Döviz Kurları - Kur Arşivi

Alış Satış
Dolar 4.7151 4.7236
Euro 5.4667 5.4765
Sterlin 6.2346 6.2671
Güncelleme Tarihi: 18.06.2018 - 15:30
Kullanacağınız kur bir gün önce belirlenen kur olmalıdır

E-Bülten

Duyuru ve gelişmelerimizden haberdar olmak için e-bülten listemize üye olabilirsiniz.

Sosyal Güvenlik ve İş Mevzuatı Yönünden Kısmi Süreli (Part-Time) Çalışma

funda kulansi -

Yayımlanma Tarihi   :  24.12.2008

Funda KULANŞI 

(Stajyer Denetçi Yardımcısı)

Batı Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş.

Sosyal Güvenlik ve İş Mevzuatı Yönünden Kısmi Süreli (Part-Time) Çalışma

GİRİŞ

Türkiye de kısmi süreli çalışma hizmetler sektöründe, kentsel bölgelerde ve gençler arasında yayılmaktadır. Çalışanların çalışma sürelerine bağlı olarak gelişen bir esnek çalışma modeli olan kısmi süreli çalışma gerek sosyal güvenlik gerekse iş yasaları yönünden sınırları çizilmiş bir müessesedir. Buna göre kısmi süreli çalışan ve kısmi süreli istihdam sağlayan işveren bakımından hak ve sorumlulukların belirlenmesi yönünde tebliğler yayınlanmıştır. Yazımızda kısmi süreli çalışmanın dayanak bulduğu bu yasal düzenlemeler, bunlar karşısında uygulamada karşılaşılan sorunlar, sorunların cevaplarına yönelik öneriler ve sonuçları ele alınacaktır.

TANIMI VE UNSURLARI

Kısmi süreli çalışma, ülkemizde yaygın bir şekilde uygulanmamakla birlikte 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri çerçevesinde düzenlenmiştir. Her iki mevzuat açısından da kısmi süreli çalışma tanımlanma yoluna gidilmiş, bu bağlamda kısmi süreli çalışma şu şekilde tanımlanmıştır. 5510 sayılı kanun kısmi süreli çalışmayı iş yerinde tam süreli iş sözleşmesi ile yapılan emsal çalışmanın üçte ikisi oranına kadar yapılan çalışma olarak tanımlarken; 4857 sayılı İş Kanunu kısmi süreli ve tam süreli iş sözleşmesi ayrımını yaptığı 13. Maddesinde İşçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmî süreli iş sözleşmesidir ibaresi ile tanımlamıştır. Uluslararası Çalışma Örgütü nün tanımına göre ise kısmi süreli çalışma Normal çalışma sürelerinden az, sürekli ve düzenli olan ve gönüllü olarak yapılan çalışma olarak tanımlanmıştır. Bu tanımdan kısmi çalışmanın üç unsuru olduğu anlaşılmaktadır:

1. Normal (tam süreli) çalışma süresinden az olması,

2. Bu çalışmanın düzenli ve sürekli olması ve

3. Kısmi süreli çalışmanın gönüllü olarak yapılmasıdır.

Saydığımız bu unsurlardan ilkinde kısmi süreli çalışmanın tam süreli çalışmadan ayrımı, ikincisinde mevsimlik veya geçici olarak değerlendirdiğimiz çalışmadan ayrımı ve son olarak üçüncüsünde ise kişilerin serbest iradesine dayandığı vurgulanmaktadır.

KISMİ SÜRELİ İŞ SÖLEŞMESİNİN TABİ OLDUĞU ŞEKİL

01.10.2008 tarihinde yapılan yeni düzenlemeye kadar açık bir mevzuat düzenlemesi olmamasına karşın, kısmi süreli iş sözleşmelerinin yazılı olarak yapılması zorunlu idi. Yapılan yeni düzenlemeyle kısmi süreli çalışmanın Kurum tarafından kabul görebilmesi için kısmi süreli iş sözleşmesinin yazılı olarak yapılması koşulu açıkça belirtilmiştir.

Kısmi süreli çalışma, kısmi süreli iş sözleşmesini niteliği gereği aylık ücret karşılığı çalışma şeklinde düzenlenmişse sigortalının haftalık çalışma süresi dikkate alınmaksızın 30 gün olarak bildirilir. Buna göre dikkat edilmesi gereken, kısmi süreli iş sözleşmesinin;

1. Ayın belli günlerinde tam gün,

2. Ayın belli günlerinde, belli saatlerde veya

3. Ayın her günü ancak belli saatlerde

çalışmanın yapılacağının açıkça belirtilmiş şekilde düzenlenmesidir. Aksi halde yapılan çalışmanın tam ay olarak bildirilmesi gerekecektir.

