇLARINDAN SORUMLULUK

Adnan Yıldırım- YMM -

Yayımlanma Tarihi   :    03.10.2013

 

Adnan YILDIRIM

adnanyildirim@batiymm.com.tr

@adnyildirim

ANONİM VE LİMİTED ŞİRKETLERDE YÖNETİM, TEMSİL VE KAMU BORÇLARINDAN SORUMLULUK

11.09.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Seri:A Sıra No:5 nolu Tahsilat Genel Tebliği ile devlet alacaklarının tahsilinde güncel mevzuat ve teknolojiye uygun yeni uygulamalar açıklanmıştır. Tebliğe göre, mevcut durumda sadece banka hesaplarına uygulanan elektronik haczin Kasım/2013 başından itibaren tapu, trafik, sicil, odalar, PTT,  MKK vb kurum ve kuruluşlarda da uygulanacak. Tebliğdeki diğer önemli bir konu ise yeni TTK sonrası, devlet alacakları karşısında kanuni temsilcilerin (limited şirketler de ilaveten ortakların da) sorumluluğu konusunda son durumla ilgili yapılan açıklamalardır.

A. Anonim Şirketlerde Yönetim ve Temsil

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun anonim şirketler bölümünün “Yönetim ve Temsil” başlığı altında 365-396. maddelerinde şirket yönetiminin ve temsilin yönetim kuruluna ait olduğu belirtilerek, yönetim ve temsilin kapsam ve sınırları belirlenmiş, hangi hallerde ve ne şekilde yönetimin ve temsilin devredilebileceği konuları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Prensip olarak, kanunun izin verdiği istisnai durumlar hariç anonim şirketler yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil edilir. Yönetim kurulu, yönetim yetkisini TTK Md:367’de belirtilen esaslara göre,

  • Esas sözleşmede hüküm bulunması,
  • İç yönergede, yönetimin kimlere (bazı üyelere yada üçüncü kişilere) devredileceğinin düzenlenmesi,

suretiyle şirket yönetimi, TTK’nun 375. maddesinde belirtilen görev ve yetkiler hariç olmak üzere kısmen veya tamamen devredilebilir. Yönetimin devredilmediği durumda yönetim, yönetim kurulu üyelerinin tamamına aittir. Yönetim kurulu görev ve yetkilerinin tamamını devredemez. Yönetim, aşağıdaki konulardaki görev ve yetkilerini devredemez,

  • Şirketin üst düzeyde yönetimi ve bunlarla ilgili talimatların verilmesi,
  • Yönetim organizasyonunun belirlenmesi,
  • Muhasebe, finans denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği finansal planlama düzeninin kurulması,
  • Müdürlerin atama ve görevden alınmaları,
  • Şirkette mevzuata uygunluğun gözetilmesi,
  • Defter tutulması,raporlama ve genel kurul toplantıları,
  • Borca batıklığın mahkemeye bildirilmesi.

Şirket esas sözleşmesinde aksi düzenlenmemişse veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi (çift imza ile kullanılmak üzere) yönetim kuruluna aittir. TTK Md:370’ e göre yönetim kurulunca,

  • Bir veya daha fazla murahhas üyeye,
  • En az bir yönetim kurulu üyesi olmak şartıyla, müdür sıfatı olan üçüncü kişilere,

temsil yetkisi devredilebilir. Şirketi temsile kimlerin yetkili olduğu ve şirketin ne şekilde temsil edileceğinin karara bağlanarak, kararın/kararların notere tasdik ettirilerek tescil ve ilan ettirilmesi yönetim kurulunun görevidir.

B. Limited Şirketlerde Yönetim ve Temsil

Limited şirketlerde, şirket sözleşmesinde belirtilmek suretiyle şirketin yönetim ve temsili, en az bir ortağın şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması koşuluyla,

  • Müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa,
  • Tüm ortaklara,
  • Üçüncü kişilere,

verilebilir (TTK Md:623). Anonim şirketlerde yönetim kurulu için olduğu gibi limited şirketlerde de şirket müdürleri için  benzer mahiyette devredilemez/vazgeçilemez görev ve yetkileri bulunmaktadır (TTK Md:625). Limited şirket müdürlerinin temsil yetkilerinin kapsamı, sınırlandırılması, imza yetkilerinin belirlenmesi, imza şekli, tescil ve ilan konularında, anonim şirketlerin ilgili hükümleri kıyasen uygulanır.

