Döviz Kurları - Kur Arşivi

Alış Satış
Dolar 2.3221 2.3263
Euro 2.8504 2.8556
Sterlin 3.6283 3.6472
Güncelleme Tarihi: 19.12.2014 - 15:30
Kullanacağınız kur bir gün önce belirlenen kur olmalıdır

E-Bülten

Duyuru ve gelişmelerimizden haberdar olmak için e-bülten listemize üye olabilirsiniz.

Kat Karşılığı Verilen Arsaların ve Elde Edilen Gayrimenkullerin Değer Artış Kazancı ve KDV Yönünden Değerlendirilmesi

Ali esmeroglu -

Ali İhsan ESMEROĞLU

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

Batı Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş.- Baş Denetçi

Kat Karşılığı Verilen Arsaların ve Elde Edilen Gayrimenkullerin Değer Artış Kazancı ve KDV Yönünden Değerlendirilmesi

1. Giriş:

Dünyada ve ülkemizde hızlı kentleşme ile birlikte inşaat sektöründe önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Hızlı kentleşmeye paralel olarak arsa fiyatlarındaki artış inşaat firmalarını (müteahhit) finansal açıdan zorlamakta buna paralel olarak da arsa sahiplerinin arsalarını değerlendirmelerinde güçlüklere neden olmaktadır.

İnşaat sektöründeki bu gelişmeler, arsa sahibi ile inşaat firmalarının ortak hareket etmelerini sağlayacak bir yöntem geliştirmelerine neden olmuş ve �arsa karşılığı kat sözleşmesi� ile inşaat maliyetinde önemli bir yer tutan arsa bedeli çözüme kavuşturulmuştur.

Arsa karşılığı kat sözleşmesi (kat karşılığı inşaat sözleşmesi) çerçevesinde inşaatı yapacak olan müteahhit, arsa sahibine arsa bedelini nakit ödemek yerine arsa karşılığı verdiği bağımsız bölümler ile ayni olarak ödemektedir. Arsa sahibi de arsasının bir bölümü karşılığında kendisine kalan arsa payı oranında inşa edilmiş bağımsız bölümlere sahip olmaktadır.

Ancak, kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin hem arsa sahibi açısından hem de inşaat firması (müteahhit) açısından vergi yasaları karşısındaki durumu sürekli ihtilaf konusu olmuş, vergi idaresi tarafından da konu bir türlü çözüme kavuşturulmamıştır.

2. Yasal Düzenlemeler:

Gelir Vergisi uygulamasında gerçek kişilere ait gayrimenkullerin belli bir süre elde tutulduktan sonra satılması halinde elde edilen kazancın vergi dışı bırakılması öteden beri uygulanan bir yöntemdir.

Gelir Vergisi Kanunu�nun mükerrer 80 nci maddesinin 6 numaralı bendinde yer balan düzenleme ile gayrimenkullerin hangi şartlarda vergilendirileceği hüküm altına alınmıştır. Madde metni aşağıdaki gibidir.

�İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tâbi çiftçilerin ziraî istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak (5615 sayılı kanunun 5 inci maddesiyle değişen ibare Yürürlük; 1/1/2007 tarihinden geçerli olmak üzere 04.04.2007) beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar (Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkulleri tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır.)

Bu maddede geçen “elden çıkarma” deyimi, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder.�

Yasal metinden de anlaşılacağı üzere, gerçek kişilere ait gayrimenkullerin iktisap tarihinden başlamak üzere beş yıl içinde (01.01.2007 tarihinden önce satın alınanlar dört yıl içinde) elden çıkarılması halinde elde edilen kazançlar vergiye tabi olacaktır. Bu süreden sonra elden çıkarılmasından doğan kazançlar ise vergilendirilmeyecek değer artış kazancı olacaktır.

3. Arsa Sahibinin Durumu ve Konunun Değerlendirilmesi:

Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile arsasını müteahhide devreden arsa sahibinin bu devir karşılığında sahip olacağı bağımsız bölümleri satması halinde bir kazanç elde edeceği açıktır. Ancak, elde edilen bu kazancın değer artış kazancı olarak vergiye tabi olup olmayacağı hususu tartışma konusu olmaktadır.

Konu aşağıdaki örnekle anlatılmaya çalışılmıştır.

Ahmet Bey, 2000 yılında satın almış olduğu arsası için 2006 yılında müteahhit Hasan Bey�le kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmıştır. İnşaata aynı yıl başlanmış olup, 2007 yılında inşaat tamamlanarak Ahmet Bey�e arsası karşılığında elde edeceği bağımsız bölümler teslim edilmiştir. Ahmet Bey, arsası karşılığında elde ettiği bağımsız bölümleri de 2007 yılının içinde satmış bulunmaktadır.