KISMİ SÜRELİ ÇALIŞANLARIN PRİM GÜN SAYISININ VE PRİMLERİNİN HESAPLANMA YÖNTEMİ

5510 sayılı Yasa ya göre yukarıda yaptığımız tanımla 01.10.2008 tarihinden itibaren, tam süreli olarak çalışan normal sigortalının çalışma süresinin en fazla 2/3 üne kadar çalıştırılan sigortalılar kısmi süreli çalışan sigortalı sayılacak, bu sınırı aşan sürelerle yapılan çalışma tam süreli normal çalışma sayılarak ayda 30 gün üzerinden sigorta prim gün sayısına tabi tutulacaktır. Her iki durumu da birer örnek üzerinde daha açık hale getirelim.

ÖRNEK: Kısmi süreli çalıştırılan bir işçi ile işveren arasında yapılan kısmi süreli iş sözleşmesinde İşçi iş yerinde çalışma yapılan günlerde, günde 4 saat çalışacak olup, saat ücreti brüt 5 YTL üzerinden hesaplanacaktır ibaresi yer almaktadır. Buna göre bu sigortalının aylık çalışma gün sayısını ve prime esas kazancını hesaplayalım.

İş yerinde Pazar günleri çalışma yapılmadığı için ay içerisinde 25 gün çalışıldığını varsayalım.

Aylık Çalışma Gün Sayısı= Aylık toplam çalışma saati / 7,5 (günlük çalışma saati) Buna göre,

= 25×4 / 7,5

= 100 / 7,5 = 13 aylık çalışma gün sayısı Kuruma bildirilecektir.

Kuruma Bildirilecek Sigorta Primine Esas Kazanç= Saat Ücreti x Aylık Toplam Çalışma Saati

= 5×100

= 500 YTL olarak hesaplanacaktır.

ÖRNEK: Bir başka kısmi süreli iş sözleşmesinde ise işçi işyerinde çalışma yapılan günlerde, günde 6,5 saat çalışacak olup, saat ücreti brüt 3 YTL üzerinde hesaplanacaktır ibaresi yer almaktadır. (Yine pazar günleri hariç ay içinde toplam 25 gün çalışma yapılmıştır)

Aylık Çalışma Gün Sayısı= Aylık toplam çalışma saati / 7,5 (günlük çalışma saati) Buna göre,

= 25×6,5 / 7,5

= 162 / 7,5 = 21 aylık çalışma gün sayısı bulunacaktır. Ancak bu sigortalı Kuruma 21 gün üzerinden değil, 30 gün üzerinden bildirilmelidir. Çünkü tam süreli çalışan sigortalının çalışma süresinin 2/3 lük sınırı, aylık 150 saate denk gelmektedir. Oysaki bu sigortalı aylık 162 saat çalıştığı için kısmi süreli çalışan olarak değil, tam süreli çalışan olarak değerlendirilecektir.

Örnekteki sigortalının prime esas kazancı;

3×162 = 486 YTL olmasına karşın, Kuruma 21 gün üzerinden değil, 30 gün üzerinden bildirilmesi zorunlu olduğu için, 30 günlük prime esas kazanç tabanı yani aylık asgari ücretin brüt tutarı olan 638,70 YTL üzerinden beyanda bulunulması da zorunludur. Sigortalı ne kadar ücret alırsa alsın, aldığı ücret günlük kazanç alt sınırının altında ise primler günlük kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanarak Kuruma ödenecek, sigortalının ücreti ile alt sınır arasındaki farkın primini de işveren üstlenecektir. Buna göre, 638,70 486 = 152,70 YTL lik farka ilişkin sigorta prim matrahının işçi ve işveren hissesi ayrılmadan tamamı işveren hissesi olarak prime tabi tutulacaktır.

Kısmi süreli çalışanların prim gün sayısı bakımından hafta tatili, bayram, genel tatil ücretleri ile ücretli yıllık izin haklarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi de irdelenmesi gereken bir başka konudur. Kanımca bu konuya Yasa nın ..kısmi süreli çalışan işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri tam süreli işçiye göre çalıştığı süreye orantılı olarak ödenir ibaresi açıklık getirecektir. Yasada ayrıca işçinin tatil günü ücreti çalıştığı günlere göre bir güne düşen ücretidir ibaresi de yer almaktadır. Buna göre tam süreli çalışan işçilere haftalık 45 saatlik çalışmaya günlük 7,5 saatlik ücret ödeniyor ise; hafta içinde 15 saatlik çalışan kısmi süreli işçiye de (45/15=3 ve 7,5/3=2,5) 2,5 saatlik ücret karşılığı hafta tatili ücreti de ödeneceği sonucuna varılır.