C. Temsilcilerin Kamuya Borçlardan Sorumluluğu

Anonim ve limited şirketlerin de aynı tanım içinde yer aldığı tüzel kişilerin temsil yetkisine sahip yöneticilerinin devlet alacaklarına karşı sorumluluğu 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında  Kanunun “Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu” başlıklı Mükerrer 35. Maddesinde düzenlenmiştir. Kanun maddesinin en son 04.06.2008 ve 5766 Sayılı Kanunla değişik son metnine göre,

  • Şirket mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen, veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarından tahsil edilir.
  • (Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine 06.06.2008’den sonra doğan borçlar için) Borcun doğduğu ve ödenmesi gereken vadesinde kanuni temsilcilerin farklı kişiler olması halinde bu şahısların tamamı borcun ödenmesinden müteselsilen sorumludur.

Madde metninde açıkça yer alan düzenlemeye göre, kanuni temsilcilerin sorumluluğu ihmal, kusur, kasıt, hata, ekonomik kriz, sektörel sorunlar, yanlış icraat gibi sebeplere bağlanmamış olup koşulsuz, kusursuz, sınırsız ve müteselsildir. Maddenin bu halinin, şirket yöneticisi olmayı caydırıcı olduğu, hatta hukukun genel ilkelerine açıkça aykırı olduğu söylenebilir. Üstelik şirketin üçüncü kişilere olan borçları için böyle bir sorumluluk söz konusu değildir ve bu durum kamu lehine haksız rekabet yaratmakta olup madde metninin değiştirilmesi de gerekmektedir.

Ayrıca şirketin kanuni temsilcileri, Vergi Usul Kanununun 10. Maddesine göre, şirket tüzel kişiliğine düşen görevleri yerine getirmek zorundadır. Kanunda belirtilen şirkete düşen görevlerin yerine getirilmemesinden kaynaklanan ve şirketten alınamayan vergi ve vergiye bağlı alacaklar şirket temsilcisinin şahsi mal varlığından alınır.

Limited Şirket Ortaklarına İlave Sorumluluk

AATUHK’nun 35. Maddesi, limited şirket ortaklarına, anonim şirket ortaklarında olmayan ilave sorumluluk yüklemektedir. Maddeye göre,

  • Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen alınamayan veya alınamayacağı anlaşılan  kamu alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan sorumludurlar ve takibe tabi tutulurlar.
  • Ortağın, şirketteki hissesini devretmesi halinde, devir öncesine ait borçların ödenmesinden devreden ve devralan şahısların tamamı müteselsilen sorumludurlar.
  • (Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı gereği 06.06.2008’den sonra doğan borçlar için) borcun doğduğu ve ödenmesi gereken vadesinde ortakların farklı kişiler olması halinde bu şahısların tamamı borcun ödenmesinden müteselsilen sorumludur.

Bu arada limited şirketlerde, noterden yapılan ortaklık payının devri, tescil ve ilan edilmese dahi aksine ortaklar kurulu kararı olmadıkça devir tarihinden geçerli olacak ve payını devreden ortağın sorumluluğu devir tarihinde sona erecektir. Ortaklar kurulunun, devri reddetmesi halinde ise devir işlemi geçersiz olacağından ortağın sorumluluğu devam edecektir.

D. Vergi (ve diğer tahsil) Dairelerine Uyarılar

Uygulamada, şirketlerden tahsil edilemeyen kamu alacakları için şirketten tahsil edilip-edilemeyeceği ile yöneticilerinin temsil yetkilerinin bulunup-bulunmadığı konularında titiz davranıldığı söylenemez. Uygulamada, yanlış kişilere yapılan takiplerle karşılaşıyoruz. Bu nedenle, Tebliğinin muhtelif bölümlerinde, öncelikle kamu alacağının şirketin malvarlığından kısmen veya tamamen tahsil edilemeyeceğinin tespit edilmesi, sonrasında ise için kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarından takip ve tahsilat sürecinin başlatılabilmesi için mutlaka şirketteki temsil yetkisinin kime/kimlere ait olduğunun tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yapılacak tespit sonrasında ise sadece temsile yetkili olanların sorumlu tutulmaları, temsil yetkisi olmayan yöneticiler hakkında takip işlemi yapılmaması gerektiği şeklinde uyarılara da yer verilmiştir.