Yukarıda verilen örnekte görüldüğü üzere arsa sahibi Ahmet Bey�in sattığı bağımsız bölümlerin iktisap tarihi olarak karşımıza iki farklı tarih çıkmaktadır. Birincisi arsanın iktisap tarihi olarak 2000 yılının esas alınması, ikinci tarih olarak da bağımsız bölümlerin müteahhit tarafından arsa sahibine teslim edildiği tarih olan 2007 yılının esas alınmasıdır.

Vergi idaresi bugüne kadar vermiş olduğu muktezalarda arsa karşılığı elde edilen bağımsız bölümlerin iktisap tarihi olarak inşaatın tamamlanarak bağımsız bölümlerin arsa sahibine teslim edilme tarihinin iktisap tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtmiş bulunmaktadır. Nitekim inceleme elemanlarının konuya yaklaşımı da bu yöndedir.

Ancak, vergi yargısının konuya yaklaşımı vergi idaresinin tam aksine gerçekleşmektedir. Öteden beri verilen kararlarda kat karşılığı verilen arsalar nedeniyle elde edilen gayrimenkullerin elden çıkarılmasında iktisap tarihi olarak arsanın iktisap tarihinin esas alınması gerektiği yönündedir.

Nitekim Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu, 25.06.2004 tarih ve E:2004/51 ve K:2004/80 sayılı Kararı ile �Bir kişinin kat edinme karşılığında arsasını müteahhide vermesi ve inşa edilen binada kat sahibi olması servetin değerlendirilmesi, servetin biçim değiştirmesi olduğundan, dairelerin, arsanın iktisap tarihinden dört yıl geçtikten sonra satışından elde edilen kazanç değer artış kazancı değildir.� Şeklinde bir karar vererek konuyu yargı açsından tam olarak açıklığa kavuşturmuş bulunmaktadır.

Kararın özetinden de anlaşılacağı üzere, kat karşılığı verilen arsa nedeniyle elde edilen gayrimenkuller yeni bir servet edinimi değil, sadece mevcut servetin biçim değiştirmesi olarak kabul edilmiş bulunmaktadır.

4. Konunun Katma Değer Vergisi Yönünden Kısaca Değerlendirilmesi:

Arsa sahipleri ve inşaat firmaları açısından diğer önemli bir husus da arsa karşılığı teslim edilen bağımsız bölümlerin Katma Değer Vergisi�ne tabi olup olmayacağıdır. Vergi idaresi konuya arsa teslimi ile karşılığında verilen bağımsız bölümlerin iki ayrı teslim (trampa) olduğu ve Katma Değer Vergisi�ne tabi tutulacağı şeklinde değerlendirmektedir.

Ancak, durumun ticari hayattaki boyutları oldukça farklı seyretmektedir. Arsa sahibi müteahhit ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinde genel olarak herhangi bir bedel yer almamaktadır. Arsa sahibi ile müteahhit arasında para alış verişi olmadığından KDV�nin ödenmesi konusunda taraflar arasında sürekli bir ihtilaf durumu yaratılmaktadır.

Vergi yargısının konu ile ilgili kararlarının büyük bir bölümü arsa sahibine kat karşılığı verilen bağımsız bölümlerin Katma Değer Vergisi�ne tabi olmayacağı yönündedir. Konu ile ilgili verilen bazı yargı kararlarının özeti aşağıda verilmiştir.

Danıştay 11. Dairesi�nin 15.2.1996 tarih ve E.1995/3744, K.1996/709 sayılı kararında;”Arsasını kat karşılığı müteahhide teslim eden arsa sahibinin bu işlemi kendi yönünden ticari bir muamele değil arsanın değerlendirilmesi amacına yönelik olduğundan, KDV’sine tabi bulunmamaktadır. Ayrıca, arsanın karşılığı olarak müteahhit tarafından inşa edilen dairelerin bir kısmının arsa sahibine verilmesi işlemi de trampa olmadığından K.D.V.�si ne tabi tutulmayacaktır.”

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu�nun 25.12.1998 tarih ve E.1997/415, K.1998/444 sayılı kararında özetle �Arsa karşılığında inşa edilen işyeri teslimleri katma değer vergisine tabi değildir.�

5. Sonuç:

İnşaat sektörünün ülkemiz ekonomisine canlılık kazandırdığı tartışılmaz bir gerçek olup, sektörün canlılığını korunmasına yönelik düzenlemelerin yapılması kaçınılmazdır. Yargının verdiği kararların da dikkate alınarak Vergi İdaresinin konuya açıklık getirecek düzenlemeyi bir an önce yapmasında yarar görülmektedir.

Yapılacak düzenleme ile inşaat firmaları için önemli bir maliyet ve finansman unsuru olan arsa bedelinin işletme kaynaklarından karşılanması önlenecek ve arsa sahipleri için de zaten var olan vergi avantajının sürdürülmesi sağlanacaktır.