İşçilerin yıllık ücretli izne hak kazanabilmeleri için bir yıllık süreyi tamamlamaları gerekmektedir. Bu koşulun kısmi süreli çalışan işçiler için iş sözleşmesi süresinin en az bir yıl devam etmesi şeklinde değerlendirilmesi gerekir. Kısmi süreli çalışanın çalışmadığı günler çalışma yükümlülüğünü yerine getirmedikleri iş günleridir. Bu nedenle kısmi süreli çalışan bir işçi işe başlamasından itibaren iş göreceği günlerde çalışmasını yerine getirmek koşulu ile bir yıllık süreyi doldurduğunda yıllık ücretli izine hak kazanmış sayılacaktır.

KISMİ SÜRELİ ÇALIŞANLARIN SİGORTA KOLLARINDAN YARARLANMA KOŞULLARI

Sosyal güvenlik sistemimizde kısmi süreli çalışanlar ile tam süreli çalışanlar arasında sigortalı olma yönünden bir ayrıma gidilmemiştir. Bu bağlamda koşullarını sağlamaları halinde kısmi süreli çalışanlar da kısa vadeli ve uzun vadeli sigorta kollarından yararlanacaklardır. Ancak sosyal güvenlik edimlerine ulaşmada genellikle kısmi süreli çalışanlar mağdur olmaktadırlar. Tam süreli çalışan bir sigortalının, fiilen çalışmadığı halde bazı hal ve durumlarda ücret hak etmesi nedeniyle, sigorta prim ödeme gün sayısı daha fazladır. Kısmi süreli çalışanlarda ise fiilen çalışma gün sayıları sigortalı gün sayısından daha fazladır.

Kısmi süreli çalışanların kısa ve uzun vadeli sigorta kollarından yararlanabileceklerini daha önce ifade etmiştik. Örneğin, kişinin iş kazası sigorta kolundan yararlanabilmesi için belirli bir süre prim ödeme gün sayısına gerek yoktur. İşe ilk girdiği gün, ilk dakika da dahi kaza gerçekleşmiş olsa, iş kazası addedilir.

Kısmi süreli çalışan sigortalının, meslek hastalığı sigortasından yararlanabilmesi için maruz kaldığı hastalığın meslek hastalığı listesinde yer alması ve sigortalının listede yer alan sürede o işte çalışmış olması gerekir. Bir başka koşul ise hastalığın anlaşıldığı tarihten önceki bir yıl içinde en az 90 gün hastalık sigortası ödenmiş olmasıdır. Bu süre, tam süreli çalışan bir sigortalıda üç ayda tamamlanabilecekken, kısmi süreli çalışan için farklı durumlar ortaya çıkabilecektir. Örneğin haftada 3 gün 4 er saat olmak üzere 12 saat çalışan bir işçinin hastalık sigortasından yararlanabilmesi için gereken gün sayısını hesaplayalım: Haftada 12 saat çalışan işçi 2 saatlik hafta tatilini hak edeceğinden haftalık 14 saat ücret, aylık ise 56 saat ücret hak eder. Bu 56/7,5=7,46 gün eder. SSK nda yarım gün uygulaması olmadığından bu tama iblağ edilecek, 8 gün olacaktır. Ayda 8 gün sigorta günü olan kısmi çalışanın 90 prim gününe ulaşabilmesi için 11 ay 4 gün çalışmış olması gerekmektedir. Bu durumda hastalık sigortasından yararlanabilecektir. Aynı örnek ve aynı yöntemle, haftada 3 gün ve 3 er saat çalışan bir işçinin 90 günlük prim ödeme gün sayısına ulaşabilmek için 13 ay çalışması gerektiği hesaplanacaktır. Bu durumda yasada yer alan bir yıl içinde ibaresi karşımıza çıkacak ve 13 ay çalışarak 90 prim ödeme gün sayısına ulaşacak kısmi süreli çalışanın hastalık sigortasından yararlanma olanağı kalmayacaktır.

Kısmi süreli çalışanlar, yaşlılık sigortasından yararlanmada da tam süreli çalışanlar ile aynı koşullara sahiptirler. Ancak, yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması ve en az 9000 gün prim ödemesi koşulu getirilmiştir. Kısmi süreli çalışanın 9000 prim ödeme gün sayısına ulaşması, tam süreli bir çalışana göre çok daha uzun yıllarını alacağından emekli olabilme umudunu yitirecek ve muhtemelen kayıt dışını tercih edecektir.

İşsizlik Sigortası Yasasında ayrıca bir hüküm bulunmamakla birlikte, sosyal güvenlik bakımından tam süreli çalışan ile kısmi süreli çalışan arasında bir ayrım öngörülmediğinden, gerekli koşulları sağlamaları durumunda kısmi süreli çalışanlar da işsizlik sigortasından yararlanabilirler sonucuna ulaşmak mümkündür. Sözü edilen koşul hizmet akdinin sona ermesinden önceki son üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş ve işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olmaktır. Kısmi süreli çalışanın işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olma şartını sağlaması olanaksız olduğundan, yasada açıkça belirtilmemekle birlikte, yasa koyucunun kısmi çalışanları işsizlik sigortası kapsamı dışında bıraktığı açıktır.

KISMİ SÜRELİ ÇALIŞANLARIN BİRDEN FAZLA İŞ YERİNDE ÇALIŞMASI

Kısmi süreli çalışan işçi birden fazla işveren ile kısmi süreli iş ilişkisi kurabilir. Bununla ilgili olarak yasada kısıtlayıcı bir ibare olamamakla beraber, uygulamada karşılaşılacak birçok sorun gündeme gelmektedir. Örneğin, kısmi süreli çalışan kişinin çalışmasının bir kısmını bağımlı çalışma, bir kısmını kamu görevlisi ve / veya bağımsız çalışma olarak geçirmesi halinde, yalnızca bir sosyal güvenlik kurumu ile ilişkilendirilip, diğer kurumlarla ilgili çalışmaları sosyal güvenlik kapsamı dışında mı tutulacaktır. 5510 sayılı yasaya göre bağımlı, bağımsız ve kamu görevlisi olarak birden fazla sigortalılık niteliğine haiz alanda çalışması halinde, öncelikle kamu görevlisi, kamu görevi yok ise ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacaktır. Bir başka deyişle, kişinin kamuda çalışmaları ve özel kesimde kısmi süreli çalışması bulunması halinde Kuruma bildirilen tüm primler, tüm çalışmanın kamuda geçmiş gibi işleme tabi tutulacaktır.

Kısmi süreli olarak birden fazla iş yerinde çalışmanın getireceği bir başka tartışma konusu ise, toplam haftalık çalışma süresinin yasal çalışma süresi olan 45 saati aşma durumudur. Kısmi süreli çalışanların fazla çalışmaları İş Kanunu na göre Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerde Çalışma Tebliği nde yasaklanmıştır. Buna göre kısmi süreli çalışanların birden fazla iş yerinde çalışmalarından dolayı haftalık toplam çalışma saatlerinin 45 saati geçmemesi zorunludur. Bu durum kısmi süreli çalışanların da fazla çalışma haklarının olmasını savunan kesimlerce eleştiriye açıktır.

Diğer bir konu, kısmi süreli çalışanın birden fazla iş yerinde çalışması ile aylık toplam prim ödeme gün sayısının 30 günü aşması durumunda ne olacağıdır. SSK uygulamasında ay kavramı 30 gün olarak tanımlandığından, bu süreyi aşan sigorta günleri dikkate alınmayacaktır.

SONUÇ

Kısmi süreli çalışmayı İş ve Sosyal Güvenlik Mevzuatları bakımından irdeledikten sonra özetle şu sonuçlara varabiliriz. Öncelikle kısmi süreli çalışma, tam süreli çalışmanın üçte ikisine kadar yapılan çalışma olarak tanımlanmaktadır. Kısmi süreli iş sözleşmesinin yazılı olarak yapılması zorunluluğu ve sözleşmede kısmi süreyi ifade eden ibarelerin açıkça belirtilmesinin gerekliliği ortaya koyulmuş, aksi takdirde çalışmanın tam süreli çalışma olarak dikkate alınacağı ifade edilmiştir. Kısmi süreli çalışanlar ile tam süreli çalışanlar arasında sigortalı olma bakımından ayrıma gidilmemektedir. Ancak, bazı sigorta kollarından yararlanabilmek için gerekli koşulları sağlamada zorlayıcı ve bazen imkânsız koşullar kısmi süreli çalışanlar bakımından ortaya çıkabilmektedir. Yasalar çerçevesinde kısmi süreli çalışanların birden fazla işverene tabi çalışabilmesi de sağlanmıştır. Ancak, yukarıda da bahsettiğimiz gibi uygulamada bazı konularda farklı görüşlere de rastlanmaktadır.

KAYNAK

1- Öner Eyrenci, Uygulama ve İş Hukuku Açısından Kısmi Süreli Çalışma, Mozaik Basım ve Yayıncılık, İstanbul 1989

2- Yılmaz Topcuk, “Kısmi Süreli Çalışma Ve Kısmi Süreli Çalışanların Sosyal Güvenliği” başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Yılmaz Topcuk’a aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

3- 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortaları Yasası ve Uygulama Tebliğleri

4- 4857 Sayılı İş Kanunu ve Uygulama Tebliğleri

5- Arif Temir, 4857 Sayılı İş Yasasına Göre Kısmi Zamanlı Çalışan İşçilerin Yıllık Ücretli İzin Uygulaması